Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesi'nin

   af gerekçesi politik

Anayasa Mahkemesi'nin
   af gerekçesi politikAnayasa Mahkemesi'nin, Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine İlişkin 4616 Sayılı Yasa'nın bazı maddelerinin iptaline, bazılarının ise iptal isteminin reddine ilişkin gerekçeli kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Anayasa Mahkemesi, yerel mahkemelerden itiraz yoluyla gelen başvuruları 18 Temmuz 2001'de sonuçlandırmıştı. Yüksek Mahkeme, iptal ettiği üç maddenin, iptal kararının yürürlüğe girmesi için 6 ay süre vermişti. Hukuk çevrelerince "politik bir karar" olarak değerlendirilen Anayasa Mahkemesi'nin kararı gibi gerekçeleri de politik tespitlerle, "ülke şartlarıyla" açıklandı. Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı ile, infazı durduran "af, şartla salıverilme ve erteleme" gibi hukuki kurumların yanına zorlama bir çabayla "kendine özgü bir düzenleme" tanımı da eklendi. Anayasa Mahkemesi, 4616 sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmisine Dair Kanunu"nun 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçlara uygulanacağına ilişkin düzenlemesini yasa koyucunun takdirinde gördü. Yüksek Mahkeme, müebbet ağır hapis cezasına çarptırılanlar ile içtimaen 36 yıl şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya çarptırılanlar arasında yasanın uygulanmasıyla müebbet ağır hapis cezasına çarptırılanlar lehine doğan durumu adaletli bulmadı.Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararında başında 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmisine Dair Kanunu'nun bazı madde ve hükümlerinin itiraz yoluyla iptalini isteyen 226 mahkemenin adları sayıldı.Daha sonra, yerel mahkemelerin itiraz gerekçelerinin özetlendiği gerekçeli kararda, bu başvuruların, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle birleştirilmesine yönelik verilen karar yer aldı. Gerekçeil kararın "esasın incelenmesi" başlığını taşıyan bölümünde yasa hakkında genel açıklamalara yer verildi.

Hukuki nitelik tartışmasıGerekçeli kararda, daha sonra, "af", "şartla salıverilme" ve "ertelemenin" hukuki nitelikleri irdelendi. Af yetkisinin kullanılmasının netice itibariyle devletin cezalandırmak hakkından geçici olarak feragat etmesi anlamına geldiği belirtilen kararda, affın iki şekilde ortaya çıkabileceği, bunlardan birinin mahkûmiyet ve kamu davasını ortadan kaldıran genel af, diğerinin ise sadece cezaya etki eden özel af olduğu kaydedildi.Şartla salıverilmenin mahkûm edildiği hürriyeti bağlayıcı cezalardan kanunun gösterdiği bir kısmını iyi hal ile ve kurallara uyarak geçirmiş bulunan hükümlünün konulmuş olan şartlara riayet etmediği takdirde geri alınması şartı ile hükümlülük süresini tamamıyla bitirmeden, merciince alınacak bir kararla salıverilmesini ve böylece serbest hayata dönmesini ya da bu hayata geçişin kolaylaştırılmasını sağlayan bir kurum olduğu belirtilen gerekçeli kararda, şartla salıverilmenin infaz sisteminde en etkili araç olduğu vurgulandı.Gerekçeli kararda, ertelemenin, cezanın infazını geri bırakan kanuni bir sebep, bir bakıma şartlı bir af, diğer bir yönden de şartlı bir hükümlülük niteliğinde olduğu belirtilerek, ertelemenin ceza hukukundaki diğer müesseselerle kıyaslanmasından onun "müstakil" kendine özgü bir yapıya sahip olduğu sonucuna varıldığı ifade edildi.

Kendine özgü!Anayasa Mahkemesi, 4616 sayılı Yasası'nın şartla salıverilme yasası değil, af özelliği ağır basan kendine özgü bir düzenleme" olduğunu iddia etti. Anayasa Mahkemesi'nin kararında, yasanın 5. bendiyle şartla salıverilme ve erteleme kapsamı dışında bırakılan düzenlemelere ilişkin verilen ret ve iptal gerekçeleri de sıralandı. Kararda, yasanın 1. maddesinin 2. bendinin 1. paragrafındaki "... Şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm edilenler ile aldıkları ceza herhangi bir nedenle şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüştürülenlerin toplam hükümlülük süresinden 10 yıl indirilir" hükmünün iptaline ilişkin gerekçe sıralandı. 4616 sayılı yasanın 1. maddesinin 2. bendindeki müebbet ağır hapis hükümleriyle ilgili kuralın, müebbet hapse mahkûm olanlarla, 36 yıl ağır hapis hükümlüleri arasındaki dengeyi tersine çevirdiği ve 36 yıl ceza alanların müebbet ağır hapis hükümlülerinden 3 yıl fazla ceza çektiği ifade edildi.İptali istenen bu bentle ilgili düzenlemenin özel af niteliğinde olduğu yolundaki düşünceyi değiştirmediği belirtilen gerekçeli kararda, itiraz konusu kuralın 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın geçici 1. maddesiyle getirilen düzenlemeden farklı yanları bulunduğu ifade edildi.

AklanabileceklerYüksek Mahkeme'nin gerekçeli kararında, yasanın 1. maddesinin 4. bendinin iptal kararı irdelenirken, hakkında kimi nedenlerle yanlışlıkla kamu davası açılmış kişilerin hukuk devleti olmanın gereği olarak gerçeği savunup, aklanabilecekleri söz konusu olabilecekken, dava ertelenmesiyle bu haklarının ellerinden alındığı belirtildi.Yüksek Mahkeme, Yasa'nın 1. maddesinin 2. ve 4. bendinin iptaliyle doğacak hukuksal boşluğu "kamu düzenini tehdit ve kamu yararını ihlal edici nitelikte" bularak, iptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımlandığı dünden itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girmesine de karar verdi.
www.evrensel.net