Bunalıma savaş örtüsü

Bunalıma savaş örtüsü

11 Eylül saldırısından sonra büyük ekonomik krize giren tekellerin krizi daha önceden başlamıştı. Bu krizleri aşmanın yolu olarak işçi işten atmayı planlıyorlardı.

Bunalıma savaş örtüsüArif Bektaş ABD'ye yapılan saldırıların faturası işçilere çıkartılmaya devam ediyor. Dünyanın hemen hemen bütün havayolu şirketleri ekonomik krize girdi. Başta ABD'li şirketler olmak üzere bütün şirketler, daha önce de girdikleri krizin aşılması için saldırıyı bahane ediyorlar. Havayolu şirketleri ve ülke ekonomileri, 11 Eylül saldırısından önce de kriz yaşıyorlardı. Bu krize çeşitli gerekçeler buluyorlardı. Krizi aşmanın yolunu da işçi atmakta buluyor ve onun adımlarını atmaya çalışıyorlardı. Fakat bu o kadar da kolay değildi. İngiliz havayolu British Airways (BA) 1800 işçiyi işten atacağını 11 Eylül'den önce açıklamıştı. Bombardier 3800 işçi atacağını yine 11 Eylül'den önce açıklamıştı. Air Canada da 4000 işçi atacağını bu yılın başında açıklamıştı. İşçi işten atacağını açıklayan tekeller, işçilerin direnişi ve sarı da olsa, bir sonraki seçimlerde tekrar lider seçilmek için de olsa bazı sendika liderleri, işten atmaların karşısında duruyorlardı. Örneğin, Liverpool liman işçilerinin direnişini kırmada belki de hükümetten de daha iyi çalışan TGWU Sendikası Genel Başkanı Bill Morris bile, BA'in işçi atmasına karşı çıkmış, buna müsade etmeyeceklerini ve işten atmalara karşı mücadele edeceklerini açıklamıştı.ABD'ye olan saldırı ve sonrasında ABD'nin Afganistan'a saldırması, hem tekellerin hem de tekellere karşı çıkmakla 'vicdan azabı' çeken sendika bürokratlarının yüreğine su serpti. ABD'ye yapılan saldırının uçakla yapılması, havayolu tekellerinin işine gelmedi belki, ama 'sorunlarını' da aşmak için iyi bir gerekçe oldu. Havayolu tekellerinin krizi, önceki krizlerle birlikte işçilerin sırtına yıkılıyor.11 Eylül saldırısından sonra büyük ekonomik krize giren tekellerin krizi daha önceden başlamıştı. Bu krizleri aşmanın yolu olarak işçi işten atmayı planlıyorlardı. Başta ABD ve Japonya olmak üzere, dünyada birçok ülke ekonomisi de durgunluk ve hatta ibresi aşağıyı gösteren bir durum yaşıyordu. ABD ekonomisi, son 18 yılın en ağır krizini yaşıyor. 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana da, en uzun süren ekonomik durdunluğu yaşıyor. Japonya'da durum bundan farklı değil. 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana ağır krizlerinden birini yaşayan Japonya, en çok işçiyi attığı ve 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana en büyük işsizliği istatistiklerine 11 Eylül öncesi yerleştirdi. Kapitalizm bir bütün olarak kriz yaşarken, tekellerinden ve sermaye örgütlerinden bağımsız düşünülemez. IMF ve Dünya Bankası uyarılarda bulunuyor. Dünyada ekonomik çöküntülerin ve krizlerin daha etkili olacağını söylüyor. Kuşkusuz bu krizler, 11 Eylül'le başlamadı ve kolay da atlatılacak gibi görünmüyor.Başta ABD'de olmak üzere birçok ülkenin havayolu şirketleri, krizi aşmanın yolu olarak işçileri işten atmakta buluyorlar. Artık onların bir gerekçesi de var. Terör ve savaş. Daha önce işçi işten atacağını açıklayan birçok tekel, gerekçe olarak 'yeniden yapılandırma', 'global ekonomiye uyum sağlama'yı gösteriyorlardı. 11 Eylül'den sonra bu gerekçeler, 'terör' olarak kamuoyuna anlatılmaya başlandı. Daha önce de kriz yaşayan ve 11 Eylül'den sonra iyice ağırlaşan onlarca havayolu şirketi yaptıkları açıklamada, şimdiden 200 bin işçinin işine son vereceklerini açıkladılar. Toplam 7 milyar dolar zarara giren tekellerin bir çoğu yüzde 30'lara varan oranda uçuşlarını iptal etti. Yüzde 50'lere varan tekeller de söz konusu. Birçok tekel, ABD'ye olan uçuşlarını durdurma noktasına getirdi.Sadece havayolu tekelleri işçi işten atmıyor. Diğer alanlarda da işten atmalar hız kazandı.
www.evrensel.net