Pirelli'de işçi kıyımına öfke

Pirelli işçileri, savaş ve kriz gerekçesiyle 42 arkadaşlarının işten çıkarılmasına tepki gösterdi. Sabah işbaşı yapmayarak fabrika içinde toplanan işçiler, "Direne direne kazanacağız" sloganı atarak yürüyüş yaptı.

Pirelli'de işçi kıyımına öfkeTürk Pirelli işçileri, savaş ve kriz gerekçesiyle 42 arkadaşlarının işten atılmasını protesto etti. İzmit'in Köseköy Beldesi'ndeki Türk Pirelli Lastikleri AŞ'ye ait fabrikada çalışan işçiler, sabah iş kartlarını basarak fabrika içinde toplanmaya başladılar. Sayıları 1000'i bulan işçilere burada açıklama yapan Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Vahdettin Karabay, fabrika yöneticileriyle yaklaşık 2 saat süren görüşmeden olumlu sonuç alamadıklarını söyledi.Fabrika yetkililerinin, ekonomik kriz nedeniyle üretimi kısma kararı aldıklarını söylediklerini aktaran Karabay, "Bu nedenle bazı işçilerin kıdem tazminatlarının verilerek işten çıkarıldığını bildirdiler.Oysa işten çıkarmalar sorunu çözmeyecek, aksine büyütecektir. İşçiler, ülkemizde yaşanan ekonomik kriz nedeniyle büyük fedakârlık göstermişlerdir. İşçi, hem toplusözleşmede hem de yapılan protokolde büyük fedakârlık göstermiştir. İşveren ise bunu görmezlikten gelmektedir. İşçi ve sendika burada kötü niyetli değil. Biz fabrikanın yaşaması için üzerimize düşen görevi yerine getirdik" dedi. Amaçlarının fabrikada üretimi durdurmak veya fabrikayı işgal etmek olmadığını belirten Karabay, "Keşke kısa sürede anlaşma sağlansa da fabrika harıl harıl çalışsa. Ancak, haksız olan bir şeye de tepki koymak zorundaydık. Sorunlar büyürse, bundan iki taraf da zarar görebilir. İnşallah bu tepkimiz iyi niyet görür" diye konuştu.

İşçiler "direniş" dediBu sırada Karabay'ın sözünü kesen bir işçi, krizin ve savaşın faturasının işçilere çıkarılamayacağını vurgulayarak, tepki gösterilmezse işten atmaların artacağını söyledi. Direnişe geçilmesi gerektiğini belirten işçiye diğer işçiler de alkışlarla destek verdi. İşçilerin tepkisi üzerine eylem kararı sendika tarafından oya sunuldu ve işçiler ezici bir çoğunlukla eylem kararı aldılar. İşçiler oylamadan sonra kortej oluşturarak fabrika önüne doğru yürüyüşe geçtiler. Yürüyüş sırasında, "Direne direne kazanacağız", "Yaşasın sınıf dayanışması" sloganları atan işçiler, işçi kıyımının durdurulmasını istediler. Üretimi yüzde 75 oranında düşüren işçiler, fabrikayı terk etmeme kararı da aldı. İşçi aileleri de eşlerine destek vermek amacıyla fabrika kapısına gelirken, jandarmanın fabrikayı ablukaya aldığı bildirildi. EMEP Kocaeli İl Başkanı Ali Rıza Omurtağ, ekonomik krizi bahane eden patronların toplusözleşme hükümlerini çiğneyerek sendikaları yok etmek istediğini söyledi. Kocaeli ilinde son birkaç gün içinde 7 tersane işçisinden sonra Pirelli'de de 42 işçinin işine son verildiğini hatırlatan Omurtağ, "Bir kere daha görüldü ki savaş emekçiler için ölümdür, açlıktır, işsizliktir ve sefalettir" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Soruşturma gerginliğiSavaş Velioğluİstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörlüğü 2001-2002 eğitim ve öğretim yılına, 24 öğrencisine soruşturma açarak başladı. 24, 25 ve 26 Eylül 2001 tarihlerinde İTÜ Maçka Kampüsü Dil ve İnkılap Tarihi Bölümü'nde gözaltına alınan 24 öğrenci hakkında, "Eğitim ve öğretimi engellemek, kayıt yapmak isteyen öğrencileri idareye karşı toplu eyleme zorlamak ve bölüm başkanına fiili saldırıda bulunmak" iddialarıyla soruşturma açıldı. Haklarında soruşturma açılan öğrenciler, İTÜ Rektörlüğü'nün, hazırlık sınıfı öğrencilerinden harç ve 180 milyon lira kayıt ücreti istediğini belirterek, "180 milyon lirayı hangi amaçla aldıklarını söyleme gereği bile duymadılar" dediler. Kayıt yaptırmaya çalışan öğrenciler ile velilerine, bu paranın haksız yere alındığını ve vermek zorunda olmadıklarını anlattıklarını söyleyen İTÜ öğrencileri, bu sırada okul yönetiminden Muhammed Şahin adlı kişinin kendilerine küfürler ve hakaretler savurduğunu, ardından da hedef gösterdiği polislerce dövülerek, gözaltına alındıklarını kaydettiler.

Öğrenciler tehdit edildiÜniversitedeki baskıcı uygulamalar ve son gelişmelerle ilgili değerlendirmede bulunan Makine Mühendisliği öğrencisi Alper Karanlık, soruşturmalara karşı imza kampanyası başlattıklarını vurgulayarak, "Asıl suçlunun üniversite yönetimi olduğunu biliyoruz. Bizler de yönetim hakkında dava açtık ve Muhammed Şahin ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Haklı olduğumuzu bildiğimiz için mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğiz" dedi.Meteroloji Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi Onur Karakaş ise, suç işlemediklerini belirterek, yaşadıkları olayı şöyle anlattı: "24-25-26 Eylül tarihlerinde Maçka Kampüsü'nde hazırlık sınıfının kayıtları vardı. Hazırlık öğrencilerinden kayıt sırasında harçların yanı sıra, fazladan 180 milyon lira alınıyordu. Öğrencilerin yönetime dilekçe yazarak bu parayı vermeme hakkı bulunuyor. Bizler de velilere böyle bir haklarının olduğunu anlatmak için kampüse gitmiştik. Bizler velilere bu olayı anlatırken okul yönetiminden Muhammed Şahin sivil polislerle geldi ve bizleri tehdit etmeye başladı. Kimliklerimizi topladı ve bizleri okuldan dışarıya çıkarttı. İkinci gün tekrar okula gittiğimizde Muhammed Şahin yine polislerle birlikte geldi. Polisler bizlere saldırdı ve hepimizi gözaltına aldı." Gözaltında dövüldüklerini söyleyen Karakaş, daha sonra da kaldıkları yurtlara baskınlar düzenlendiğini anlattı.

Baro dava açtıGözaltına alınan öğrenciler hakkında, Rektör Yardımcısı Ekrem Ekinci'nin başkanlığında soruşturma açıldığını belirten Karakaş, "Soruşturma eğitim ve öğretimi aksattığımız gerekçesiyle açılmış. Bence eğitimi bizler değil, bizi gözaltına alan ve aldırtanlar engelliyor. Yönetim kayıtlarda 180 milyon fazladan para istiyor, bu parayı ödeyemeyen öğrencilerin eğitimi engelleniyor. Bizler de soruşturmalara karşı okulumuzda imza kampanyası başlattık. Demokratik kitle örgütleriyle birlikte üniversite yönetimiyle görüşeceğiz. Gözaltına alınan bütün arkadaşlarımız, İstanbul Barosu aracılığıyla Muhammed Şahin hakkında suç duyurusunda bulundu. Bir de baro, öğrencilerinin can güvenliğini koruyamadığı için Muhammed Şahin hakkında ayrı bir suç duyurusunda bulundu" bilgisini verdi.

İş göremez raporuMaçka Kampüsü'nde Muhammed Şahin ve sivil polislerin saldırısına uğradıklarını kaydeden Elektrik Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi Ali Ergin Demirher ise, gözaltına alınırken kafasına telsizle vurulduğu için 5 gün iş göremez raporu aldığını ifade etti. Karakola götürülürken de dövüldüklerini vurgulayan Demirher, "Muhammed Şahin, daha sonra kendisini dövdüğümüzü iddia ederek hakkımızda suç duyurusunda bulundu. Kendisinin hiçbir raporu yok, aksine bizlerin raporları var. Gözaltına alındığım gün izinsiz bir şekilde yurt odam arandı. Odamdaki bütün kitaplarıma ve ders notlarıma el koydular. Ben de yaşanan bu olayların ardında üniversite yönetimi hakkında suç duyurusunda bulundum." diye konuştu.Öğrenciler, baskılara boyun eğmeyeceklerini ve haksız uygulamalara karşı mücadelelerini sürdüreceklerini anlattılar.
www.evrensel.net