Yolun dışındalar!

Yolun dışındalar!

Diyarbakır'ın Şılbe köyünde susuzluk ve kanalizasyonun olmaması ishal ve tifo hastalıklarına yol açıyor. Köylüler suyu 500 metre uzaklıktaki DSİ tesislerinden alıyor.

Yolun dışındalar!Mehmet AslanoğluŞılbe, Diyarbakır'ın hemen dışında, Ergani yolu üzerinde, sanayi sitesinin tam karşısında bulunan bir köy. Burası bir köyden çok Diyarbakır'ın bir mahallesi gibi. Yaşlılar köyün tarihinin 500 yıl öncesine dayandığını söylüyor. Köyün ilk sahipleri Ermeniler'miş. Şılbeliler, içme suyunu 10 yıl önceye kadar Ermeniler'in yaptıkları çeşmelerden karşılıyorlarmış. Şimdi ise en büyük sorunları su ihtiyaçlarını kendilerine 500 metre uzaklıktaki DSİ tesislerinden karşılamaları. Köye şimdiye kadar üç kez su borusu döşenmesine rağmen bu sorun halen çözülmemiş. Yüz metre ilerideki Köy Hizmetleri Müdürlüğü ve DSİ de köylülerin tüm başvurularına rağmen bu sorunu çözmek için gerekli çalışmaları yapmamış. 1990'a kadar 60 hanesi olan Şılbe'de, son dönemde yaşanan göçler bu sayıyı 500'e çıkarmış. Çoğunlukla Dicle'den göç alan köyde halk, geçimini inşaat işçiliği, hamallık, ırgatlık, çiftçilik gibi işlerden sağlıyor. Büyük bir kısmı ise Ergani yolu üzerindeki kahvelerde iş bekliyor.

Çöpler tehlike yaratıyor8 derslikli bir okulu ve yeni açılan bir sağlık ocağı bulunan köyde en çok tifo ve ishal hastalıklarına rastlanıyor. Bunun nedeni de susuzluk ve kanalizasyonun olmaması. Ayrıca biriken çöp yığınları toplanmıyor. Çocuklar da bu çöp yığınlarında hiçbir tehlikenin farkında olmadan oyun oynuyorlar. Şılbeliler'in tek sorunu bunlar değil. Köyün karşısında bulunan sanayi sitesinin tamamlanmasıyla birlikte köylülerin kullandığı Hazine arazilerine el konulmuş. Aynı şekilde şimdiki Köy Hizmetleri Müdürlüğü ve DSİ binaları ile yapılan futbol sahası da bu arazilerin üzerine kurulmuş. Şılbeliler'e ise Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün sahip olduğu 200-300 dönümlük arazi kalmış. Bu tarlalar da köylülere dönüm başına 10 milyon liraya kiraya veriliyor. Bu topraklardan ise az sayıda köylü yararlanabiliyor. Susuzluğun zararıKöyün muhtarı Mehmet Ali Gün, "Köyümüz fakirdir. Köyün büyük çoğunluğu göç edenlerden oluşuyor. Çoğu kimse amelelik yaparak geçimini sağlamaya çalışıyor" diyerek Vakıf Bölge Müdürlüğü'nden kiraladıkları arazilere ektikleri sebzelerin susuzluk nedeniyle kuruduğunu belirtti. Gün, vakıf arazisi kullandıkları için Doğrudan Gelir Desteği'nden yararlanamadıklarını ve yetkililerin kendileriyle ilgilenmediklerini söylüyor.
www.evrensel.net