Ustanın bitmeyen firarı!

Cezaevine girmemek için firar edip, kendi işi olan dökümcülük yerine, ud atölyesinde çalışmaya başlayan Necati Usta, yıllardır bu işi yapıyor. "Polisin sayesinde" dediği mesleğini büyük bir sevgi duyarak; özenle 42 çeşit çalgı yapabiliyor.

Ustanın bitmeyen firarı!Bülent KılıçEl emeğine, göz nuruna bir de deneyim eklenince, yapılması zor olan bir çalgı, ud ortaya çıkar. 42 çeşit çalgı yapan, ama ud üzerinde yoğunlaşan Necati Usta, ud çalmayı bilmiyor. Fakat sesleri ayırt etme konusunda uzman.Necati Usta'nın İzmir İkiçeşmelik'te, dar bir sokağın tam köşesinde, ahşap bir binanın ikinci katındaki atölyesinde süren hikâyesi, yıllar önce siyasi kimliği yüzünden cezaevine girmesi ile başlıyor. Asıl işi dökümcülük olan Necati Usta, tahliye olduktan sonra, yeniden cezaevine girmek zorunda bırakılır.

Polisin payı büyükTek çare kaçmaktır ve döküm işi yapması onun yakalanmaya davetiye çıkarmaktır. Sonunda ud yapan bir atölyöye girer ve bugüne dek gelen serüven bu tozlu atölyede başlar.Ud yapımına başlamasında polisin payının önemli olduğunu söyleyen Necati Usta, "Kaç yıldır bu işi yapıyorsunuz?" sorusuna biraz içerliyor. Bu gibi mesleklerde zamanın ölçüt alınmasına karşı çıkarak, "Ben bu işe başladığımda kırk yıllık ud ustalarıyla çalıştım, fakat beş yıla kadar, edindiğim deneyimler ve yeteneğim beni daha ileri bir konuma getirdi" diyor."Benim ustam hiç olmadı" diyen Necati Usta, bir iki gün bakarak bu işe alışmaya çalıştığını söylüyor: "Üçüncü gün karar verdim bu işi öğrenmek için kollarımı sıvadım." Önemli olanın fazla ürün çıkarmak değil, her zaman daha iyisini yapmak olduğunu düşünen Necati Usta, "Bu işte ilerlemenin sırrı, çevrenle bütün halinde çalışmada yani, elindeki bilgiyi verir de karşılıklı güveni yaratırsan karşındaki de sana bilgisini vermekten çekinmez. Bu da meslekte ilerlemeyi ve bilgi birikimi edinmeyi getirir" diyor.

42 müzik aletini yapmışNecati Usta, bu işte ilerlemeye başladıktan sonra çevresinden, udun dışında teklifler aldığını belirtiyor. Kemandan kemençeye kadar 42 çalgı yaptığını anlatan Necati Usta, bu durumu şöyle açıklıyor: "Bunun temel bir mantığı söz konusu. Deneme yanılma metoduyla çalışıyorsun. İyi bir çalgıcıya yapıyorsan, o kişi kendisi için iyiyi sana tarif etmeye başlar. Bu arada senin arayışların olur. Bu arayışların sonucunu iyi çalandan alırsın. Kısaca, çalanla beraber bu iş götürülür. Bana ses talebiyle gelindiğinde ben o udu çıkartırım. İyi bir müzik aletinin istenildiği gibi yapılması şans olarak görülürdü, fakat bizde şans yok. Eğer bilgi birikimin varsa, gerekli malzemeye de sahipsen istediğin alet için çok fazla engel yoktur."Yılan, abanoz ve akçaağaçla çalışan Necati Usta, para kazanmak zorunda olduğu için bu mesleği yapmaktan pek memnun değil. İsteği ekonomik kaygı gütmeden çalışmak. Oğlunun da bu işe merak sarıp, konservatuvarda çalgı yapımı bölümünde okuduğunu anlatan Necati Usta, "Oysa ben kendisini bu işe yönlendirmedim, bir anda istedi ve bu yola girdi" diyerek, sanatının oğlu tarafından devam ettirilmesinden memnun bir ifadeyle sözlerini bitiriyor.
www.evrensel.net