Geçim kapısı açılmalı

Geçim kapısı açılmalı

Bölge ekonomisinin önemli ayağını oluşturan Habur'dan yapılan akaryakıt sevkiyatının kesilmesi binlerce insanı perişan etti.

Geçim kapısı açılmalıŞerif Karataş - Mehmet AslanoğluABD'nin Afganistan'dan sonra Irak'a da savaş açacağı söylentileri bölge halkını endişelendiriyor. Irak'a karşı yapılacak olası bir saldırının zaten çökmüş olan ekonomiyi tamamen bitirecek olması tedirginliği arttırıyor. "1 koyup 3 alma" hesaplarının yapıldığı Körfez Savaşı'ndan sonra da istenilen gerçekleşmeyince bölge ekonomisi dibe vurmuştu.

Biz de vuruluruz!Irak'a yapılan yaptırımların bölgeyi etkilediği bir gerçek. 1991 Körfez Savaşı'nın tecrübesine sahip bölge halkı Irak'a saldırı olması halinde bunun getireceği tahribatların farkında. Hatta, Irak'ın akaryakıt sevkiyatını kesmesinden sonra geçimini Habur'dan getirdikleri mazotla sağlayan binlerce insan perişan olmuş durumda. Bugüne kadar Irak'a saldırı yapılmadı ama, bu ülkenin adının savaşla birlikte anılması dahi ekonomiyi etkiledi. Diyarbakır'da ekmeğe yüzde 100'lere varan zamlar yapıldı. Fırıncılar bunu un ve mazota yapılan zamlar ile ithal edilen buğdaya bağlıyorlar. Bölgedeki esnaf ve tüccarlar ise Habur'un bölge ekonomisinin belkemiği olduğunu belirterek, Irak'ın vurulmasının bölgenin kalbinden vurulması anlamına geldiğini belirtiyorlar.

ABD'ye öfkeDiyarbakır merkeze bağlı Bağpınar Köyü'nde 800 dönümlük arazisi bulunan ve Diyarbakır buğday pazarında tahıl alım-satımı yapan Nihat Erdem, ABD'nin Irak'ı vurmasının Türkiye'nin zararına olacağını söylüyor. Irak'ın saldırıya uğramasının engellenmesi gerektiğini ifade eden Erdem, "ABD, Irak'ı vurursa ihracatın kökü gider. Bölge kalbinden vurulur. Zaten ekonomik kriz piyasayı öldürdü. Bu savaş bizi bitirir. Siz gazeteye yazarken bu savaşa karşı çıkın! Her şey mazotla oluyor. Irak mazotu kesince nakliye pahalı oldu" diyor. Derviş'in ABD'nin adamı olduğunu ve verdiği sözleri yerine getirmediğini ifade eden Erdem, "Hayvan pazarı Körfez krizi öncesinde tıkır tıkır çalışıyordu. Günde 1500 hayvan ihraç ediliyordu. Para kazanıyorduk. Irak'la ticaret ABD'nin istediği gibi olmasın. IMF ve Derviş'e kalsa biz batarız. Bizi kurtaracak olan Habur'dur" sözleriyle sınır kapısının önemine değiniyor.

Zamlar perişan ettiFırın işleten Abdullah Yılmaz ise, bir çuval unun 10.5 milyondan 22 milyona yükseldiği belirtti. Fırında akaryakıt olarak kullandıkları mazotun litresinin 280 bin liradan 430 bin liraya çıktığını kaydeden Yılmaz, devletin ofislerde buğday stoğu yaptığını söyledi. Un için ihracat edilen buğdayın kullanıldığını ifade eden Yılmaz, "Derviş gelmeden önce un 10 milyondu. Şimdi 22 milyon oldu. Krizden dolayı un fabrikamı kapatmak zorunda kaldım. Amerika'dan bize fayda gelmez. Körfez Savaşı'nda Güneydoğu etkilenmişti. Şimdi krizin üzerine savaş geldi. Olan küçük esnafa oluyor. Un stokları fabrikatörlerin elinde. Beş kez zam geldi" sözleriyle Türkiye'nin savaşa destek vermesinin bile ekonomiyi bitireceğini söylüyor. Abdullah Yılmaz, Habur kapatılmadan önce akaryakıtın litresini 280 bin liraya aldıklarını, şimdi ise 460 bin lira ödemek zorunda kaldıklarını belirterek Habur Sınır Kapısı'nda çalışan bir kişinin 20 kişiye baktığını anlatıyor. Yılmaz, "Amerika bize lâzım değil. Irak bize lâzım. Ben 1986 ila 1990 yılları arasında Habur Sınır Kapısı'nda çalıştım. Irak'la savaş çıkarsa Güneydoğu tamamen biter" sözleriyle savaş istemediğini belirtiyor.
www.evrensel.net