‘Barış çağrılarına kulak verin’

‘Barış çağrılarına kulak verin’

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesine yönelik engellemeler 5.haftasına girerken siyasi partiler duruma tepkili. Öcalan’a uygulanan tecridi DİHA’ya değerlendiren CHP, BDP, ÖDP, DSİP ve EMEP, savaş politikalarını yükselten hükümetin İmralı’dan gelecek olası bir barış mesajından korktuğunu ifade

CHP: BARIŞ VE DEMOKRASİ PROGRAMI ÖNE ÇIKARILMALI

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, barış taleplerini yineleyerek , “Öcalan ile şimdiye kadar devlet neyi görüştü. Bu görüşmelerde nelerin ele alındığı, hangi konularda mutabakata varıldığı ve bu görüşmelerin neden kesildiği hükümet tarafından kamuoyuna açıklanmalıdır” dedi. AKP’nin izlediği politikaların sorunun çözümünü güvenlik politikalarına teslim etmek olduğunu belirten Tanrıkulu, öne çıkarılması gerekenin barış ve demokrasi programı olduğunu dile getirdi. “Türkiye yeniden 90’lı yıllardaki o acı yıllara dönmemelidir. Dönerse bunun sonuçları çok ağır olur” diyen Tanrıkulu, aydınların barış çağrısına destek vererek “Türkiyeli aydınlar önemli bir çağrıda bulundu. Bu çağrıya bütün kesimlerin kulak vermesi gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

BDP: BARIŞ MESAJINDAN KORKUYORLAR

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eş Genel Başkanı Hamit Geylani de, Öcalan’ın tecride alınmasını, “Savaşın devamını sağlamaya yönelik bir karar” olarak değerlendirdi. Öcalan’a yönelik tecridin geliştirilmesinin şimdiye kadar Öcalan ile devlet nezdinde yapılan bütün görüşmelerin de “riya ve yalan olduğunu” ortaya çıkardığını belirten Geylani, “Avukatların da gitmesini engellemek, savaşın son bulması ve barışa dair olası yeni bir mesajı engellemeye yöneliktir” dedi. Yeni bir çözüm yolunu aralamak amacıyla BDP olarak Öcalan ile görüşme talebinde bulunduklarını ve bunun için Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulunduklarını ifade eden Geylani, şimdiye kadar herhangi olumlu bir cevap verilmediğini de sözlerine ekleyerek, “Erdoğan ve hükümeti barışa, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne dair hiçbir talebe ve girişime izin vermiyor. Olası bir barış mesajı çıkmasın diye bu görüşmeler engelleniyor. Bu savaşa devam mesajıdır” dedi.

ÖDP: BU BAYRAM BİR BAŞLANGIÇ OLSUN

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş ise, Öcalan’ın devre dışı kalmasından sonra çatışmaların şiddetlendiği gerçeğine dikkat çekti. Hükümetin savaşı derinleştirmekten yana eğilim gösterdiğinin altını çizen ve “Bu savaşın kazananı olmaz herkes kaybeder” uyarısında bulunan Taş, çatışmaların derinleşmesi halinde bunun bölgesel çatışma ve iç savaşa dönme ihtimali bulunduğunu söyledi. “Bir an önce savaşsız, çatışmasız bir çözüme ihtiyaç var. Bu konuda Öcalan’ın inisiyatifi belirleyici olur” diyen Taş, “Bunun için Öcalan ile görüşme yolları tıkanmamalı. BDP’nin Öcalan ile görüşmesine izin verilmeli ve Öcalan’ın mesajları topluma yansımalıdır. Şiddetin durması açısından bu önemlidir” dedi. Taş, Öcalan üzerindeki tecridin nedenlerini de şöyle açıkladı: “Anayasa meselesi öncesi, AKP hükümeti savaşı tırmandırarak elini güçlendirmek istiyor. Olabildiğince Kürt siyasi hareketini zayıflatmak, bitirilemeyeceği bilindiği için marjinalize etmek ve çözümü de kültürel, bireysel haklar çerçevesinde çözmek istiyor. Açılımda Kürt hareketini tasfiye ederek Kürtleri kazanmayı amaçlıyordu. Aslında doğrusu bir güç savaşı yaşanıyor. Seçimlerden hem AKP hem de Kürt siyasi hareketi güçlü çıktı. Anayasa öncesi daha çok AKP hükümetinin kendi istediği sınırda ve çerçevede Kürt siyasi hareketini etkisizleştirmeye yönelik bir hamlesi olarak görüyorum bu tecriti. Bu yollara girmeye gerek yok. Sorun Kürt siyasi hareketi ile diyalog kurarak çözülebilir. Bu bayram bir başlangıç olabilir.”

EMEP: AKP ÇAĞRILARA KULAK VERSİN

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan ise, Kürt hareketine yönelik yönelimlerin yerel seçimlerden sonra yoğunlaştığını, genel seçimlerden sonra da zirve yaptığını belirtti. Gürkan, “Bu özel yönelim Kürt hareketine karşı saldırı ve tasfiye boyutunu aldı. Öcalan ile görüşmenin engellenmesi de Kürt hareketine yönelik tasfiye politikasının bir parçasıdır” diye konuştu. Gürkan, şöyle devam etti: “Muhataplık üzerinden bakıldığında adresler belidir. Hem BDP üzerindeki baskılar hem Öcalan’a yönelik kısıtlamalar ve baskılar tasfiyenin bir parçasıdır. 30 yıldır bu politikaların tamamı uygulandı ve karşılık bulmadı. AKP’ye acil çağrı yapıyoruz, emek ve demokrasi güçlerinin sesine kulak vermesini istiyoruz. Kürt sorununun demokratik çözümünün sağlanmasını talep ediyoruz. Aksi takdirde tarih önünde en az Mübarek, Esad ve Kadaffi kadar sorumlu olacaklardır.”

Öcalan ile görüşmelere izin verilmemesini sert sözlerle eleştiren Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) Genel Başkanı Doğan Tarkan da, barışa giden yolun Öcalan ile müzakerelerden geçtiğinin, onun yolunun da Öcalan’ın özgürlüğünden geçtiğini söyledi. (Ankara/DİHA)

www.evrensel.net