Hekim de mağdur hasta da

Hekim de mağdur hasta da

Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde doğum yapan annelerin, hastane masraflarını ödeyemedikleri için bebekleriyle birlikte günlerce rehin tutulması, sağlıkta özelleştirmenin bir sonucu olarak değerlendirildi.

Hekim de hasta da mağdurZeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde doğum yapan kadınların ve bebeklerin, doğum ve hastane masraflarını ödeyemedikleri için günlerce rehin tutulmalarına sağlıkçılar tepki gösterdi. Gazetemizin dünkü manşetinde yer alan bu haberin, sağlıkta özelleştirmenin geldiği noktayı gözler önüne serdiğini kaydeden sağlıkçılar, ücretsiz sağlık hizmetlerine öncelik veren bir sağlık sisteminin gerekliliğine vurgu yaptılar. Türk Tabibleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu, bu tabloda hekim ve sağlık çalışanlarının da mağdurlar arasında yer aldığını vurgulayarak, vatandaşların ve hekimlerin 'parayla sağlık' anlayışına karşı birlikte mücadele etmesi gerektiğini söyledi. SES Şişli Şube Başkanı Rabia Tuncer ise, bu olayın sağlık sisteminin geldiği noktayı ve sağlığa yeterince bütçe ayrılmadığını gösterdiğini anlattı. Bilaloğlu ve Tuncer, konuyla ilgili gazetemize şu açıklamalarda bulundular:

Birliktelik sağlanmalıTTB Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu: "Gazete haberine baktığımızda, bir yerde sosyal fondan para bulup getirmesi istenen bir hasta var, diğer yanda ismi geçen, yetkili olduğu söylenen bir doktor, 'Rehin tutmuyoruz' diyor. Aslında tabloda gözüken bir hasta ile verdiği hizmetin ücretinin ödenmesini isteyen bir doktor var. Ama asıl tablo bu değil. İki örnek vermek istiyorum tabloyu daha açmak için. Bundan bir iki sene önce Bursa'da hekimler acil servise gelen parasız vatandaşlara ücretsiz sağlık hizmeti vermişler, daha sonra bu ücretlerin hekimlerden tahsili yoluna gidilmişti. Bu tablonun mağduru olarak hekim ve sağlık çalışanlarını da katmak lazım. Biz aile planlaması hizmetlerinin ücretli hale getirileceğini, asıl tartışılması gerekenin bu olduğunu belirtmiştik. Bu iki örneği hatırlayınca bu tabloyla sistem meselesini konuşmak lazım. Haber, gerçek yanlarıyla düşünüldüğünde, sağlık hizmeti alan vatandaşın TC belgesinin yeterli olması gerektiği, hekim ya da idarecilerle sağlık hizmeti almak durumunda olanların karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini söylemek lazım. Ne yazık ki, sağlık alanı bittiğinden, devlet sağlık güvencesi vermediğinden, idareci de hizmeti ücretlendirmek durumunda kalıyor. Vatandaş haklı olarak mağduriyet ve sıkıntıdan kurtulmak istiyor. Ama burada 'karşı taraf' da mağdur. Aslında iki taraf karşı karşıya değil, birlikte, yan yana sağlığın ücretsiz olmasını talep etmesi gerekir. Sağlığın özelleştirilmesine birlikte karşı çıkmaları gerekir.2002 bütçesinden yine sağlığa ayrılan pay belli. Bir bütün olarak 2002 bütçesinden sağlık başta olmak üzere eğitim gibi kamu hizmetlerine daha fazla payın ayrılmasını ve bu payların da vatandaşın hizmetine kullanılması için çaba göstermek gerekiyor. Bunu başaramadığımız takdirde bu tür anneleri daha çok görürüz. Bunlar, buzdağının görünen yüzü iken, görünmeyen yüzü olan sistemin sorgulanmasını, sağlık hizmetlerine öncelik verilmesini ve ücretsiz olmasını vatandaşla hekim birlikte istemeli. Yoksa bu tablodaki acıyı hekimler de yaşıyor."

'Karşı durulmalı'Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Şişli Şube Başkanı Rabia Tuncer: "Gazetenizin dünkü manşetinde yer alan Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Devlet Hastanesi'nde yaşanan rehine olayları, sağlık sisteminin geldiği noktayı işaret ediyor. Bu olay, 2002 bütçesinden sağlığa ayrılan payın sonuçlarına, yetersizliğine işaret ediyor. İnsanlar en temel haklarından biri olan sağlık hakkından yararlanamıyor. Buna karşı durmak zorundayız. Haberde sözü edilen rehine olayları, sağlıkta özelleştirmenin sonuçlarını gözler önüne seriyor. Bu olay, paran kadar sağlık anlayışını taşıyor. Hastenelerde insanların, paraları olmadığı için rehin tutulmalarına karşı çıkmazsak, sağlık sistemi öyle bir boyuta gelecek ki, daha hastane kapılarında, 'Paran var mı' diye sorularak, ona göre hasta hastaneye alınacak. Hastanelerde acil olgusu da kalkacak. Buna izin vermemeliyiz."
www.evrensel.net