Tür Köy-Sen Salihli Şubesi kuruldu

Tür Köy-Sen Salihli Şubesi kuruldu

Üreticilerin, Türkiye Üretici Köylü Sendikası (Tür Köy-Sen) çatısı altındaki sendikal örgütlenme hızla sürüyor. Salihli Belediyesi Tiyatro Salonu'nda bir araya gelen üreticiler, Tür Köy-Sen Salihli Şubesi'ni kurdu.

Tür Köy-Sen Salihli Şubesi kurulduÜreticilerin, Türkiye Üretici Köylü Sendikası (Tür Köy-Sen) çatısı altındaki sendikal örgütlenme hızla sürüyor. Salihli Belediyesi Tiyatro Salonu'nda bir araya gelen üreticiler, Tür Köy-Sen Salihli Şubesi'ni kurdu. Toplantıya Salihli Ziraat Odası Başkanı, Ziraat Odası Meclis Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri de katılarak destek sundu.Toplantıda açılış konuşmasını yapan Tür Köy-Sen Genel Başkanı Şevki Konur, neden üretici sendikalarına gereksinim duyulduğunu ve Tür Köy-Sen'e giden yolda Trakya köylüleri içerisinde yapılan çalışmaları, örgütlenmenin bugün geldiği aşamayı aktardı. Tür Köy-Sen Örgütlenme ve Eğitim Uzmanı Abdullah Varlı IMF ve DB politikalarının Türkiye tarımının ne hale getirdiğini, gelişmiş kapitalist ülkelerle kıyaslayarak açıklayarak, gelecekte tarımı bekleyen tehlikelere açıklık getirdi. Varlı, örgütlü ve kararlı bir mücadelenin yürütülmemesi halinde üreticinin ve tarımın bu ülkede yok olacağını vurguladı.

Oda'dan destekSalihli Ziraat Odası Başkanı Ahmet Can, ziraat odalarının teşkilat yasası bile olmadığına dikkat çekerek, ziraat odalarının bugünkü yapısı, yönetim şekliyle üreticilere faydasının olamayacağını söyledi. Üretici sendikasının vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğunu ifade eden Can, "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Tür Köy-Sen'e maddi, manevi desteğimi sürdüreceğim" dedi. Mersinli Belediye Başkanı Mehmet Ali Uludağ, üretici sendikasını büyük bir heyacanla karşıladığını, yöredeki üretici sorunlarını aynen Kemal Derviş'e aktardığını, fakat "Programı deldirmem" cevabı aldığını kaydetti.

Oy verdiğim MHP'liler... Çavlu köyünden Recep Babacan ise şu ifadelerde bulundu: "Köyümüzün topraklarını ve meralarını kum ocağı mafyası tahrip etti. Ancak topladığım imzalar, İl Tarım Müdürlüğü'ne verdiğim dilekçeler dikkate alınmadı. Oy verdiğim MHP'li milletvekilleri benim sesime kulak vermediler. Ama sendika girişimcisi arkadaşlar olayı basına yansıtarak ilgilileri harekete geçirmeyi başardı. Üreticileri sendika çatısı altında örgütlenmeye davet ediyorum." Beylikli köyünden Mahmut Uysal ise, 2001 yılında çöplükten ekmek toplayanların çoğalmasına rağmen hükümetin, milletvekillerinin ve ziraat odalarının bu duruma kayıtsız kaldığına dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu memlekete gelip ABD'nin mi sahip çıkmasını bekliyorlar? Körfez Savaşı'nda böyle beklentiye girenler avucunu yalamalarına rağmen hala bu anlayışlarını terk etmediler mi?"Tariş Yönetim Kurulu Üyesi Faruk Sapmaz'ın da bir konuşma yaptığı toplantıda, Tür Köy-Sen Kurucu Yönetim Kurulu oluşturuldu. Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: İlkay Polat, Sedat Öz, Recep Babacan, Mehmet Yalçın, Bekir Çelikel, İbrahim Efe, Süleyman Yavuz Bilge. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Ödenek feryadıİzmir'deki devlet üniversiteleri ödenek yetersizliği nedeniyle eğitim yapamayacak duruma geldi.Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Baylas, yaptığı açıklamada, bütçelerinin çok yetersiz olduğunu belirterek, "Eğer, devlet bu alandan çekilmek istiyorsa tamamen çekilsin. Biz de hesabımızı kitabımızı ona göre yapalım. Bir sistem ya tümüyle uygulanır ya da uygulanmaz" dedi. Maliye Bakanlığı'nın, döner sermayeden aldıkları yüzde 10'luk payın, yüzde 20'ye çıkarılması konusunda yeni bir yönetmelik hazırlığı içinde olduğunu öğrendiklerini ifade eden Prof. Baylas, bunun da kaygı verici bir durum olduğunu söyledi. Üniversitelerin ödeneğinde, dolardaki artışa paralel olarak değişiklik yapılması gerektiğini savunan Prof. Baylas, Ege Üniversitesi'nin cari harcamalarında bu yıl öngörülen artışın yüzde 70 olduğunu kaydederek, "Bu artış oranı daha şubat ayında dolar karşısında 2 misli ezildi. Hastane araç ve cihazlarını yurtdışından aldığımız için alım gücümüz zaten yüzde yüz azaldı" dedi. Prof. Baylas, ödenek yetersizliğinin, araştırmaları önemli ölçüde etkileyeceğini, hatta eğitimin bile artık güç koşullarda sürdürüleceğini kaydetti.

'Cambazlık yapıyoruz'Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrem Özkarahan da, ödenek yetersizliğinden, adeta cambazlık yapmak zorunda kaldıklarını söyledi. Üniversiteler için öngörülen ödenekleri bürokrasi yüzünden kullanamadıklarını da bildiren Prof. Özkarahan, şunları söyledi: "Üniversiteye para çıktısı var, ancak, kullanamıyoruz. Geçen yıl 150 milyar liralık teknopark projemizin parasını belli kurallar koyulduğu için bir türlü kullanamadık. Bir yandan ödenekleri kullanmak için mücadele verirken, diğer yandan cambazlık yaparak, eğitimimizi sürdürmenin yollarını arıyoruz."Bu yıl öngörülen ödeneklerin geçen yıla göre artmasına rağmen, dolardaki artış yüzünden yetersiz kaldığını dile getiren Prof. Özkarahan, şöyle konuştu: "Üniversitelerin çoğu, bu ödeneklerle yakıt, elektrik ve telefon parasını ancak, karşılayabiliyor. Hükümet, eğitim yuvalarına ödenek musluğunu açmalıdır. Bu konudaki eğitim politikasını tam olarak belirlemelidir. Bu bilim yuvalarında yarım yamalak destekle sürdürülen eğitim çıkmaza girebilir."

'Hedeflere ulaşılamaz'İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Semra Ülkü de, Türkiye'de teknoloji üretimi amacıyla iki enstitüsü bulunduğunu, kendilerinin büyük hedefleri olduğunu anlatarak, "Ancak, enstitümüz için öngörülen bütçe imkânları ile hedeflerimize ulaşmamız mümkün görülmüyor" dedi.
www.evrensel.net