'Tek bir isteğim var: Yaşamak'

EMEP'in Lüleburgaz mitingine katılanlar, savaşa, işsizliğe, yoksulluğa ve açlığa karşı olduklarını açıkladılar; bir de taleplerini dillendirdiler; yaşamak taleplerini...

'Tek bir isteğim var: Yaşamak'Rojda İldan"Yaşamak istiyorum." Yaşamak talebini bizlere dile getiren, ABD tarafından üzerlerine yağdırılan bombaları, sinema izlermiş havasıyla canlı yayında televizyonlardan islediğimiz bir Afganistanlı değil. Hakim olamadığı gözyaşlarıyla bize bu talebini dile getiren, Hüsnü Dikici. Hüsnü Dikici, koluna giren üretici köylü tarafından "O taşeron işçisi, onunla konuşun" denilerek yanımıza getiriliyor. Yer, Lüleburgaz Otopark Alanı. EMEP'in savaşa, işsizliğe, yoksulluğa ve açlığa karşı düzenlediği mitinge katılmış Dikici. Hüsnü Dikici, bir çimento fabrikasında çalışıyor. Fakat taşeron firmaya yani 'müteahhide' bağlı olarak. Hüsnü Dikici, çalışıyor, üretiyor, onun ürettiği satılıyor, patron para kazanıyor. Dikici, patrona para kazandıran. Kazandırdığı kadarı dönmüyor ama ona. Satılanlardan gelde edilen gelir ona geri gelecekken, aracı kuruma takılıyor. Aracı kuruma taşeron deniliyor fabrikada. İşçiler, taşeron firma müdürü terimini kullanmıyorlar, 'müteahhid' diyorlar başlarındaki kişiye. Patrondan gelen para müteahhide takılıp, bir daha elekten geçerek geliyor onlara. Dikici'nin aldığı aylık, küsüratıyla birlikte 122 milyon Türk Lirası. Fabrika işçisinin aldığı ise, bunun en az iki katı. Hal böyle olunca, kendini fabrikada çalışırmış gibi hissetmiyor Dikici, "Fabrikada çalışmak istiyorum" diyor.

'Sığınmacıyım' Dikici, uzun yıllardan beri 'sığınmacı' olarak yaşıyor. 'Sığınmacı' onun farkında olmadan kullandığı kelime. Nerelerde yaşadığını sorduğumuzda "Önce İstanbul'a sığınmıştım, sonra Babaeski'ne sığındık, orda da olmadı Lüleburgaz'a geldik" diyor. Şimdi 'sığınmacı'lığını, mitinge katıldığı Lüleburgaz'ın Kaynarca Köyü'nde sürdürüyor Dikici. Ülkelerinde baskıyla yaşayanlar başka ülkelere gittiklerinde sığınmacı olurlar. Oysa İstanbul da, Babaeski de, Lüleburgaz da, Lüleburgaz'ın Kaynarca Köyü de Dikici'nin yurdunun yani memleketinin toprağı... Dikici, "Aldığım parayla geçinemiyoruz. Evde üç kişiyiz. Bir ben çalışıyorum, bakamıyorum evdekilere" diyor. Üç kişiden biri kendisi, diğeri karısı, diğeriyse askerde olan kardeşinin karısı. Kardeşi, askerde. Dikici'ye, sesini yükseltmek, öfkesini haykırmak için geldiği bu miting alanında, ne istediğini soruyoruz: "Herşey bu kadar zor olmasın istiyorum." Dikici, bunun söyledikten sonda gözleri doluyor, başını önüne eğiyor, gözyaşlarına hakim olmaya çalışıyor: "Tek bir isteğim var, yaşamak!"
www.evrensel.net