Akhisar tütünü ölüyor

Akhisar tütünü ölüyor

Yıllardır tütünle geçimini sağlayan Akhisarlı üreticilerin tütün serüveni bitmek üzere. Krediler, artan ilaç fiyatları, otomatik mazot zamları, gübre fiyatları ve uzaktan getirilen su üreticinin boynunu çoktan bükmüş.

Akhisar tütünü ölüyorBülent KılıçÜretimi Cumhuriyet öncesinden bu yana yapılan Akhisar tütünü son birkaç yılda adeta bir dönüm noktası yaşıyor. Biz her ne kadar dönüm noktası desek de Akhisar üreticisi bunu ölüm noktası olarak yorumluyor. Pamuk, mısır, domates, tütün gibi ürünlerin öncelikli olarak yetiştirildiği Akhisar ovasında yetiştirilmesi en zor ürün ise tütün... Yılın on iki ayı durmaksızın mücadele ettiklerini söyleyen üreticilerin kazandıkları para bankadan ve kooperatiften aldıkları krediyi ödemeye dahi yetmiyor. TEKEL'in özelleştirilmesi hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, özelleştirmenin fabrikalara olduğu kadar üreticiye de etkisi yıkıcı olacağa benziyor. Üretim miktarına koyulan kota, düşük tutulan alım fiyatları, başta mazot olmak üzere gübreye, ilaca getirilen zam, tankerlerle taşınan su üreticiyi üretici olmaktan tüketici olmaya doğru sürüklüyor.

Amerika'nın parmağı Ağustos ayı sonunda kırılan tütünler kurutulmanın ardırdan balyalanmak için depolarda bekletiledursun, bizim ilk adresimiz tütüncülerin yoğun olarak bulunduğu Dışkahveler oluyor. On dönüm arsada yılda yaklaşık birbuçuk ton tütün yetiştiren Mehmet Özsöğüt, daha önceki yıllarda yüz kilonun üzerinde tütün yetiştirdiğine dikkat çekiyor. Bu sene verilecek fiyattan umudunu kesmiş olan Özsöğüt, "borcunuz var mı" sorumuza ise şu cevabı veriyor: "Borçsuz çiftçi mi olur sanıyorsun, bir senelik kredim benim birkaç yıllık ürünümü götürdü." Tütün üretiminin bu hale getirilmesi karşısında şaşkın olduklarını belirten Özsöğüt, ne iş yapacaklarını, nasıl yaşayacaklarını bilmediklerini aktarıyor. Memleketin kuruluşundan bu yana tütüncülükle geçindiklerini belirten Özsöğüt, "Savaş zamanlarında dahi burda tütün ekilmiş, fakat şimdi tütün istenmez hale gelmiş" diyor. Devletin zarar ettiği gerekçesiyle üretimin bitirilmek istendiğini söyleyen Özsöğüt, kendisinin buna inanmadığını, bu işin altında Amerikan sigara fabrikalarının parmağı olduğunu vurguluyor. Kişi başına koyulan kotadan şikayetçi olan Özsöğüt, zamanında yüz tonluk ekerken şimdi kendisinden altıyüz kilo tütün ekmesini istemelerinin çelişkisine vurgu yapıyor.

Başımıza ne gelecek?Ekim alanı otuz dönümü bulan Hasan Duran, kendi traktörüyle çalışıyor. Kendi traktörüyle çalışması da ona avantaj sağlamıyor. Çünkü üretimini bitiren en önemli etkenlerden biri de mazota gelen otomatik zamlar. Kooperatiflerden kredi alarak üretimi yürüttüklerine dikkat çeken Duran, paradan ziyade borç biriktirdiğini söylüyor. Kendisinin geçimini sağlamak için beş ton tütüne ihtiyacı olduğunu belirten Duran'a uygulanan kota birbuçuk ton. Çıkartılan tütün yasasından da tam haberdar olmadıklarını söyleyen Duran, "Açıkçası başımıza neler gelecek ondan da bihaberiz" diyor. Aslına bakarsanız konuştuğumuz bu dakikalarda benim tarlayı bir sonraki ekim zamanına hazırlamam gerekiyor" diyen Duran mozotun yüksek fiyatından dolayı vaktini kahvede geçirmek zorunda kaldığını aktarıyor. Ellibir yaşında olan Duran kendisini bildi bileli bu işle uğraşıyor. Artık bittiklerini, mağduriyetlerinin had safhada olduğunu söyleyen Duran 'ne yapacaksınız' sorumuzu şöyle yanıtlıyor: "Biz yapılması gerekeni zamanında yaptık, Salihli'de protesto gösterisi yaptık; ancak bizi odunlarla, sopalarla dövdüler, hakkımızı aramamıza izin vermediler" Duran'ın seslerini hükümete duyuramadıkları sözlerineyse yan masadan şöyle bir cevap geliyor. "Aslında çok iyi duyuyorlar da kulak tıkıyorlar."Kooperatiflerin artık eski işleyişlerini kaybettiğini söyleyen Duran, eskiden yüzde ellinin altında olan faizlerin şimdi yüzde yüzün altına inmediğine dikkat çekiyor. Kooperatiflerden şikayetçi bir diğer tütüncü Kavakalan muhtarı. Kooperatifte fazladan borçlar çıkarıldığını söyleyen muhtar, birkaç defa müfettiş gelmesine rağmen, kooperatifin üreticiyi soymaya devam ettiğini söylüyor.

Hayvancılıkta para yokTütünün para getirmemesinden dolayı hayvancılık yapmaya başladığını söyleyen Recep Uysal ise, hayvancılıktan da umut beklenmemesi gerektiğini anlatıyor. Geçen sene yüzseksen bin liraya verdiği sütü bu sene yüzaltmışa verdiğini belirten Uysal, içme sularını dahi tankerle aldıklarını söyleyerek, hayvanları ve tarlayı sulamanın imkânsızlığından bahsediyor.
www.evrensel.net