Şarbon Amerikan işi

Şarbon Amerikan işi

FBI Başkanı Robert Mueller, 11 Eylül'deki terörist saldırılarla, yine Amerikan halkında korku yaratmayı amaçlayan şarbonlu mektup vakaları arasında bir bağlantı kurulamadığını açıkladı.

Şarbon Amerikan işiABD'de tüm kuruluşları ve halkı diken üstünde tutan şarbonun, "yerli" olduğu anlaşılıyor. Bilim çevreleri, son saldırılarda kullanılan bakteri türünün, Irak veya Sovyet yapımı değil, ABD'de uzun yıllar üzerinde kullanılan "ames" türü olduğunu açıklarken, siyaset bilimciler aşırı sağcı Amerikan örgütlerine dikkat çekiyor. Amerikan bilim dergisi New Scientist'te önceki gün yayınlanan Debora MacKenzie imzalı makalede, "şarbon saldırılarında kullanılan bakteri, ABD'nin kendisinin 1960'larda şarbon silahı yapmak üzere kullandıklarıyla aynı, ya da onun çok benzeri. Bu tür, Irak'ın ya da eski Sovyetler'in kullandıklarından değil" deniyor.Geçen hafta, Başkan Bush'un İç Güvenlik Danışmanı Tom Ridge; Florida'ya, NBC'ye ve Tom Daschle'a gönderilen şarbonun aynı türden olduğunu açıklamış, FBI ise bunun "ames" türü olduğunu doğrulamıştı.Biyolojik silah uzmanı Ken Alibek'in bilgisine başvurulan makalede, "ames" türünün hem öldürücü hem de herhangi bir ülkeyle bağlantı kurulmasını olanaksız kılacak şekilde "basit yapılı" olduğunu belirtiyor. Alibek, eski Sovyetler'de ve Irak'ta üretilen şarbon türlerinin bilindiğini ve bunlar içinde "ames" türü olmadığını; bu türün ABD'de üretilenlerle aynı ya da çok benzer olduğunu anlatıyor.

'Yabancı parmağı yok'Alibek, saldırılarda kullanılan şarbon sporlarının, havada kolayca dağılmayı ve solunum yoluyla bulaşmayı sağlayacak kimyasal maddelerle karıştırılmadığına da işaret ederek, şarbonu biyolojik silah haline getiren şeyin bu yöntem olduğunu söylüyor. Bu açıklamalarının sonunda Alibek, bu şarbon saldırılarında bir devlet parmağı bulunduğuna inanmadığını ekliyor. Çünkü, ona göre, bunları yapmak için bir devletin sağlayabileceği altyapıya gerek yok; çok basit ekipmanlar ve malzemelerle yapılabilir bu saldırılar. Birkaç haftadır yapılan onlarca ihbar ve hastalığa yakalandığı söylenen onlarca insan içinden, yalnızca 3 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Alibek, "biyolojik terör"ün çok daha büyük etki yapacağını düşünüyor. Makalede, şarbonun DNA'larının bir bölümünün sürekli değişim halinde olduğu bilgisine de yer verilerek, bu yüzden binlerce şarbon türü olabileceği ve birinin nereden türediğini anlamanın araştırma gerektirdiği aktarılıyor. Kuzey Arizona Üniversitesi'nde böyle bir araştırmanın sürmekte olduğunun altı çizilerek, kısa süre içinde şarbonun kaynağının kesin olarak anlaşılabileceği vurgulanıyor.

Amerikalı sağcı örgütler23 Ekim'de Alman Junge Welt gazetesinde Harald Neuber imzasıyla yayınlanan haberde de, şarbonun Amerikan malı olduğu görüşü savunuluyor. Burada, "ames" bakteri türünün 1980 yılında Ulusal Veteriner Laboratuvaları'nda hasta bir inekten alınarak, incelenmek üzere Maryland-Frederick'teki bir askeri laboratuvara gönderilmiş olduğu haber veriliyor. Kaynak olarak ise, Iowa Eyalet Üniversitesi'nin açıklamaları gösteriliyor.Ordu yetkililerinin, -politikacıların aksine- şarbon saldırıları konusunda herhangi bir ülkeyi ya da Usame Bin Ladin'i suçlamaktan geri durduğuna işaret eden haber, Berlinli siyasetbilimci Thomas Grumke'un görüşlerine başvuruyor. Grumke, bu olayların büyük ihtimalle Amerikalı aşırı sağcı örgütlerin işi olduğunu düşünüyor. 1995 yılında, "Aryan Nation" (Saf Ulus) adlı sağcı örgüte üye bir grup mikrobiyoloğun, çalıntı veba virüsleriyle yakalandığını hatırlatan Grumke, 1998'de ise "Christian Identity" (Hıristiyan Kimlik) adlı grubun, şehirlerin içme suyu kaynaklarını siyanürle zehirleme planlarının açığa çıkarıldığını anlatıyor.
www.evrensel.net