Pentagon küresel komuta peşinde

Pentagon küresel komuta peşinde

Amerikan yönetimi, 'terörle mücadelenin tek elden yürütülmesi' için dünyadaki operasyonları yönetecek bir komuta merkezi kurmayı planlıyor.

Pentagon küresel komuta peşindeABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un, "terörizmle uzun süreli mücadele"de diğer ülkelere yönelik çok boyutlu operasyonlarda kullanılmak üzere, bir "küresel komuta merkezi" kurmayı planladığı öğrenildi.Washington'daki yetkililer, Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in, bu konuyla ilgili olarak ABD Özel Operasyonlar Komutanlığı şefi General Charles Holland ile birkaç kez görüştüğünü belirtti. Bu görüşmelerde, dünyadaki operasyonları yönetecek merkezin, Florida'daki McDill Hava Üssü olarak belirlenmesi ele alındı.

Amaç süreklilik ABD ordusunun bu yeni birimi kurmaktaki ilk hedefinin, "antiterör operasyonları bir bölgeden diğerine sıçradıkça, komutanın bir yetkiliden diğerine geçmesini önlemek ve süreklilik sağlamak" olduğu belirtiliyor. Böylelikle saldırılar, tek bir merkezden yürütülebilecek. Bush yönetimi, bir dizi ülkede örtülü istihbarat operasyonları veya komando harekâtları düzenleme konusunu halen tartışıyor.

Olası hedeflerWashington Times gazetesine göre, yürütülecek "küresel saldırı", şu bölgeleri kapsayacak:1. Güney Amerika: ABD, 'terörle mücadele'de, arka bahçesini yeniden düzenlemek ve bölge halkları üzerindeki baskısını artırmak için yeni bir fırsat ele geçirdi. Bush yönetimi, Paraguay ve Kolombiya'da Usame Bin Ladin'in adamlarının faal olduğunu ve uyuşturucuyla uğraştığını söylüyor. Paraguay, Arjantin ve Brezilya arasındaki sınırda da, "şeriatçı hücreler" olduğu öne sürülüyor. Bütün bu ülkeler üzerindeki Amerikan baskısı, yoğunlaştırılacak. Usame Bin Ladin'in gerçekten de bazı Latin Amerika ülkelerinde faaliyet yürüttüğü biliniyor. Ancak Bin Ladin, bu ilişkilerini CIA vasıtasıyla ve ABD emperyalizminin en kadim dostlarıyla kurdu. En önemli ilişki, devrik Peru diktatörü Alberto Fujimori ve onun istihbarat şefi Vladimiro Montesinos ile kurulandı. Montesinos, halen Peru'da tutuklu bulunuyor. Fujimori ise Japonya'ya kaçmıştı.2. Filipinler: Eski ABD sömürgesi Filipinler, Amerikan teröründen nasibini ilk alacak Asya ülkelerinden biri. Şeriatçı Ebu Seyyaf örgütünün, Bin Ladin ile bağlantılı olduğu belirtiliyor ve bu örgüt, Filipinler halkı üzerindeki denetimin sıkılaştırılması için vesile yapılıyor. ABD'de tartışılan seçenekler oldukça ilginç: Topyekûn konvansiyonel saldırı, özel kuvvetlerin kullanılması veya başkalarını bu işle "memur kılmak". Söz konusu "başkaları" arasında, Avustralya Özel Hava Birimi bulunuyor. 3. Irak: ABD içinden çeşitli çevreler, uzun zamandır Irak'ı hedef gösteriyor, ancak şimdilik Ortadoğu'daki "müttefik"lerinin hassas durumunu gözeterek harekete geçmiyorlar. Pentagon, genel olarak "Irak'a saldırı"dan yana. Saddam Hüseyin, 1993 yılında eski başkan George Bush'u öldürmeyi planlamak ile suçlanıyor.

Çek Cumhuriyeti'nden kozIrak'la ilgili olarak ABD'nin eline bir koz da, Çek Cumhuriyeti tarafından sunuldu. Çek İçişleri Bakanı, 11 Eylül saldırısının şüphelilerinden Muhammed Atta'nın ülkeye 2 kez geldiğini ve bir Iraklı istihbaratçıyla en az bir kez görüştüğünü açıkladı. Bakan Stanislav Goss, Atta ile Iraklı diplomat Ahmet Halil İbrahim Samir El-Ani arasındaki görüşmenin, El-Ani'nin 22 Nisan'da Prag'dan sınırdışı edilmesinden birkaç hafta önce yapıldığını söyledi. Goss, Atta'nın Çek Cumhuriyeti'ne ilk kez 2 Haziran 2000'de otobüsle girdiğini, ertesi gün de ABD'ye uçtuğunu söyledi.

Hiyerarşi değişecekBakan Rumsfeld'in ekibi, "onyıllarca sürebilecek bir savaş için, bir antiterör komutanı"na ihtiyaç olduğunu söylüyorlar. Ancak bu teklif, Amerikan ordusu içindeki hiyerarşiyi değiştireceği için, kimi generallerin hoşuna gitmiyor. Bu nedenle, askeri hiyerarşiyi değiştirecek bir yasanın çıkarılması gündemde.

FARC=Bin Ladin!Bu "küresel" hedefler için kamuoyunu hazırlama faaliyeti de sürüyor. ABD'nin Kolombiya Büyükelçisi, Amerikan destekli diktatörlüğe karşı savaşan Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri'nin (FARC) "Usame Bin Ladin'e benzediğini" söyledi.Büyükelçi Anne Patterson, başkent Bogota'da yaptığı konuşmada, "Terörist ve uyuşturucu kaçakçısı gruplar, sosyal adalet istediklerini öne sürerek Bin Ladin gibi ikiyüzlülük yapıyorlar" dedi. Patterson, FARC'ın bir "uyuşturucu çetesi" olduğunu öne sürdü. ABD'li elçi, çarşamba günü de, "terörle mücadele" çerçevesinde, Kolombiyalı gerillaların ABD'ye iade edilmesini talep edeceklerini duyurmuştu.

Woolsey'in komplo turuDiğer yandan, Bush yönetiminin "fiili görevlisi" gibi davranan emekli CIA şefi James Woolsey'in, Irak halkına karşı neler yapılabileceğini belirlemek üzere temaslarda bulunduğu belirtiliyor. Hiçbir resmi sıfatı olmayan Woolsey, İngiltere'nin başkenti Londra'da, Irak Ulusal Kongresi (IUK) adlı Amerikancı grupla temaslarda bulundu. Woolsey, Daily Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada, ABD'deki şarbon vakalarının arkasında Irak'ın bulunduğuna dair "belirti"lerin giderek arttığını öne sürdü. Eski CIA şefi, bu belirtiler nedeniyle ABD yönetiminin, "Irak taşını kaldırıp altına bakma zamanının geldiğini" söyleyerek, "ABD henüz Saddam'la savaşıp savaşmamaya karar vermedi, ama Saddam, ABD ile savaşmaya karar vermiş olabilir" dedi.Woolsey, dünyaya da bir tehdit savurarak şöyle konuştu: "Afganistan dışında bir devlete karşı askeri harekât yürütme kararı alırsak, bunun acımasız, amansız ve yıkıcı olacağını göreceksiniz. Amerikan deyimiyle, henüz hiçbir şey görmediniz."

Afganistan karmaşasıABD'nin "küresel hedeflerine" ulaşmak için öncelikle Afganistan'daki hedeflerine ulaşması gerektiği sık sık vurgulanıyor. Ancak bu hedefin ne olduğuna dair net bir açıklama yok. Rumsfeld'in önceki gün yaptığı açıklama, durumu daha da karmaşık hale getirdi. Savunma Bakanı, Bin Ladin'i ele geçirmenin "çok zor olacağını" söyleyerek, "Savaşı bir kişi üzerinde yoğunlaştırmak hatadır" açıklamasını yaptı. Rumsfeld, "Bin Ladin'in parası çok, destekçisi de. Başarılı olup olamayacağımızı bilmiyoruz" dedi.Bu ilginç açıklamadan 24 saat önce de, İngiltere Başbakanı Tony Blair benzer şeyler söylemişti. Bin Ladin'in yargılanmasının "pek mümkün olmadığını" söyleyen Blair, Suudi milyarderin "bir bombardıman veya kara saldırısında ölmesini umut ettiğini" belirtmişti.Bush'un, Bin Ladin'in "ölü veya diri ele geçirileceğini" ilan etmesiyle tezat oluşturan bu demeçler, "ABD Afganistan'a neden saldırıyor?" sorusunu bir kez daha gündeme getirdi.
www.evrensel.net