Yargısız idam

Yargısız idam

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde, Süleyman Yeter'den sonra bir gözaltında ölüm daha yaşandı. DHKP/C adına intihar saldırısı gerçekleştirme hazırlığında olduğu iddiasıyla gözaltına alınan Yunus Güzel, emniyette ölü bulundu.

Yargısız idamJülide Kalıçİstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde, gözaltında bir ölüm daha yaşandı. 16 Ekim tarihinde "canlı bomba" olduğu iddiasıyla gözaltına alınan Yunus Güzel, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün nezarethanesinde ölü bulundu.

Yine aynı iddiaİstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, gözaltına alındıktan sonra Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nün 2 kişilik nezarethanesinde tek başına tutulan ve "canlı bomba" olduğu öne sürülen Yunus Güzel'in, dün sabah DGM'ye sevklerini sağlamak üzere gelen görevliler tarafından intihar etmiş olarak bulunduğu iddia edildi. "Ranzayı duvara yasladığı ve çarşafı ranza ayağına bağlayarak intihar ettiği" ileri sürülen Güzel'in cesedi, savcılığın incelemeleri ardından Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Olayla ilgili Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılırken, Güzel'in yanındaki bölümlerde kalan diğer kişilerin, 'intihar' sırasında ses duymadıkları bildirildi. Nezarethane bölümlerine, "insan haklarına aykırı olduğu" gerekçesiyle kamera sistemi yerleştirilmediği, bu nedenle kamera görüntüsünün olmadığı açıklandı.

Ranza yere sabit!Güzel'in avukatı Behiç Aşçı polis açıklamasının gerçek dışı olduğunu söyleyerek nezarethanedeki ranzanın yere sabitlenmiş ve duvara dayanamayacağını olduğunu açıkladı. Aşçı ayrıca hücrelerin başında nöbetçi görevliler bulundurulduğunu, olası bir intiharın bu kişiler tarafından engellenebileceğini belirterek ne olursa olsun emniyette böyle bir olay yaşanmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.Gözaltında ölü bulunan 33 yaşındaki Yunus Güzel'in DHKP/C örgütüne 1989 yılında katıldığı, Hatay'da silahlı çatışmaya girdikten sonra İstanbul'a kaçtığı, "Muhammet Temel" isimli sahte kimlik kullandığı ve İstanbul'da ünlü bir eğlence yerine yönelik intihar saldırısı yapmaya hazırlandığı öne sürüldü. Aynı operasyon kapsamında gözaltına alınan diğer 12 kişiden üçü dün tutuklandı.

Nasıl açıklayacaklar?İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nce 16-22 Ekim tarihleri arasında DHKP/C'ye yönelik operasyon başlatılmış, "canlı bomba eylemi hazırlığında olduğu" iddia edilen 13 kişi gözaltına alınmıştı. Geçen hafta gözaltına alınanların ifadeleri doğrultusunda yakalandığı öne sürülen Yunus Güzel'in, emniyet nezaretinde ölü bulunması gözaltında işkence gerçeğini bir kez daha gündeme getirdi. Geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen SP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu'nun işkenceyle ilgili soru önergesini yanıtlamış, insan hakları ihlallerinin anında araştırıldığını ve Türkiye'de sistematik işkence olmadığını öne sürmüştü. "Karakollarda ve emniyet müdürlüklerinde gözaltına alınanlar devletin sorumluluğu altındadır" diyen Yücelen, Türkiye'de işkence konusunda "karalama kampanyası" yapıldığını savunadursun, son olarak Sendikacı Süleyman Yeter'in öldürüldüğü İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde şimdi de Yunus Güzel ölü bulundu.

Önce medya öldürdüYunus Güzel'in de aralarında bulunduğu 13 kişinin hakları ise önce medya tarafından ihlal edildi. Aralarında Hürriyet ve Sabah'ın da bulunduğu bazı gazeteler, Anayasa'nın masumiyet karinesini çiğneyerek, gözaltına alınanları kamuoyuna "29 Ekim'i kana bulayacaklardı", "2 canlı bomba yakalandı" başlıklı haberleriyle "canlı bomba" olarak sunmuştu. Güzel'in ölümü ile ilgili açıklamalar, diğer gözaltında ölümlerin ardından yapılan açıklamalarla benzerlik taşıyor. Bu konuda ilk akla gelen örnek ise Limter-İş Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter'in gözaltında ölümü.

Yargısız idama protestoBu arada Devrimci Demokrasi Gazetesi ve Demokratik Mücadele Platformu yaptıkları açıklamalarla Güzel'in, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde katledilmesini protesto ettiler. Açıklamada, yetkililerin, "Güzel intihar etti" açıklaması yalanlanarak, gözaltında işkenceye, ölümlere ve kaybetmelere karşı mücadele çağrısı yapıldı.
www.evrensel.net