Saydam günler başladı

Saydam günler başladı

Profesyonel ve amatör fotoğrafçıların dia projelerini ortak bir zeminde buluşturmayı amaçlayan 6. Saydam Günleri, Beyoğlu İFSAK (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği), Galatasaray'daki Fotoğrafevi ve Odakule'deki Turkcell salonlarında devam ediyor.

Saydam günler başladı Koray Karaermiş Profesyonel ve amatör fotoğrafçıların dia projelerini ortak bir zeminde buluşturmayı amaçlayan 6. Saydam Günleri, Beyoğlu İFSAK (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği), Galatasaray'daki Fotoğrafevi ve Odakule'deki Turkcell salonlarında devam ediyor. Önümüzdeki pazar günü sona erecek festivalin gösterimleri ücretli; Tam: 500 bin TL, öğrencilere yarısı. Her sene bir ülkenin fotoğrafını konuk eden Saydam Günleri'ne bu yıl, son dönem Rus fotoğrafçılığının önemli isimlerinden Dmitry Ershow, 'Titreşim' başlıklı gösterisiyle konuk oluyor. 17 Ağustos depreminde yitirilen Sabri Yalım ise 'Saygı Bölümü'nde 'Çeşitlemeler' adlı gösterisiyle anılıyor. Bu yıl ilk defa yapılan 'Performans' bölümüne katılan fotoğrafçılar en çok 25 kare fotoğraf kullanarak kendi seçtikleri tema üzerinden bir olay anlatacaklar. Organizasyon komitesi üyesi Yücel Tunca ile İstanbul 6. Saydam Günleri üzerine söyleştik; Saydam Günleri bugünlere nasıl geldi? Bundan 6 yıl önce ben haftasonları saydam gösterisi organize ediyordum. Bir kültür merkezi için. O kültür merkezindeki gösterileri yaparken bu fikir doğdu bende. Neden bir platform oluşturmayalım da, bir hafta on gün boyunca çok çeşitli alanlardan, değişik fotoğraf akımlarından fotoğrafçıların gösterilerini bir arada bir festival havasında insanlara yansıtmayalım diye. Bu düşüncemi birkaç fotoğrafçı arkadaşımla paylaştım. Onlar da desteklediler bu fikri ve ilk yıl Fethi İzan, Merih Akoğul, ben ve Orhan Cem Çetin desteğiyle biz yoğun olarak girdik İstanbul Saydam Günleri'ne. Ve bu fotoğraf camiasında kabul gören bir festival oldu. Bu festival Türk fotoğrafında saydam dalının gelişmesine nasıl bir katkı sunuyor? Ülkemizdeki saydam üretiminde niteliksel bir problem var daha çok. Saydam Günleri'nin bu anlamda bir katkısı olduğunu düşünüyorum, küçük de olsa. Türkiye'de saydam gösterilerine geçmişten bugüne baktığımızda, nitelikli ve kavramsal işlerin sayısı son derece sınırlıydı ve daha çok gezi fotoğrafı ağırlıklı saydam gösterileri yapılırdı. İçerik bu noktada sadece turizme dayalı bir içerikti. Ama saydam günleriyle birlikte içeriği daha ön planda olan gösterilerin sayısı artmaya başladı. Bugün geldiğimiz noktada saydam günleri açısından baktığımızda programa, kavramsal gösterilerin sayısı seyahat fotoğrafı veya turizm fotoğrafı çerçevesindeki saydam gösterilerinden daha fazla bir hale geldi. Eğer bu bir katkı olarak değerlendirilecekse, evet bu bir katkıdır. İstanbul'un kültür ve sanat ortamında Saydam Günleri'nin yeri nedir?Türkiye'deki sanat ortamının ne yazık ki küçük bir parçasıdır fotoğraf. Biraz dışarıda bırakılmış bir parçasıdır. Daha çok içine kapalı bir camiada üretilen işlerin paylaşıldığı bir atmosfer vardır. Bunu kırmış olan birkaç fotoğrafçıdan söz edebiliriz. Bunlara isterseniz elitizmin, isterseniz popülizmin, isterseniz yetenekleri ve fotoğraflarının gücüyle bu noktaya gelmiş olsunlar diyelim, ki bence bu üçünün de örnekleri vardır. Ama bence fotoğraf, sanat ortamının bir parça dışında kalan bir durumda bugün. Saydam Günleri'ne de o fotoğraf dünyasının bir parçası olarak bakıldığında biraz daha kenarda duruyor. 6. Saydam Günleri'nin belirgin bir konusu var mı? Genel bir temamız yok, fakat bir iç bölümümüz var; çağrılı tematik bölüm. Bu bölümün adı 'kriz'. dört fotoğrafçıya kriz konusunu önerdik. Bu konunun sizdeki karşılığı nedir? 'Bunu fotoğrafla bize yansıtır mısınız?' dedik. Sami Aksoğan, Kadir Aktay, Mehtap Yücel, Özlem Doğan, bu dört fotoğrafçı dostumuzun işleriyle kriz yorumlanmış oldu. Her sene böyle bir bölümümüz var. Bu aslında saydam günlerinin bir iç teması gibi düşünülebilir.
www.evrensel.net