Şarbon maskesiyle Irak suçlanıyor

Şarbon maskesiyle Irak suçlanıyor

Geçen cuma günü Florida'da bir kişinin şarbon mikrobuyla ölmesinin ardından, devlet yönetimi ve medya, ABD'de dehşet havası yarattı.

Şarbon maskesiyle Irak suçlanıyor11 Eylül'deki saldırılarla dehşete düşen ABD, şimdi de, "şarbon" paniğine kapıldı. Ortalıkta biyolojik saldırıya dair hiçbir kanıt olmamasına rağmen FBI, Adalet Bakanlığı, Beyaz Saray yetkilileri vd. devlet kurumlarıyla medya, bu korkuyu körüklüyor. ABD Savunma Bakanı Rumsfeld'in, "Irak'ın biyolojik silah ürettiğinden şüphe yok" sözleriyse, bunun, Irak'a saldırının zeminini sağlamaya yönelik bir "psikolojik harekât" olduğuna işaret ediyor.

ABD karantinadaTüm ABD, biyolojik ve kimyasal terör saldırılarına karşı teyakkuza geçti. Bu gündem, geçen cuma günü Florida eyaletinde Bob Stevens adlı bir kişinin ölümü ve aynı binada başka bir kişide de şarbon bakterisi tespit edildiğinin açıklanmasıyla başladı. FBI hemen olayla ilgili soruşturma başlattı. Fakat, soruşturmada biyolojik saldırıya ilişkin hiçbir kanıt olmamasına rağmen, ülke genelinde, korku ve paniğin yayılmasına sebep olan önlemler alınıyor. New York... Şehirdeki tüm hastaneler alarma geçirildi; doktorlardan zatürre, nezle ve grip benzeri hastalıklar karşısında daha dikkatli davranmaları ve hastalarda şarbon olup olmadığını araştırmaları istendi. Kent sağlık müdürlüğü sözcüsü Sandra Mullin, "Halen çok aktif bir izleme ve gözleme sürecinde bulunuyoruz" diyerek, başka bio-terörizm maddelerinin sebep olacağı hastalıklar konusunda da dikkatli olacaklarını söyledi. Merkezi Atlanta'da bulunan Salgın Hastalıklar İstihbarat Servisi'nden 30 doktorun da New York'a gönderildiği ve kentin çeşitli hastanelerinde görev aldıkları bildirildi. Bu uzmanların, "şüpheli buldukları" hastalardan örnekler alarak tahlil ettikleri kaydedildi. New York polis müdürü Bernard Kerik de, bio-terorizm konusunda FBI ile ortaklaşa çalıştıklarını, şu ana kadar herhangi bir şarbon vakası ya da tehdidine rastlanmadığını açıkladı.Long Island College Hospital hastanesi acil servis müdürü Lewis Kohl ise, hastanelerde bulaşıcı hastalıklara karşı karantina odaları oluşturulduğunu duyurdu.Kentucky... Eyaletteki Convington'da, "biyolojik saldırı endişesiyle" 200 kişinin karantinaya alındığı haber verildi. Karantina, bir vergi dairesinde, çalışanlardan birinin içinde "beyaz renkli, esrarengiz bir toz" bulunan bir zarfı açmasının ardından başladı. Görgü tanıkları, mektubu açan görevlinin vücudunun plastik bir maddeyle kaplanarak hastaneye kaldırıldığını kaydetti...Ohio... West Chester'de bulunan bir restoranda da çalışanlar karantinaya alındı. Buna gerekçe olarak da, "bir kişinin içinde sıvı madde dolu bir kavanozu restorana bırakması" gösterildi. Yine Ohio eyaletine bağlı Cincinnati'de vergi dairesi, "içinde yapışkan bir madde olan bir mektup" yüzünden kapatılırken, 3500 kişi karantinaya ve tüm mektuplar incelemeye alındı. Bir kadın ise, hemen fıçı benzeri bir kutunun içine sokuldu, elbiseleri çıkarıldı ve plastik bir maddeyle sarılarak hastaneye kaldırıldı. Bütün bunlar olduktan sonra, vergi dairesi yetkilileri, 20 milyon kişinin vergi işlemlerini yürüten merkezin, son 5 yıl içinde 20 benzer olayla karşılaştığını, durumun biyolojik bir saldırı olmayabileceğini belirttiler...Washington... Başkentte ise, metroda polisle itişen silahlı bir adamın elinden bir kavanoz düşürdüğü, kırılan kavanozda biyolojik saldırı maddesi olabileceği gerekçesiyle, o sırada metroda bulunan 15 kişinin de karantinaya alındığı belirtildi. İtfaiyeye bağlı ekipler koruyucu plastik elbiselerle kapatılan metro istasyonunda araştırma yaptı ama ne gözaltına alınan adamın polisle itişme sebebi, ne de kavanozun içindeki maddenin ne olduğu hakkında bir açıklama yapıldı...

Dehşeti körüklüyorlarHenüz biyolojik terörün söz konusu olduğuna dair hiçbir somut belirti yokken, medyanın ve resmi yetkililerin parmakları, Irak'ı işaret etmeye başladı. Savunma Bakanı Rumsfeld, "Irak'ın kimyasal ve biyolojik silahlar üzerinde çalıştığından hiçbir şüphe yok" dedi. Beyaz Saray Genel Sekreteri Andrew Card, televizyonda "Halkı alarma geçirmek istemem ama..." dedikten sonra şunları söyledi: "Biliyoruz ki Usame Bin Ladin'in ağı gibi diğer terör örgütleri de biyolojik ya da kimyasal saldırı yapma olanaklarına sahipler." Card, Amerikalıları çok dikkatli olmaya çağırmayı, ilaç ve özel aşı stoğunun artırılacağını eklemeyi de ihmal etmedi. Adalet Bakanı John Ashcroft, "Biz bu olayları çok ciddiye alıyoruz. Sağlık uzmanlarıyla birlikte bakterinin kaynağını tespit etmeye çalışıyoruz" dedi; fakat, ismi açıklanmayan bir yetkili ise "Eğer suç olduğuna ilişkin fikir edinirsek, kanıtlar saklanacak ve soruşturma buna göre genişletilecek" diye konuştu. Bu açıklama, Ladin hakkındaki -kamuoyuna sunulmayan- "kanıtları" hatırlatıyor. Amerikan medyası da, toplumda terör ve dehşet havasını canlı tutmak için elinden geleni yapıyor. Ladin'in, Afganistan'a yönelik saldırının hemen sonrasındaki, "Amerikalılar'ın kendilerini güvende hissedemeyecekleri" şeklindeki konuşması sıkça hatırlatılırken, "6 bin kişiyi öldüren terör örgütünün, biyolojik saldırıyla 600 bin kişiyi de öldürebileceği" yorumları yapılıyor; ve bunlara "ABD'nin ücra bir köşesinde tarım uçaklarının kaybolduğu", "Los Angeles metrosunu kullanan yolcuların baş dönmesi ve görme bozukluğu şikayetleri" gibi haberler ekleniyor. Bu furyanın başını Newsweek ve Time çekiyor. "Psikolojik harekât" düşüncesini gündeme getiren en önemli bilgi ise şu: Florida'da Bob Stevens'ın ölümü ve bir kişide şarbon bakterisi tespit edilmesiyle gündeme gelen binada The Sun, The Globe gibi tabloid gazeteler bulunuyor. Bu gazeteler, provokatif ve uydurma haberleriyle tanınıyor. Stevens da, The Sun gazetesinin fotoğraf editörüydü. Öte yandan, elde edilen şarbon türünün "zayıf, penisiline dayanıksız" olduğu açıklanıyor. Böyle bir şarbon türünün "biyolojik terör"de kullanılmasının hiçbir anlamı yok. Dahası, bu zayıflıktaki şarbon türleri doğada ve laboratuvarlarda bolca bulunuyor...
www.evrensel.net