Büyük

Büyük 'geri sıçrama'

Amerikan ekonomisinde on yıldır yaşanan büyük patlama, durgunluk sinyali veriyordu. Son açıklanan veriler ise durgunluğun 1990'dan beri büyüyen küresel ekonominin ABD merkezli olarak büyük bir geri sıçrama dönemine girdiğini ortaya koydu.

Büyük 'geri sıçrama'Dünya ekonomisinin büyük bir bunalıma girdiği konusunda hemen herkes hemfikir. Üstelik bu buhran, geçtiğimiz 10 yılda büyük bir patlama yaşayan merkez ekonomileri içine alarak genişliyor. Ekonomistler bunun büyük bir geri sıçrama olduğu görüşünde. Bir çok gösterge 1945 yılından bu yana özellikle ABD ekonomisinin bu kadar yoğun bir krizle karşılaşmadığını ortaya koyuyor.Amerikan yönetimi, 11 Eylül'deki saldırıların ardından ilk kez ve resmen, ekonomisinin durgunluğa girdiğini kabul etti. Beyaz Saray'ın ekonomi danışmanlarının şefi Lawrence Lindsey, "Bazıları, Amerikan ekonomisinin durgunluğa girdiğini söylüyor. Rakamlar ortaya çıktığında, sanırım 8 aylık dönemde ekonomik büyümenin eksiye gittiğini göreceğiz" dedi. Lindsey, ABD'de yılın ikinci 4 aylık dönemine göre son 4 aylık döneminde, kişi başına düşen milli gelirde de düşüş beklendiğini belirtiyor.

1945'ten bu yana...Ancak Lindsey'in vurgusuna rağmen Amerika'nın belirlediği dünya ekonomisi, 11 Eylül'deki saldırıdan çok daha uzun zaman önce sorunlar yaşamaya başlamıştı. Şimdi ekonomistler global ekonominin bu olaylardan ne kadar etkileneceğini hesaplamaya çalışıyorlar. Fakat giderek alınan kötü haberler, geriye dönüşün sebepleri arasındaki bağlantıları kurmayı zorlaştırıyor. 16 Ekim'de yayınlanan Amerika'nın endüstri üretimi verileri bu ikilemi tüm açıklığıyla sergiliyor. Üretim ağustos ayıyla karşılaştırıldığında yüzde 1 oranında düşüş gösterdi. Bu rakam, yıllık düşüşe oranlandığında 1945 Ekim'inden bu yana en büyük düşüş. 12 Ekim'de açıklanan rakamlar, eylülde mal satışlarında önceki aya göre yüzde 2.4 olmak üzere keskin bir inişin olduğunu gösteriyor. Ki bu, beklenenden çok daha büyük ve son 9 yılın en büyük düşüşü. Bu zayıflamanın önemli bir kısmı, New York ve Washington'a yapılan saldırılarla açıklandı. Fakat düşüşün bir kısmı, daha önceden oluşan geriye dönüşün işaretleri. 12 Ekim'de yayınlanan yeni veriler bu ayın başında tüketicinin güveninde beklenmedik bir artış olduğunu gösterdi. Fakat bu Amerika'da görülen "biyolojik saldırı" korkularından önceydi. Alan Greenspan'in iyimser hesaplarına rağmen, 1990'lardaki patlama yıllarından sonra kötümserlik geri döndü. 10 yılık bir süreçten sonra dünyanın en büyük ekonomisi, geçen yılın sonunda keskin bir düşüş yaşadı.

Zincirleme reaksiyonAmerikan ekonomisinin sorunlarının tüm dünyaya yayılma hızı pek çok ekonimisti şaşırtmış durumda. Ancak son durum gösterdi ki, dünyada bundan etkilenmeyecek hiçbir yer yok ve küresel düşüş son yıl için en kötüsü olabilir. Bütün bu gelişmelere rağmen IMF hâlâ, küresel ekonomi zincirinin önemsiz gördüldüğünü söylüyor; çünkü Amerika 1991'de son resesyonuna girdiğinde, Japonya'da görece iyi bir ekonomik büyüme vardı. Avrupa'daki ekonomik performans ise, Alman birliği süreci nedeniyle kesintiye uğramıştı. IMF'nin Dünya Ekonomik Bakış raporunda işaret ettiği gibi, bu kez işler farklı. Örneğin; Japonya, on yıl içindeki dördüncü resesyonunu yaşıyor. Amerika'nın yüksek teknoloji sektörü, en azından başlangıçta, resesyondan en olumsuz etkilenen sektördü ve bunun küresel etkisi daha büyük oldu.Yaz sonu itibariyle, Amerikan ekonomisindeki yavaşlamanın nasıl yayıldığı görülmekteydi.ABD'nin kapı komşusu Meksika resesyondaydı. ABD'nin yüksek teknoloji ihracatına bağımlı olanGüneydoğu Asya'daki bazı ekonomiler ya resesyona girmişti, ya da girmek üzereydi. Avrupa'daki "U" dönüşü, politikacıları hazırlıksız yakaladı. Euro bölgesi hâlâ bir küçülmeden kurtulabilecek gibi görünüyor; ama durumun, yılın başındaki demeçlerde görülen iyimserlikten çok uzak olduğu açık.

İşsizlik rekora gidiyor11 Eylül'den çok önce, Amerikalı yetkililerin krize politik tepkisi "saldırgan"dı. Bu terim, ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Alan Greenspan tarafından, faiz oranlarının budanması politikasını tanımlıyordu. Yılın başından beri 9 kez faiz indirildi ve bunların 7'si, 11 Eylül'den önceydi. George W. Bush'un 10 yıllık vergi indirimi programının bir parçası olarak, Amerikalılar, yaz ayları boyunca vergi indirimleri aldılar. Bush, bu politikanın, sendeleyen ekonomiye gaz vereceğini umuyordu. Ancak beklenen gerçekleşmedi. Yeni ekonomi adı verilen teknoloji yoğunluklu sektörde büyük bir değer kaybı yaşanırken, Amerikan vatandaşlarının hane halkı gelirleri reel olarak 1950'den sonra ilk kez düşüş yaşadı. Bütün bunların üzerine 11 Eylül'de gerçekleşen saldırının gelmesi, zaten zorda olan ve borçlarını ödeyemez duruma gelen havayolu şirketleri ile sigorta şirketlerini iflasa sürükledi. Yüzbine yakın kişi işini kaybetti. Sadece saldırının yapıldığı bölgede 10 bin Amerikalı işten atıldı. Bu New York'un gördüğü en büyük işçi kıyımlarından birisiydi. Son gelişmeler Bush'un talep artırıcı planlarını da suya düşürdü. Peki şimdi ne olacak? En çok sorulan ancak hiç cevap verilmeyen soru bu. İşten atmaların kriz ve savaş bahanesi ile artması bekleniyor. Şirketlerde küçülme politikaları daha yoğun olarak devam ediyor. Ancak bunların krize çare olamayacağı da herkesin malumu. Tek umut, devletlerin şirketleri kurtaracak bir ekonomi politikaye geri dönmesi. Nitekim ABD başta havayolu ve sigorta şirketleri olmak üzere bu konuda bir yardım paketi hazırladı. Diğer ülkelerin ne yapacağı ise meçhul.
www.evrensel.net