Fotoğraflı günler

İFSAK İstanbul Fotoğraf Günleri geldi çattı. Bu yıl 17'ncisi yapılacak olan 'Fotoğraf Günleri' yine çok çeşitli etkinlikleri ve özgün bölümleriyle amatör ve profesyonel fotoğrafçıları bir araya getirecek.

Fotoğraflı günlerKoray KaraermişFotoğrafseverlerin özlemle beklediği İFSAK 17. İstanbul Fotoğraf Günleri 1-30 Kasım tarihleri arasında çeşitli salonlarda açılacak sergileri, panel ve sempozyumları, atölye çalışmaları ve "Fotomaraton Yarışması", " Fotoğrafınla Gel" gibi özgün etkinlikleriyle İstanbullulara fotoğraf dolu günler yaşatacak. Bu yıl Fotoğraf Günleri'ne yurtdışından gelecek olan sanatçılar arasında, dünyaca ünlü usta fotoğrafçı Kent Klick de var. Danimarka'da yaşayan eroinman bir hayat kadınının hayatından kesitlerin bulunduğu çok çarpıcı fotoğraflardan oluşan çalışmasını fotoğraf günlerine getiren Klick'in "Beth" isimli sergisi 17 Kasım'da Fotoğrafevi'nde açılacak. Aynı gün İFSAK'ta sanatçıyla bir de söyleşi gerçekleştirilecek. Yurtdışından gelecek sanatçılar arasında Makedonya'dan Boro Rudic ve Yunanistan'dan Sophia Markantonaki de bulunuyor. İstanbul Fotoğraf Günlerini İFSAK Yönetim Kurulu Başkanı Halil İbrahim Tutak ile konuştuk.- Bir ay, fotoğraf etkinliği için uzun bir süre değil mi?Başladığından bu yana geniş bir zaman diliminde yapılıyor. Bir ara biz de düşündük, ilgi dağılıyor mu diye. Ama şunu unutmamak gerek, bu etkinlikte sergiler ağırlıkta. Toplu bir mekânda açamıyorsunuz. Salonlar farklı zamanlarda veriliyor, onun için ister istemez yaymak zorundayız. Sonra yurtiçi ve yurtdışından gelen konukların programını belirlemek bizden çok onlara bağlı oluyor. Bu tür zorunluluklar var. - Nasıl hazırlanıyorsunuz Fotoğraf Günleri'ne?Hazırlıklar uzun sürüyor ve ciddi bir emek var arkasında. Dolayısıyla o anlamda da zamana ihtiyacımız var. Fotoğraf günleri bittiğinde biz hemen ilk iş olarak bir sonraki yılın salon istek yazılarını yazmayla başlarız işe. Sona doğru işler hızlanır, buna bir de hesapta olmayan şansızlıkları eklemek lazım. - İFSAK'ın yıl içinde düzenlediği en önemli etkinlik bu mu?İFSAK'ın dışa dönük düzenlediği en önemli etkinlik. Çünkü bizim yıl içinde devamlı etkinliklerimiz var. Yazın üç ay boyunca bunu haftada bir güne indiriyoruz. Onun dışında haftada ikişer gün, hatta üç, dörde çıktığı zamanlar oluyor ki bunlar da katılmak isteyenlere açık etkinlikler, ama ne de olsa dernekte yaptığımız şeyler, duyurusu bu kadar geniş çaplı olmuyor, basının ilgisi bu kadar olmuyor.- Sıradışı bölümler var!Geleneksel bölümlerimizden "Fotomaraton Yarışması" ve "Fotoğrafınla Gel", insanları izleyici olmaktan çıkarıp katılımcı durumuna getiren etkinlikler. Sergiyi izliyorsunuz, paneli gidip dinliyorsunuz, en fazla soru sorabiliyorsunuz, ama 'İşin içine girmek' dediğiniz zaman da fotomaratonda makinanızı, filminizi alıp yarışmacılardan biri oluyorsunuz. - Herkes katılabilir mi?Evet. Fotoğraf makinası olan herkes katılabilir. "Fotoğrafınla Gel" yine öyle, hiçbir sınır yok. Herkes kendi çektiği bir fotoğrafını kendine göre bir sunum şekliyle, çerçeveli olur çerçevesiz olur, ama genelde çerçeveli getiriyorlar. Çünkü o fotoğrafınızı bir başkası alacak, ona hediye etmiş olacaksınız. - İlk defa bir teması var.Temalı olması birkaç yıldır düşündüğümüz bir şey ama yapamıyorduk. Geçen yıl bir ölçüde yaptık, fakat başlık atmadık. Geçen yıl belli bir konuda toplanmıştı işler. Bir geçiş dönemi diye düşünmüştük. - Tema niye 'kent' oldu? Bir kere kentte yaşıyoruz. Türkiye'deki en büyük kentte hem de. Kentleşmeyi çok kötü bir şekilde yaşıyoruz ülke olarak. O klasik kent kavramının değiştiği bir dönemdeyiz aslında ve bizi her anlamda kent çok etkiliyor diye düşündük. Yani bırakın fotoğrafı, günlük yaşamımızı, iş yaşamımızı, sosyal hayatımızı belirleyen en önemli olgu kent ve onun getirdiği karmaşa. Dolayısıyla tüm bunların fotoğrafa yansımalarını bir araya toplayalım dedik. Fotoğraf diliyle kente nasıl bakılıyor. Seneye başka bir tema olacak. - Fotoğraf Günleri'nin Türkiye'nin fotoğraf gündemindeki yeri nedir? Ülke bazında düşündüğünüzde Türkiye'de bu çapta bir fotoğraf etkinliği yok. Bizden sonra bazı dernekler de fotoğraf etkinlikleri düzenlemeye başladı ama onların daha çok kendi içlerine dönük. Büyük kentlerdeki iyi işleri çağırarak yapılan şeyler, bu kadar kapsamlı değil.Bizimki artık uluslararası bir festival diyebileceğimiz bir yöne doğru gidiyor. Bu anlamda önemli, çünkü biz yapmazsak bunu başkası yapmayacak. Böyle bir ülke gerçeği var. Ne üniversiteler, ne Kültür Bakanlığı ne bir başka kurum buna el atacak. Biliyoruz ki biz bunu bıraktığımız anda bu etkinlik yapılmayacak.
www.evrensel.net