İşçi savaş ve kriz kıskacında

İşçi savaş ve kriz kıskacında

Ekonomik krizle birlikte kazanılmış hakları gasp edilen işçiler, şimdi de savaşın çıkaracağı faturanın endişesini yaşıyorlar.

İşçi savaş ve kriz kıskacındaŞahin BayarKasım ve şubat krizleriyle birlikte işine son verilen ve toplusözleşmeleri askıya alınan işçiler, şimdi de savaşın çıkaracağı fatura ile karşı karşıyalar. 1991 yılında meydana gelen Körfez Savaşı'nda özellikle olumsuz etkilenen tekstil, metal, turizm, deri ve lastik işkolunda çalışan işçileri yeni işten atmalar, ücretli ve ücretsiz izin gibi uygulamalar bekliyor. Şubat kriziyle birlikte yaklaşık 400 bin işçinin kapı önüne konduğu tekstil işkolunda savaşla birlikte işten atmalar sürüyor. TEKSİF Sendikası'ndan edindiğimiz bilgilere göre işten atılan 400 bin işçi sadece kayıtlı olan işçileri kapsıyor. Kayıtdışı çalışanları da eklediğimizde bu sayının bir hayli artacağı ifade ediliyor. DİSK/Tekstil Araştırma Dairesi Müdürü Sedat Kaya ise tekstil işkolunda yaklaşık 3 milyon işçinin çalıştığını ifade ederek işsizlik konusunda net bir şey söylemenin çok zor olduğunu söylüyor. Nedenini kayıtdışı çalışma ile açıklayan Kaya, herhangi bir istihdam daralmasında ilk darbeyi merdivenaltı ve bodrumlarda kurulu atölyelerde çalışan işçilerin yediğine dikkat çekiyor ve bu yüzden kesin sayıyı vermenin zor olduğunu belirtiyor. Savaşla birlikte Afganistan'a verilen siparişlerin Türkiye'ye kaymasının söz konusu olabileceğine değinen Kaya, ancak bunun abartılmaması gerektiğini düşünüyor. Öz İplik-İş Sendikası'nın uzmanları ise işlerine son verilen işçi sayısının 90 ile 100 bin arasında olduğunu bildirdi.Körfez Savaşı sırasında kayıtlı 150 bin tekstil işçisi işini kaybetmişti. İşlerini kaybeden işçilerden 50 bini sendika üyesiydi.

Metal ve savaşSavaşla birlikte en fazla olumsuz etkilenmesi beklenen metal işkolunda, çanlar daha erken çaldı. ABD'ye yapılan saldırıdan birkaç gün sonra Tofaş ve Reno'da ücretsiz izin uygulamasına gidildi. Beko'da 200 işçi kapının önüne konuldu. Krizi bahane ederek toplusözleşme hükümlerini çiğnemeyi planlayan ancak işçilerden gelen tepki üzerine geri adım atan patronlar, savaş ortamını da kullanarak işten atma, ücretsiz izin uygulaması gibi saldırıları daha da yaygınlaştıracaklar. Nitekim MESS Başkanı Tuğrul Kudatgobilik, "Türkiye, otomotiv ihracatının yaklaşık olarak yüzde 65'ini Avrupa ülkelerine yapmaktadır. Bu saldırı nedeniyle, Avrupa ülkelerine yapılan ihracatımızın yıl sonuna kadar yüzde 20 daralacağı tahmin ediliyor" diyerek saldırıların sinyalini veriyor. Körfez Savaşı döneminde grevde olan metal işçilerinin direnişi dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı İmren Aykut'un Türk Metal Sendikası ile MESS'i bir araya getirmesi ile bitirilmişti. Anlaşmanın grev yasaklamalarının hemen bir saat öncesinde olması o dönem çok tartışılmıştı. Üzerinde en çok durulan ve tartışılan bir başka nokta ise Türk Metal ve MESS'in grevin 25. gününde anlaşmaya varması ve daha sonrasında anlaşmanın MESS tarafından bozulmasıydı. MESS'e tepki gösteren Türk Metal'in Genel Başkanı Mustafa Özbek, "MESS savaşı ganimet olarak görüyor" diye çıkışıyordu. Grevlerin yasaklanmasına bir saat kala imzalanan toplusözleşme görüşmelerinden sonra işçi kıyımına girişildi. Türk Metal Başkanı Mustafa Özbek, "İşçiler toplusözleşmenin meyvelerini yemeden kapı önüne konuldular" değerlendirmesi yaparken, Türk Metal Sendikası'nda o dönem Genel Eğitim Sekreteri Salih Kılıç, işletmelerin kapandığının ve 10 bin işçinin atıldığını ifade ediyordu.

Irak ve petrolLastik işkolunda savaş sonrası ilk işten atmalar Lastik-İş Sendikası'nın örgütlü olduğu Pirelli fabrikasında yaşandı. Pirelli patronu 42 işçiyi savaşın hemen sonrasında kapı önüne koydu. Lastikte işten atmaların süreceği ifade edilirken, ocak ayında başlayacak toplusözleşme görüşmeleri savaşın gölgesinde kalacak. Öte yandan savaşın Irak'a sıçraması halinde Ortadoğu'yla çalışan petrol firmalarının zorlanacağı ve bunun da işçilere yansıyacağı kaydediliyor. Körfez krizi sırasında Petrol-İş üyesi 1400, Laspetkim-İş üyesi 700 işçinin işten atıldığı gazete arşivlerinde rastladığımız bilgiler arasında.

Deri ve turizmKrizle birlikte her gün üçerli-beşerli gruplar halinde işten atmaların yaşandığı deri sektöründe kasım ve aralık aylarında işçi kıyımın yoğunlaşacağı ifade ediliyor. Her yıl aynı aylarda tekrarlanan işten atmaların savaş nedeniyle bu yıl daha artacağı kaydediliyor. Körfez Savaşı sırasında Deri-İş'e üye 1250 işçi kapı önüne konmuştu. Rezervasyonların iptal edilmeye başlandığı turizm sektöründe de işten atmalar durmuyor. Toleyis ve Oleyis'in örgütlü olduğu büyük otellerde işçiler bir bir kapı önüne konuyor. Örgütsüz otellerde ise bu uygulamalar daha rahat gerçekleşiyor. Körfez Savaşı'nda dayatılan ücretsiz izin ve yıllık izinlerin kullandırılması gibi uygulamaların tekrar gündeme geleceği belirtiliyor. '91 savaşında sendikalı 6 bin 500 işçinin işine son verilmişti. "Savaş hali" havacılık sektöründe daha somut yaşanıyor. Öyle ki bütün dünyada girişilen işçi kıyımı ve ücretlerin dondurulması gibi yöntemler Türkiye'ye de yansıdı. Türk Hava Yolları, emekliliği gelmiş bin işçiden bir kısmının işine son vermeyi planlarken, ayda bir hafta ücretsiz izin uygulamasına gidecek.
www.evrensel.net