İfade özgürlüğü baskı altında

İfade özgürlüğü baskı altında

Demokratik haklar üzerindeki tüm baskılar, toplumdaki ilerici unsurlara ket vuruyor. Kuralları koyan seçkinler ve onların akademideki dalkavukları eleştirel düşünceyi boğmak istiyorlar.

İfade özgürlüğü baskı altındaShannon Jones ABD politikalarına karşı eleştirel tutum takınanlara yöneltilen taciz ve tehditlerin ardından ülke genelindeki üniversitelerde de ifade özgürlüğüne yönelik saldırılar başladı. Üniversite yetkililerine, 11 Eylül saldırılarından bu yana medya ve hükümet tarafından kamçılanan vatanseverlik histerisine karşı tavır alan ve ABD militarizmine karşı düzenlenen gösterilere katılan fakülte ve görevlilerin kınanması ve cezalandırılması için baskı yapılıyor. Profesörler, görüşlerini 'nezaketle' bildirmiş olsalar bile "uygunsuz demeçlerinden" ötürü tehditlerle ve istifa çağrılarıyla karşılaşıyorlar.2 Ekim'de City College of New York'ta yapılan ve Profesörler Sendikası tarafından düzenlenen "Savaşın Tehlikeleri, Barışın Çağrısı" konu başlıklı panele katılan fakülte ve öğrenciler, New York Şehir Üniversitesi (CUNY) mütevelli yönetim kurulu ve medya tarafından kınandılar. Oysa söz konusu panel, tüm görüşlere -Afganistan müdahalesine destek verenlere de- açık olarak yapılmıştı. 4 Ekim tarihli New York Post gazetesinde panel "Amerika'ya darbe indirmeye çalışan çetin cevizlerin festivali" olarak nitelendirilmiş ve manşet "CUNY ABD karşıtı histerinin kınanmasına ant içti" şeklinde atılmıştı. "Bana bağlı olmadıkları için şanslılar. Zira ben bu davranışı oldukça kışkırtıcı buluyorum" diyen CUNY mütevvelisi Jeffrey Wiesenfeld'in bu görüşüne de yer verilmişti. Brooklyn Koleji yönetimi, Third World Within-Peace Action Coalition (Barış Dolu Üçüncü Dünya Hareketi Koalisyonu) tarafından Afganistan'daki savaşa karşı okul kampüsünde düzenlenen gösteriyi ücret talep ederek ve kimlik kontrolü yaparak engellemeye çalıştı. Yönetim daha da ileriye giderek, Afganistan'da yürütülen savaşı destekeleme yönündeki 'fikir birliğini' bozacak her türlü kampüs aktivitesini yasakladı. Bunun sonucu olarak gösteri kampüs dışındaki bir alanda gerçekleştirildi. South Florida Üniversitesi Profesörü Sami El Aryan, 11 Eylül'den sonra FBI tarafından şüpheli ilan edilen bir takım akademisyenlerle önceki münasebetleri hakkında açıklamalar yaptığı bir televizyon programının ardından görevinden süresiz olarak uzaklaştırıldı. Programdan sonra öfkeli telefonlar ve ölüm tehditleri geldiğini belirten üniversite yönetimi, bu kararı El Aryan'ı korumak için aldıklarını iddia etti.

Internet'te ifadeye engelLos Angeles'taki California Üniversitesi, kütüphane çalışanlarından birini, ABD'nin İsrail'e verdiği desteği eleştiren bir e-posta göndermesi nedeniyle beş günlük ücretsiz izne gönderdi. Söz konusu posta, yine üniversite çalışanlarından biri tarafından gönderilen vatanseverlik içerikli e-posta'ya gönderilmiş bir yanıttı. Okul yönetimi talep edilmemiş elektronik haberleşmelere kısıtlama getirmiş ve yollanan politik ve dinsel mesajlara dair yeni kurallar koymuştu. 22 yaşındaki kütüphane çalışanı, kurallardan haberi olmadığını söylerken olayda cezalandırılan tek kişinin kendisi olduğunu vurguladı.New Mexico Üniversitesi'nde görev yapan profesörlerden biri de, 11 Eylül günü sınıfta, Pentagon'a düzenlenen saldırıyla ilgili yaptığı espri sonrasında bir haftalık uzaklaştırma aldı. Kovulması yönündeki baskılar ise giderek artıyor. Üniversite yönetimi ise "Fakülte üyelerinin öğrencilerine karşı belirli sorumlulukları var. Bu ifade özgürlüğü ile ilgili değil, mesleki bir durum" diyerek uzaklaştırma kararını savundu. Haklarının çiğnendiğini düşünen fakülte çalışanlarına hukuki yardım sağlayan The Foundation for Individual Freedom (Bireysel Özgürlük İçin Vakıf), 11 Eylül'den bu yana akademik ifade özgürlüğünün defalarca kez ayaklar altına alındığını söylüyor. Vakıf halihazırda, görüşleri yüzünden cezalandırılan 10 profesöre yardım ediyor. New York City okul yetkilisi Judith Rizzo'nun "terörist saldırılar İslam kültürünü öğrenmenin ve öğretmenin önemini gösterdi" yönündeki açıklamalarına gelen tepkiler, akademik ifade özgürlüğünü susturmaya yönelik çabaların, yönetimin en üst düzeyinden de destek gördüğünü ortaya koyuyor. Rizzo'nun açıklaması, ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin eşi Lynne Cheney tarafından "11 Eylül'ün suçlusu olarak ABD'yi gösteriyor" diyerek kınanmıştı. Medyanın sunduğu haberlerde akademik ifade özgürlüğüne yöneltilen saldırılar anılmakla birlikte, "gereğinden fazla tepki doğurur" gerekçesiyle olayların detayına inilmiyor. Tarihin de gösterdiği üzere, demokratik haklar üzerindeki tüm baskılar, kime ve neye yönelirse yönelsin, toplumdaki ilerici unsurlara ket vuruyor ve gerilemelere yol açıyor. Kuralları koyan seçkinler ve onların akademideki dalkavukları eleştirel düşünceyi boğmak istiyorlar. Güdülen bu politika sadece akademiye değil, tüm çalışanların demokratik haklarına yöneltilmiş ciddi bir tehdit.

(World Socialist)
www.evrensel.net