Savaş masumları öldürür

Savaşta yakınlarını kaybeden, yurtlarından olan Çeçen mülteciler, açlığı ve yoksulluğu halkın yaşadığını ifade ederek, "Savaşın sonuçlarını bilseler en kötü insanlar bile savaşı çıkartanlara karşı savaşır" diyor.

Savaş masumları öldürürJülide Kalıç / Ziya ÖzışıkOnlar sefaleti, yokluğu, yoksulluğu, açlığı yaşadılar. Büyük acıların tanığı oldular. Üzerlerine bombalar yağdı; sevdiklerini, eşlerini dostlarını kaybettiler. Başka yerlere daha önce çöken kara bulut, bu kez onların gökyüzüne musallat olmuştu. Başka hiç bir yerde, tanımadıkları insanların dahi görmesini istemeyecek kadar iyi tanımışlardı, bu kara bulutu... Kara bulutun adına "Savaş" diyorlardı. Kara bulut Çeçenya'ya çöktü. "Savaş" diye haykırıyordu birileri.Savaş mağdurları Çeçen mülteciler, ülkelerinin üzerinde bu illetin çanları çalmaya devam ederken, oraları bırakıp gelmenin hüznüyle çok uzak bir yerden, Türkiye'den, gözünü kan bürümüşlerin suçsuz insanların üzerine çökerttiği kara buluta bir kez daha lanet okuyorlar şimdi. "Biz yaşadık, belki bu anlatılamaz ama bildiğimiz tek şey savaşın insanların hayatını mahvettiği. Savaş her zaman suçsuzları, emekçi halkı öldürür."

Dağ yolundan göçBilal Takayev, Taus Ulubayev, Salih Yener, Seyit Muhammed, Jana Muskanova, Turpal Özdemir. Çeçenya'daki savaşın ardından tutmuşlar göç yolunu. Türkiye'ye, TCDD Fenerbahçe Kampı'na gelene kadar hayli zorluklardan geçmişler. "Rusya bütün yolları kapatmıştı. Bir tek İnguş'a gidebiliyorduk. Oraya birçokları gidebildi, ama sonra orayı da kapattılar. Dağıstan zaten kabul etmedi. Bir tek yol kalmıştı geriye, o da Gürcistan üzerinden dağ yolu."Yaya gelmişler kilometrelerce yolu. Niceleri o dağ yolunda soğuktan, kimi de uçurumlardan düşerek can vermiş. Hayatta kalanlar içinse en zoru, yaralıları taşımak olmuş. 2 yıla yakındır 180 kişi yaşıyorlar kampta. Hâlâ da gelenler var. Yoklukları sürüyor. Çocukların açlıkları da... Kimi adını hiç duymadıkları hastalıkların pençesinde. Çocuklar okula gidemiyor.

'Bir kez görüp gelelim'Savaşın yarattığı tüm acılara bir yenisi eklenmiş; memleket hasreti. Henüz dokuz yaşındaki Turpal bile bu hasretten nasiplenenlerden; "İkinci sınıftaydım. Okulumu, arkadaşlarımı özledim. Evime bir an önce dönmek istiyorum. Savaş istemiyorum." Turpal'ın bu sözlerini duyan büyükleri lafa giriyorlar, anlattıklarına göre Turpal'ın küçük kardeşi annesine sormuş; "Evimize bir gidip görüp gelsek olmaz mı?" Annesi yanıtlamış; "Evimizi bombaladılar görecek bir şey kalmadı ki." Yaşının henüz dört olduğunu söyledikleri çocuk, atılmış yeniden: "Olsun, yine de bir kez görüp gelelim."

'Biz emekçi halkız'Jana Muskanova ve Taus Ulubayev. Savaş mağduru kadınlar... "Saldırı birdenbire başladı. Hiçbir ilgimiz yokken biz terörist ilan edildik. Çocuklarımıza bile terörist dediler" diye başlıyorlar sözlerine. Eşlerini, çocuklarını, babalarını kaybetmenin acısı yüreklerinde. Bir anlam veremiyorlar yaşadıklarına; "Onlardan hiçbir isteğimiz yoktu. Biz sadece emekçi halktık."Çocukların hâlâ helikopter seslerinden etkilendiğini söylüyorlar. Bu insanlık dramınını nasıl iliklerine kadar hissettiklerini de şöyle dillendiriyorlar: "Hiçbir anne yoktur ki oğularından biri savaşta ölmemiş. Savaşın sonuçlarını bilseler en kötü insanlar bile savaşı çıkartanlara karşı savaşır."

Savaş her yerde kötüEdindikleri acı deneyimler çoktan savaşı "lanet okunası" olarak tanımlamalarına yetiyor. Nerede olursa olsun. "Teröre karşı ortak mücadele" çığırtkanlığı ardında nice suçsuzun öldürüleceğini biliyorlar. Akıllarına önce kendi toprakları geliyor: "Amerika'ya saldırıyla başlayan savaş sürecinin Çeçenya'ya çok büyük etkisi var. Barış görüşmelerinin yapılması bekleniyordu. Barış görüşmelerini durdular. Birkaç gün önce tekrar 15 yerden saldırıda bulunmuşlar."Hiç görmedikleri, tanımadıkları topraklar için kaygılarını anlatıyorlar sonra: "Biz bunun sonuçlarını gördük. Savaş her yerde kötüdür. Afganistan'daki savaş, yine fakir halkı vuracaktır. Afganistan kendi iç sorunlarıyla uğraşırken, güçlü ülkeler kendi çıkarları için bu savaşı başlatıyorlar. Ama olan gene emekçi halka olacak. Amerika'da yaşananları savaşı görmüş insanlar olarak kınıyoruz. Ancak herkesi suçlu görmemek lazım. Sadece terörist dediklerini cezalandırsınlar. Savaşın her türlüsüne biz karşıyız. Nerede olursa olsun. Suçsuz insanların ölmesini hiçbir zaman istemeyiz biz. Buradaki her aile acısını biliyor savaşın. Hiçbir yerde savaşın olmasını istemiyoruz."
www.evrensel.net