Cam işçisi hak istiyor

Cam işçisi hak istiyor

Cam işçileri, hükümetin kriz faturasını işçilere çıkarma girişimlerine karşı kararlı ve sonuç alıcı eylemler yapılmasını istiyorlar.

Cam işçisi hak istiyorMuzaffer Özkurt2002 yılı bütçesi, işçi haklarına saldırılar ve buna karşı Emek Platformu'nun 9 Kasım'da yapmayı kararlaştırdığı eylem üzerine görüştüğümüz Topkapı Şişecam işçileri, göstermelik değil sonuç alıcı eylemler yapılmasını istiyorlar. İşçiler 2002 yılının çalışanlar açısından daha kötü geçeceğini belirterek, konfederasyonlarda hakim olan anlayışın değişmesi gerektiğini söylüyorlar. Topkapı Şişecam İşyeri Temsilcisi İlhan İnal, hükümetin ekonomik kriz nedeniyle yaşadığı açıkları kapatabilmek için bordrolu çalışanlara yüklendiğini belirtti. Emekçilerin yaratmadığı krizin faturasının emekçilere ödetilmek istendiğini söyleyen İnal, krizin sorumlusunun siyasiler ve yandaşları olduğunu dile getirdi. İlk önce vergilerin ağırlaştırıldığını söyleyen İlhan İnal, "Kazanılmış haklarımıza saldırıları zaten yaşıyoruz. Sadece ikramiye ve kıdem tazminatı değil, gerekçesini kabul edemeyeceğimiz bir şekilde Bakanlar Kurulu kararı ile grevimiz ertelendi" dedi. Bu konuda işçilerin yeterli birliği sağlayamadığını ve destek göremediklerini anlatan İnal, buna karşı patronların kendi aralarında çok iyi organize olduklarını kaydetti. Kıdem tazminatının tartışma konusu bile edilemeyeceğini ifade eden İnal, "Kıdem tazminatları kaldırılırsa geri dönüşü olmaz. Çünkü karşılık olarak fon diyorlar. Nemalardan başımıza geleni biliyoruz. Fon iyi bile olsa kıdem tazminatı işçi için işten atıldıktan sonra bir güvence. Onlarsa 60 yaşına gelene bu parayı vereceğiz diyorlar" diye konuştu.

Patlak verecekİbrahim Özdemir ise 2002 yılının diğer yıllara göre daha da kötü olacağını söyledi. İşyerlerinin kapandığını ve işsizlerin sayısının 15 milyonu bulduğunu belirten Özdemir, şöyle devam etti: "Bu bir yerde patlak verecek. Zengin de yerinde rahat duramaz. Ben açsam, sen açsan ne olacak?"Kriz ortamı ve ekonomik politikalar nedeniyle yatırımların durduğunu dile getiren Taner Sarıkaya pek çok işyerinin kayıt dışına yöneldiğini vurguladı. Kayıtdışı ekonominin yine işçiler üzerinden giderilmeye çalışılacağını kaydeden Sarıkaya, bu durumun sorumlusunun IMF politikaları olduğunu ifade etti. Cevdet Usta ise, 2002 bütçesini faiz bütçesi olarak tanımlıyor. İşçilerin böyle bir bütçeden hiçbir beklentisi olamayacağına dikkat çeken Usta, Türkiye'nin DB ve IMF'ye olan bağımlılığı nedeniyle tütün ve şeker yasalarının çıkartıldığını belirtiyor. Usta, sendikaların önündeki yasal engellerin kaldırılması halinde kayıtdışı ekonominin azalacağını söyledi.

Karara herkes katılmalıŞişecam işçisi hükümetin saldırı kararlarına karşı alınan eylem kararlarına da tepki gösteriyorlar. Özellikle önceki genel eylemlerde yeterli güçlü bir katılım sağlanamamasını eleştiren işçiler, Ankara eylemlerinin de sonuç verecek şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini söylediler. Efkan Duman, Emek Platformu'nun emeklilik yaşı ile ilgili genel grev kararını hatırlatarak, "Ama genel grevde çalışmaması gereken yerler daha fazla çalıştı. Otobüsler, uçaklar. Bayram Meral'e bir işçi olarak güvenim yok" dedi. Cevdet Usta ise, bu konudaki görüşlerini şu sözlerle anlattı: "Konfederasyona bu kadar yüklenmek yanlış. Türk-İş gibi üç tane konfederasyon var. Önemli olan tabanın konfederasyonu yönetmesidir. Önemli olan çalışanların bir araya gelip ortak bir yol bulmasıdır. İşçilerin sıkıştırması gerekiyor. Ayrıca Türkiye'ye 4 konfederasyon fazladır. Bunlar arpalık haline geldi" dedi. 13 Ağustos'ta alınan genel grev kararına özel sektör oldukları halde katıldıklarını anlatan Usta, bu eyleme yeterli katılım olmadığı gibi, haklarında dava açılması sonrası Türk-İş'in kendilerine sahip çıkmadığını ifade etti.

Sonuç alıcı eylemİlhan İnal, sendikaların hükümetle kıdem tazminatları ve ikramiyeler konusunu görüşmesi, sonuç alınamaması halinde de üretimden gelen gücün kullanılmasına kadar giden bir dizi eylem yapılması gerektiğini belirtiyor. İnal, "Alınan bir kararı hayata geçiremiyorsan işveren de hükümet de ciddiye almıyor. Sosyal güvenlik eylemlerinde Ankara'ya ciddi katılımla gidildi ama kazanım elde edilemedi. Bir şey kazanmak için belki de günlerce orada beklemek gerekiyor. 9 Kasım'da yapılacak eylemin arkasında durmamız ve genişleterek hayata geçirmemiz gerekiyor. Başarılacağına inanmak gerekiyor. Kristal-İş üyesi olarak kendimizi hazır hissediyoruz ve sonuna kadar destekleyeceğiz. Bu eylemlere işçilerin, memurların dışında çiftçilerin, işsizlerin ve esnafın da katılması gerekiyor. Böyle bir ortamda herkes geleceğine sahip çıkmalı" diye konuştu.

Anlayış değişmeliCevdet Usta, konfederasyonların eylem kararı alırken bunu başaracağına inanarak alması gerektiğini söyledi. Konfederasyon başkanlarının işçiler üzerinden siyaset yaptıklarını ve siyasi partilerin temsilcisi olduklarını belirten Usta, "Belli bir kitleye hitap ediyor diye, kendi sempati duyduğu bir parti iktidarda diye her alınan kararın altına imza atması gerekmiyor" dedi. İşçilerin konfederasyonlara güveni kalmadığını ifade eden Usta, şunları söyledi: "Türk-İş de DİSK de alınan kararlara uyan ve bundan dolayı işten atılan işçilere destek vermedi. Bu anlayışla başarıya ulaşamayız." Efkan Duman da bu konudaki düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi: "Bizim bir genel grev yapmamız hükümetin düşmesi demek. Gücümüzü biliyoruz, ama konfederasyonlar kullanmak istemiyorlar. Bu onların siyasi düşüncesinden kaynaklanıyor. İşçinin önü açılırsa hakkımızı alırız. Türk-İş'teki bu anlayış artık değişmeli."
www.evrensel.net