Türk-İş Ankara

Türk-İş Ankara'da miting düzenleyecek

Türk-İş Başkanlar Kurulu uzun bir aradan sonra dün Türk-İş Genel Merkezi'nde toplandı. Toplantıda 9 Kasım günü Ankara'da miting düzenlenmesi kararı alındı.

Türk-İş Ankara'da miting düzenleyecekTürk-İş Başkanlar Kurulu uzun bir aradan sonra dün Türk-İş Genel Merkezi'nde toplandı. Toplantıda 9 Kasım günü Ankara'da miting düzenlenmesi kararı alındı.Türk-İş Başkanı Bayram Meral, toplantıda, kazanılmış haklarına dokunulmasının genel grev çağrısı olduğunu ve bu çağrıya hemen cevap vereceklerini söyledi. Toplantıya, özelleştirme nedeniyle işten atılan SEKA, POAŞ, Deniz Nakliyat ve Sümerbank işçileri de katıldı. Meral, terör bahanesiyle dünyada bölüşüm kavgası yapıldığını kaydetti.IMF ve Dünya Bankası politikalarıyla küçülen, çökertilen ekonominin 2002 Bütçesi'yle daha da küçüleceğine işaret eden Meral, 2002 Bütçesi'nin yoksulluk ve işsizlik bütçesi olduğunu söyledi. Siyaset kurumunun iyice aşındığını, hükümetin, başta özelleştirme nedeniyle işten atılanların başka kurumlara yerleştirilmesi olmak üzere verdiği sözleri tutmadığını kaydeden Meral, Seçim ve Siyasi Partiler Yasası'nda gerekli düzenleme yapılarak seçime gidilmesini istedi. Siyasi iktidarın dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu olumsuzluklar bahanesiyle demokratik hak ve özgürlükleri kısıtlama, halkı daha da yoksullaştırma çabasına, bunun en belirgin örneğinin de kıdem tazminatı ve ikramiyeleri kaldırma girişimleri olduğuna dikkat çeken Meral, "Bu temel haklarımıza el konulması demek, çalışanlara genel grev çağrısı yapmak demektir. Bu çağrıya hemen cevap vereceğimizi açıkça ifade etmek istiyorum. Bunun doğuracağı sorumluluk, çağrı yapanlara aittir" dedi.Hükümetle imzaladıkları kamu toplusözleşmeleri protokolünde yer alan, "istek dışı emeklilik uygulamasına başvurulmayacağı"na dair maddeye dikkat çeken Meral, hükümetin kendi imzasını çiğneyemeyeceğini savundu. İşçilerin bu nedenle endişelenip hemen emekli olmamalarını isteyen Meral, çalışanların tasarrufu teşvik ve konut edindirme fonlarındaki paralara yok denecek oranda faiz uygulandığını, batık bankalara kaynak bulan hükümetin bu birikimleri halen vermediğini hatırlattı. Meral, "Bunlar yetmiyormuş gibi hükümet şimdi de İşsizlik Sigortası'ndaki kaynaklara göz dikmiştir. Buna kesinlikle müsaade edilmeyecektir" dedi. Meral "genel grev" konusundaki bir soru üzerine de, "Genel greve bizi çağırırlarsa yapacağız. Ekmeğimizin yarısını alırlarsa, dörtte üçünü alırlarsa canınız sağolsun deriz. Ama hepsini alırlarsa bunu demeyiz" dedi. Meral milletvekili maaşlarıyla ilgili halk oylaması kararını olumlu bulduğunu ve Cumhurbaşkanı'nın bu kararla halkın rahatsızlığını giderdiğini söyledi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Yine F tipi yine işkenceTuna ArıgüçGebze Özel Tip Cezaevi'nden, Bolu F Tipi Cezaevi'ne sevk edilen Erdal Doğan adlı hükümlü, cezaevinde akıl almaz işkencelere maruz kaldı. Cezaevi girişinde, soyularak taciz edilen, saçları kesilen ve dövülerek kaburgası kırılan Doğan'ın hukuksal işlem yaptırmak için yazdığı mektuplar da avukatına iletilmedi.

Mektup gaspı Erdal Doğan, 30 Temmuz 2001 tarihinde Gebze Cezaevi'nden Bolu F Tipi Cezaevi'ne sevk edildi. Sevk işlemlerinin ardından cezaevi girişinde arama bahanesiyle çırılçıplak soyularak tacize uğradı. Saçları kazınarak zorla tıraş edildi ve kıyasıya dövülerek yerde sürüklendi. Feci dayaktan sonra kaburgası kırılan Doğan, avukatı Kazım Bayraktar'a mektupla olayı bildirmek istedi. Ancak Doğan'ın gönderdiği mektup bir türlü yerine ulaşmadı. Hükümlü olduğu için avukatı ile görüştürülmeyen Doğan'ın yakınları Bayraktar'a durumu bildirerek, faillerin şikayet edilmesini istedi.Bunun üzerine Bayraktar, Bolu İnfaz Hakimliği'ne yaptığı başvuruda, "Avukatlık Yasası'ndan kaynaklanan kamu hizmeti niteliğindeki görevimi yerine getirebilmem için müvekkilim Erdal Doğan'ın yazdığı mektupların CMUK'un 144. ve Avukatlık Yasası'nın değişik 2. maddesi gereğince eksiksiz ve sansürsüz olarak tarafıma ulaştırılması gerekmektedir. Ayrıca maruz kaldığı fiili saldırı nedeniyle yasa gereği doktor ya da Adli Tıp raporu alınıp alınmadığının tarafıma bildirilmesi gerekmektedir" dedi. Bolu İnfaz Hakimliği bu talebi, CMUK'un 144. maddesinin tutuklular için geçerli olduğu savıyla reddetmesi üzerine ağır ceza mahkemesine başvuran Bayraktar, cezaevlerinde hükümlü olarak bulunan kişilerin de haklarında açılma ihtimali olan tüm soruşturma ve davalar nedeniyle avukat tutma haklarının olduğunu belirtti.

İşkence Bayraktar, kişinin hükümlü olduğu takdirde daha önce verdiği vekaletnamelerin kendiliğinden geçersiz olmayacağını vurgulayarak, vekaletnamelerin vesayet hukukuna girmeyen işlerde kullanılabileceğinin altını çizdi. Cezaevi idaresince geçersiz sayılan hükümlülere ait vekaletnamelerin hükümlüler aleyhine açılan suç isnadlı cezai soruşturma ve davalarda mahkemeler tarafından geçerli kabul edildiğini ifade eden Bayraktar, mahkemelerin başka davalardan mahkûm olmuş ve hükümlü hale gelmiş kişilerin adli sicil kayıtlarını getirirken vekilliğe de karar verdiğini kaydetti. Bayraktar, gazetemize yaptığı değerlendirmede, F tipi cezaevlerinde disiplin ve idari olaylarda hükümlülerin haklarının aranmasının önüne engeller konulduğunu ifade ederek, "Kişi hak ve özgürlükleri F tipi cezaevlerinde yok sayılıyor. Üstüne üstlük hükümlülük durumunda görüştürülmediğimiz müvekkillerimizin dayak, işkence gibi uygulamalara sıklıkla maruz kaldığını yakınlarından öğreniyoruz" dedi.
www.evrensel.net