Elazığ Şeker

Elazığ Şeker'de tasfiye endişesi

Şeker Yasası'yla birlikte sektördeki işletmelerde özelleştirme tehdidi işçileri tedirgin ediyor.

Elazığ Şeker'de tasfiye endişesiÖzkan Zülfikar / Bülent BozkurtElazığ'daki birkaç sanayi kuruluşundan biri olan şeker fabrikasında tasfiye endişesi yaşanıyor. Özelleştirme nedeniyle işten atılmak istemeyen işçilerin tedirginliği bu yıl üretime geç başlanmasıyla daha da arttı. 1955'ten bu yana üretim yapılan Elazığ Şeker Fabrikası 1983'te 1200 işçiyle 300 bin ton şeker pancarı işleyebiliyordu. Bugün ise 650'si geçici 800 işçi çalışıyor. Geçici işçilerin sorunlarının başında özelleştirmeden kaynaklı işten çıkarılma korkusu ve koruyucu sağlık tedbirlerinin yeterince sağlanamaması geliyor. Her yıl eylül ayında mevsimlik işçiler işten çıkarıldıktan sonra üretim durdurulup fabrika revizyona alınıyor.1994'ten önce fabrika toz şekeri küp şeker haline getirerek üretime devam ediyordu. 1994'ten itibaren özelleştirme kapsamına alınan fabrikada bu uygulama durduruldu. Bu yıl ise fabrikanın ekim ayında üretime geçmesi işçileri tedirgin etti. "Acaba şeker fabrikasının durumu da tasfiye edilen Ferro Krom gibi mi olacak?" diye soran mevsimlik işçiler üretime geç başlanmasına tepkili. 17 yıldır şeker fabrikasında geçici işçi olarak çalışan Ayhan Doğaner, şu an fabrikanın normal çalışması gerekirken fueloil olmayışı gerekçesiyle işe bir ay geç başladıklarını belirterek, "Fabrikamızın kapatılmasından endişe ediyorum, fabrikamız kapanırsa işçilerin, başta 650 geçici işçinin durumu ne olacak? Biz bütün umudumuzu fabrikaya bağlamışız, fabrikamızın kapanmasını istemiyoruz" dedi.

Bütün işçiler etkilenirİşçilerden Fahri Barım da, "15 yıldır şeker fabrikasında mevsimlik işçi olarak çalışıyorum. 10 yıl önce durumumuz iyiydi. Aldığımız para az da olsa bize yetiyordu. En önemlisi işimiz bittiğinde ek iş bulma imkânımız vardı. Şimdi üç ay çalış 9 ay boş gez... Son ekonomik kriz paramızı pul ettiği gibi ek iş de bulamıyoruz. Bu işte bir bit yeniği var. Şimdiye kadar böyle bir sorun yoktu. Bunu özelleştirmenin getirdiği bir uygulama olarak görüyorum. Ferro Krom'u da böyle yaptılar. Kadrolu işçilerin durumu bizden iyidir, belli birikimleri vardır. Fakat fabrikamız özelleştirildikten sonra o arkadaşlarımız da işsiz kalacaklar" diyor.25 yıldır şeker fabrikasında mevsimlik işçi olarak çalışan Mehmet Atikkorkmaz ise medyayı eleştiriyor. "Medya, Ladin'in 33 tane çocuğu var diye haber yapıyor, bizi yapmıyor! Bu saçmalıklarla uğraşanlar, bizi niye yazmıyorlar? Biz fabrikamızın kapanmasını istemiyoruz. Biz açız aç! Fabrika kapanırsa biz ne yapacağız? Kime oy versek başımıza çıkıyor. Bahçeli, Bahçeli dedik, hepsi hırsız çıktı" diyen Atikkorkmaz da tepkisini dile getiriyor.
www.evrensel.net