Velilere 'terör' nasihatı

Velilere 'terör' nasihatı

Valilik, Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi öğrencilerinin ailelerine, bildiri dağıttıkları için nasihatlar içeren mektuplar gönderdi.

Şebnem TURHAN

Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Kemal Gürüz tarafından yayınlanan genelge Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde hayat buldu. Savaş karşıtı gösterilere katılan öğrencilere soruşturma açılırken, Emniyet de velilere mektup göndererek öğrencileri şikayet etti. Öğrenciler Eren Can ve K. O.'nun savaş karşıtı eylemlere katılmaları ve "fakülteyi eleştirir bildiriler dağıtmaları", Emniyet Müdürlüğü'nü harekete geçirdi. Bunun üstüne okul yönetimi K. O. ile Çiğdem Çetinkaya, Mevlüt Uluşahin, Ebru Dedeyi adlı öğrenciler hakkında da fakültenin orta bahçesinde "Savaşa hayır, kahrolsun emperyalizm, yanki go home" şeklinde sloganlar atıp eyleme katıldığı için soruşturma açtı. Velilere vali yardımcısı Ramazan Urgancıoğlu'nun imzasıyla gönderilen mektuplarda öğrencilerin okul panosuna astıkları savaş karşıtı yazılar ile üniversitenin işsiz yetiştirdiğini dile getiren bildiriler suç sayıldı. Can'ın ailesine "Sayın Veli" diyerek gönderilen mektupta, 11-17 Eylül 2000 tarihlerinde AÜ DTCF önünde fakülteyi eleştirir nitelikteki "Bu fakülte işsiz yetiştiriyor" başlıklı bildiriyi dağıttığı belirtildi. Mektupta, 19-20-24 Eylül 2001 tarihlerinde Kütüphanecilik bina duvarına ve ilan panolarına ABD'yi eleştiren duvar gazetesi ve bazı partilerin bildirilerini astığı kaydedilerek, "Velisi bulunduğunuz öğrencinin bu gibi eylemlere sık sık karıştığı görülmektedir" denildi. K. O.'nun velisine de aynı hitap tarzı ile gönderilen mektupta da 13 Eylül 2001 günü fakülteyi eleştirir bildiriler dağıttığı, yine 19-24-25 Eylül 2001 tarihlerinde de ABD'yi eleştirir içerikli siyasi duvar gazetesi astığı bildirildi.

'Çocuğunuza sahip çıkın' Gönderilen mektuplarda en dikkat çekici cümleler ise şöyle; "Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin yasadışı terör örgütü elebaşlarının perde arkasında kalarak organize ettikleri eylemler içerisinde yer almaları ve terör örgütlerinin asıl hedeflerinden haberi bile olmadan bu tür olaylara alet olmaları üzücüdür." Böylelikle, Can ile K. O.'nun daha iyi bir üniversite ve barış dolu bir dünya istemesini "terör" olarak tanımlandı. Mektupta ailelere akıl da verilerek "Gencimize sahip çıkarak, illegal örgütlerce istismar edilmelerini önlemek amacıyla gerekli ikaz ve uyarıların yapılmasının uygun olacağı kanaatindeyiz. Hiç unutulmamalıdır ki dünyanın en güzel okulu ailedir" denildi. Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Ali Ersin Gür gazetemize yaptığı açıklamada, öğrencilerin ailelerine mektup gönderilmesini ve soruşturma açılmasını doğru bulmadığını söyleyerek olaya tepki gösterdi. Gür, "Burası üniversite, ilkokul değil. Üniversitelilerin kendi yaşadıkları ülkeye ilişkin, ülkenin gidişatına ilişkin, dünyanın herhangi bir yerinde yaşananlara ilişkin düşüncelerini barışçıl bir şekilde dile getirme hakkı vardır" dedi. Gür, savaşın tarafı ABD'de bile savaş karşıtı eylemler yapıldığını ve kimsenin yargılanmadığını hatırlatarak, Türkiye'de ise yöneticilerin savaş karşıtı düşüncelere bile tahammül edemediğini söyledi. Okul idaresinin soruşturma açmasının da YÖK sürecinin geldiği noktayı göstermesi bakımından önemli olduğuna dikkat çeken Gür, "Öğrencilere düşünme, tartışma, konuşma, farklı düşünce ileri sürme deniliyor. Böylesi düşünceler üniversitelerin üniversite olmaktan çıkarır, medreseye dönüştürür. Ortaçağa geri götürür" dedi. İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül de devletin insanların nasıl düşünmesi gerektiğine karar verdiği gibi anne ve babaların çocuklarıyla ilişkilerine de müdahale ettiğini belirtti. "Demokrasilerde böyle şeyler olmaz" diyen Öndül, ailelerin çocuklarını nasıl yetiştireceğine totaliter rejimlerin müdahale ettiğini vurguladı. Böyle uygulamaların "kabul edilemez" nitelikte olduğunu dile getiren Öndül, ailelere öğüt verilmesini yanlış bulduğunu söyledi.

Dekan: Bizi anlayın DTCF Dekanı Prof. Dr. Necdet Adabağ öğrencilerin velilerine gönderilen mektuplardan haberi olmadığını iddia ederek, bunun polisin işi olduğunu savundu. Adabağ, kendisi dahil herkesin savaşa karşı olduğunu belirterek, öğrencilerin de düşünce düzeyinde kaldığı sürece savaşa karşı olmalarına saygı duyacağını söyledi. "Çocuklarım" dediği öğrencilerinin iyiliği için her şeyi yapmaya hazır olduklarını ifade eden Adabağ, "Önemli olan çocuklarımızın geleceğe umutla bakmalarını sağlamak. Çocuklarımızın da bizi anlamasını istiyoruz" dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 09 Ekim 2017 23:07
www.evrensel.net