Bütçeye faiz ipoteği

Bütçeye faiz ipoteği

50 yıl önce bütçenin beşte biri borç anapara ve faizine giderken, bugün sadece faizleri bütçenin yüzde 52'sini götürüyor.

Bütçeye faiz ipoteğiTürkiye, iç ve dış borçlarının faizini ödemekten, yatırım yapmaya para bulamaz noktaya geldi. 50 yıl önce bütçenin beşte biri borç anapara ve faizine giderken, bugün sadece faizler bütçenin yüzde 52'sini götürüyor. Hükümet ise IMF'nin talimatıyla yatırımları azaltmaya devam ediyor. Ayrıca bundan 40 yıl önce bütçedeki her 100 liranın 33.6 lirası yatırıma giderken, bugün yatırım ödeneklerinin bütçedeki payı yüzde 5'leri aşmıyor. Maliye Bakanlığı verileri üzerinde yapılan hesaplamalara göre, bütçelerin bir faiz bütçesine dönüşmesiyle birlikte, sağlık, eğitim, yol, su, elektrik ve diğer altyapı yatırımlarına ayrılan paralar hızla gerilemeye başladı. 1950'de 1 milyar 901.9 milyon lira büyüklüğe sahip konsolide bütçenin beşte 1'i, iç ve dış borç anapara geri ödemeleri ile faize gidiyordu. Bu oran, 1924-1950 döneminde de benzer seviyelerde seyretti. Borç ödemeleri ile faizin yükü sonraki yıllarda giderek artınca, bu defa önce iç ve dış borçların ana para ödemeleri bütçe dışına çıkarıldı. Ancak bu da ağır faturayı ortadan kaldıramadı. 1975 yılında yüzde 2 olan faiz ödemelerinin bütçe içindeki payı, 1985'de yüzde 9.2'ye, 1990'da 20.3'e, 1995'de 31.9'a, 2000 yılında 42.7'ye yükseldi. Bu yıl da, yaklaşık 79 katrilyon liralık bütçenin 41 katrilyon 268 trilyon lirasının iç ve dış borç faizlerine gideceği belirlendi. Böylece faizin bütçe içindeki yükü yüzde 52.2'ye ulaştı. 98 katrilyon 71 trilyon liralık 2002 yılı bütçe tasarısında ise faiz ödemlerinin tutarı 42 katrilyon 795 trilyon lira olarak yer aldı. Böylece, bütçenin yüzde 43.6'sının faize gideceği ortaya çıktı.Faizin faturasının anormal boyutlara yükselmesi, diğer alanlara ayrılacak kaynakları da oldukça sınırlı hale getirdi. Bundan da en fazla yatırımlar etkilendi. 1950 bütçesinde her 100 liranın 14.2 lirası, 1960 bütçesinde ise 33.6 lirası ile yatırım yapılan Türkiye'de, yatırım ödeneklerinin bütçe içindeki payı 1990'ların ilk yıllarına kadar hep yüzde 10 ve 20'ler seviyesinde seyretti. Yatırım bütçesinin oranı 1975 yılında yüzde 26.6, 1980'de 25.4, 1985'de 19.6, 1990'da 13.7, 1992'de 12.8 olarak gerçekleşti.1993'den itibaren faiz ödemelerinin bütçeleri ipoteği altına almasıyla birlikte, yatırıma ayrılan kaynakların oranı yüzde 10'un altına düştü. Son 2 yılda da yüzde 5'leri aşamadı. 2002 yılı bütçe tasarısında da, 5 katrilyon 736 trilyon liralık yatırım öngörülürken, bu tutar toplam bütçe büyüklüğünün yüzde 5.8'ini oluşturuyor.
www.evrensel.net