Geleceği biz belirleyeceğiz

Geleceği biz belirleyeceğiz

Stuttgart'ta bir araya gelen yaklaşık 300 mücadeleci sendikacı toplusözleşme, sosyal güvenlik ve sendikaların geleceği konularını tartıştılar.

Geleceği biz belirleyeceğizSerdar DerventliGeçtiğimiz hafta sonu Stuttgart'ta toplanan Sol Sendikacılar İnisiyatifi 4. Konferansı sona erdi. "Toplu iş sözleşmesi", "sosyal güvenlik" ve "sendikaların geleceği" konularının ele alındığı toplantının gündemine, ABD'nin başlattığı emperyalist saldırı hakim oldu. Hükümetin savaş politikası yürütmesine izin verilmemesini ve işçilerin ücret ve sosyal güvenlik talepleri için harekete geçilmesini talep eden sendikacılar, bürokratik sendika mekanizmasının hareketin önünde engel olduğunu dile getirdiler. Konferans öncesi toplanan Koordinasyon Kurulu, hafta sonu Stuttgart'ta düzenlenen barış gösterisi nedeniyle gündemi değiştirme kararı aldı. Konferans çalışma gruplarında yapılması planlanan tartışmalar, 300'e yakın sendikacının yer aldığı genel platformda yapıldı.

10 milyon işçiyi kapsıyor Konferansın ilk oturumunu 'İşyeri Teşkilat Yasası Reformu' üzerine bir değerlendirmeyle açan Frankfurtlu sendikacı Ewald Wehner, yasanın birçok olumsuzluk içerdiğini belirtti. Wehner, "Zaten bu yasanın özü itibarıyla işyeri temsilciliklerini, işverenle ortak çalışmaya zorlayan, TİS'leri delme amacıyla kullanılan bir yasa olduğunu biliyoruz. Ancak yasanın verdiği olanakları da gözden kaçırmamak gerekli. Yasayı iyi değerlendirdiğimizde uzlaşmacı bir çizgiden çıkarıp, lehimize kullanabiliriz" dedi.İkinci gündemde ise geçmiş ve gelecek toplu iş sözleşmesi dönemindeki talepler ele alındı. Önümüzdeki yıl değişik iş kollarından toplam 10 milyon işçiyi kapsayan sözleşme sürecinin başlayacağına dikkat çekilen tartışmada, mücadeleci sendikacıların bu sürece hazırlanmaları istendi.

11 Eylül faktörüVerdi Sendikası Baden Württemberg yöneticilerinden Bernd Riexinger, reel ücretlerin son 10 yıldır sürekli gerilediğini söylediği konuşmasında, aynı süre zarfında ise sermayenin kârlarının katlanarak yükseldiğini bildirdi. İşçilerin, taleplerini, sadece bu yılın değil geçmiş yılların da kaybını karşılamak üzere belirlemesi gerektiğini belirten Riexinger, "Ancak bu çok basit olmayacak. Sermaye ve hükümet bir yandan dünyada yaşanan ekonomik durgunluğun Almanya'yı da etkilediğini ileri sürerken, diğer yandan 11 Eylül ve şimdi 7 Ekim faktörünü ileri sürecek ve yine '0' zam dayatacaktır" dedi.Ücret talepleri tartışmalarına, konferans öncesinde, İnisiyatif'in TİS Çalışma Grubu'nda başlandığına dikkat çeken Riexinger, "Bizim için bazı konular ve talepler netleşti. Bunun başında ekonomik taleplerin politik taleplerle bileştirilmesi geldiği gibi, bizce en önemlisi bu taleplerin fabrikalarda, sendika temsilciliklerinde ve TİS komisyonlarında tartışılması ve tepeden bir rakam ortaya atılmadan, tabanın taleplerini öne sürmesidir" diye konuştu.Riexinger ayrıca, TİS Çalışma Grubu tarafından bölgelerde ve fabrikalarda kullanılmak üzere 40 sayfalık bir dosya hazırlandığını ve isteyenlerin bunu internet sitelerinden alabileceğini söyledi.

Sosyal güvenlik tehlikedeSosyal Politika Çalışma Grubu adına konuşan Hamburglu sendikacı Anderas Bachmann da, emeklilik yasasının değiştirilmesi dönemindeki tartışmalara dikkat çekerken, "Bu tartışmalardan da görüleceği gibi, Almanya'daki sosyal güvenlik sistemi bir bütün olarak tehlikededir" dedi. Emeklilik yasasının sermayenin lehine değiştirildiğini söyleyen sendikacı, şunları söyledi: "Bugünden milyonlarca işçi, emeklilik dönemlerinde neyle karşı karşıya kalacaklarını bilmiyor. Aynı şekilde devam eden sağlık reformu tartışmaları bütün bir halkı tedirgin etmekte." Yasal Sağlık Sigortası'nın da kısmen özelleştirilmek istendiğini söyleyen Bachmann, "Bu da bir bütün olarak özelleştirmenin ilk adımıdır" diye konuştu.
www.evrensel.net