Tecrite tepki sürüyor

İHD İstanbul Şubesi Cezaevleri Komisyonu dün tutuklu yakınlarının da katıldığı bir toplantıyla Bolu F tipi Cezaevi'ndeki hak ihlalerini anlattı.

Tecrite tepki sürüyorİHD İstanbul Şubesi Cezaevleri Komisyonu dün tutuklu yakınlarının da katıldığı bir toplantıyla Bolu F tipi Cezaevi'ndeki hak ihlalerini anlattı. Komisyon adına konuşan Ahmet Taner Bolu F tipi Cezaevi'ndeki hükümlü ve tutukluların zorla İstiklal Marşı söyletme, kolları arkadan bağlanarak görüşe götürme gibi baskılarla yüz yüze olduklarını ifade etti. Yayla Tut da cezaevinde bulunan 2 oğlunu görüşe gittiğinde taciz edici aramayla karşılaştıklarını söyledi. Toplantı sonrasında İHD önünde her hafta düzenlenen 'Siyah, sessiz tepki' eylemi yinelendi. Eylem sırasında basına yapılan açıklamada F tipi cezaevlerinde yaşanan tecrit koşularının kaldırılması istendi.

'İmha sürüyor'Adana'da da ölüm oruçlarının bitirilmesi ve cezaevlerindeki tecrit koşullarına son verilmesi amacıyla her hafta cuma günleri yapılan oturma eylemi sürdürüldü. İHD Adana Şubesi önünde yapılan oturma eylemine bu hafta yaklaşık 100 kişi katıldı. "Tecridi kaldırın, ölümleri durdurun", "İçerde, dışarda, hücreleri parçala" şeklinde sloganların atıldığı eylemde konuşan İHD üyesi Mehmet Türkmen, 19 Aralıkta yapılan saldırının ve katliamların bugün daha da boyutlandırılarak düşünsel ruhi, ve fiziki imha dayatıldığını belirtti.

Zorla müdahele girişimi Öte yandan, TAYAD tarafından yapılan yazılı açıklamada Edirne ve Tekirdağ F Tipi cezaevlerindeki tutukluların geçtiğimiz pazartesi günü hastaneye götürülerek zorla müdahale edilmeye çalışıldığı açıklandı. Tutukluların hastanede iki gün tutularak müdahale için ikna edilmeye çalışıldığını belirten TAYAD, daha sonra tekrar cezaevine götürüldüklerini aktardı. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Değişmeyen sonuçÜniversiteye girişte son 10 yılın "en başarılı" illeri İzmir ve Ankara, "en başarısız" iller ise Hakkari ve Şırnak olarak tespit edildi. Bu duruma, bölgeler arasındaki öğretmen, okul, ders araç ve gereçleri arasındaki eşitsizlikler neden oldu.Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu, DSP İzmir Milletvekili Hakan Tartan'ın soru önergesini yanıtlarken, üniversiteye yerleştirme açısından 1991-2001 yıllarında en başarılı ve en başarısız iller hakkında bilgi verdi. Bostancıoğlu'nun verdiği bilgiye göre, başarılı iller sıralamasında İzmir 1991, 1992, 1993, 1994, 1995 ve 2000 yıllarında ilk sırada yer aldı. Ankara 1996, 1997, 1998 ve 1999 yıllarında ilk sırayı alırken, geçen yıl bu unvanı Çankırı elde etti. En başarısız iller sıralamasında ise Şırnak ve Hakkari bulunuyor. 1991, 1994 ve 2000 yılında Şırnak, 1992, 1993, 1995, 1996, 1997, 1998, 1999 ve 2001 yıllarında Hakkari, "en başarısız il" oldu.

Liselerin durumuÜniversiteye yerleştirmede, lise çıkışlıların meslek liselilere göre daha başarılı olduğu gözleniyor. Liseler arasında fen liseleri, özel fen liseleri, yabancı dille öğretim yapan özel okullar ile Anadolu liseleri en başarılı okullar arasında geliyor. Düz liselilerin yerleştirmedeki payı ise yüzde 30 seviyesinde. Liseler arasında en başarısız olanlar ise Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi ile çok programlı liseler. Bu okullardan mezun olup yerleşen adayların oranı yüzde 18'i geçmiyor. Meslek liselilerin üniversiteye yerleştirilme sıralamasında ise, imam hatip lisesi mezunlarını, teknik liseliler ile astsubay hazırlama ve astsubay sınıf okullarını bitirenler izliyor.

Mezunlar daha şanslıYıllara göre, başvuran ve bir yükseköğretim kurumuna yerleştirilen öğrenci sayılarına bakıldığında, ilk yıllarda son sınıfta okuyan öğrenciler yerleştirmede daha başarılı olurken, son yıllarda bu durum değişti. Mezun olup daha önce herhangi bir yere yerleşmemiş öğrencilerin başarı oranı önemli oranda yükseldi.Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu, "Sekiz yıllık kesintisiz temel eğitim sürecinin üniversite eğitimine etkisi" ile ilgili bir soruya şu karşılığı verdi: "Sekiz yıllık kesintisiz zorunlu ilköğretim, 1997-98 öğretim yılında uygulamaya girmiştir. Anılan öğretim yılında, ilköğretim 6. sınıfa başlayan öğrenciler, sınıf tekrarı yapmamış ve öğrenime ara vermemişseler, ortaöğretim düzeyinde 9 ya da 10. sınıfta öğrenim görmektedirler. Bu öğrenciler, 2003 ve 2004 yıllarındaki öğrenci seçme sınavlarına katılacaklarından dolayı, sekiz yıllık ilköğretim uygulamasının üniversite öğrenci sayısında ya da niteliğinde yapacağı etki bu yıldan sonra tespit edilecektir."
www.evrensel.net