Her yerde protesto

Amerikan-İngiliz saldırganlığı, birçok ülkede şimdiden protestolarla karşılandı. En şiddetli protestolar Pakistan'da yaşandı.

Her yerde protestoABD ve İngiltere'nin yoksul Afgan halkı üzerine yüzlerce füze ve bomba yağdırması, tüm dünyadan tepki topladı. Batı ülkelerinde savaş karşıtları zaman yitirmeden sokaklara inmeye başlarken, bütün gözler Pakistan'a çevrilmiş durumda. Pakistan cuntası, saldırıyı protesto eden kitlelere karşı terörist yöntemlere başvuruyor. Polis saldırılarında şimdiye dek bir kişi vurularak öldürüldü. Afganistan'a yönelik askeri saldırı başta Pakistan olmak üzere bütün dünyada geniş tepkilere neden oldu. Pakistan'ın batısındaki Kueta kentinde saldırıyı protesto eden binlerce göstericiye polis ateş açtı. Saldırıda 1 kişi öldü, 26 kişi yaralandı. Ancak protestolar polis ateşiyle sona ermedi. Kızgın göstericiler, Kueta havaalanı yakınlarındaki BM binalarını ateşe verip yağmaladı. Olaylar sırasında bir BM aracı yakıldı, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) bürolarının da camları kırıldı. Eylemlerin, camilerde saldırıya karşı direniş çağrıları yapılmasının ardından başladığı, kentte en az 3 ayrı yerde, öğrencilerin de sokaklara döküldüğü görüldü. Binlerce Kuetalı, birleşerek, kentin lüks binalarından Serena Otel'e doğru yürüyüşe geçti. Lastikleri ateşe veren ve polisi taşlayan göstericiler, "Amerika'ya ölüm" sloganları attı.

Peşaver'de polis terörüAfgan mültecilerin nüfusun büyük bir bölümünü oluşturduğu sınır kenti Peşaver'de de polis halka acımasızca saldırdı. Saldırılar sırasında insanların parmaklarının koptuğu görüldü. Göstericilerin polise taş ve sopalarla karşı koymaları ve lastik yakmaları üzerine, polis gaz bombası kullanmaya ve havaya ateş etmeye başladı. Görgü tanıkları, çoğunluğu genç olan göstericilerin, şehir merkezine uzanan anayolu kapatma girişiminde bulunduğunu ve polisin, göz yaşartıcı bomba kullanarak eylemi dağıttığını söyledi.

İslamabad karışacakPakistan'ın başkenti İslamabad'daki büyük caddelerden Cinnah'ta toplanan bir grup, ABD ve cunta şefi Pervez Müşerref aleyhine sloganlar attı. Kırmızı Cami etrafında toplanan bir grup gösterici ise, ABD Başkanı George Bush'u temsil eden bir kuklayı ateşe verdi.İslamabad'taki gösterilerin, Pakistan toplumu üzerinde güçlü ekileri olduğu bilinen medrese ve cemiyetlerin liderliğinde düzenlememesi de dikkati çekti. Göstericilerin çoğu kendi inisiyatifleriyle biraraya geldiği gözlendi. İslamabad yakınlarındaki Ravalpindi kentinde de kısa süreli bir gösteri yapıldı. Kentte bugün daha geniş çaplı bir gösteri yapılması bekleniyor.

Filistin polisi kan döktüİşgal altındaki Filistin topraklarında da, ABD karşıtı gösteriler yapıldı. Ancak Filistin yönetimi, ABD'nin gözüne girmek uğruna kendi halkına karşı durdu. Yaser Arafat'a bağlı polis birlikleri, Gazze'de sokağa dökülen binlerce kişinin üzerine ateş açarak iki kişiyi öldürdü. Saldırıda birçok Filistinli de yaralandı. Arafat yönetiminin ise, ABD karşıtı gösterileri yasakladığı öğrenildi.

Avrupa'daki eylemlerABD'nin birinci müttefiki İngiltere'nin Başbakanı Blair saldırıyı sürdürmekte kararlı olduğunu açıklarken, Başbakanlık konutu çevresinde ve İngiltere'nin birçok kentinde gösteriler düzenlendi. Saldırının başladığı saatlerde Blair'in konutu önünde toplanan iki yüz kişi trafiği bir süre durdurarak savaş karşıtı sloganlar attı. Saldırıları protesto eden grup daha sonra parlamento binasına ve Kraliyet Sarayı'na yürüdü. Buralarda yaşanan polis müdahalesinde birçok kişi göz altına alındı ve yaralananlar oldu. Londra'daki eylemlerin uzun süre devam ettiği belirtilirken, Sheffield, Nottingham, Walsall ve Leeds kentlerinde de eylemler düzenlendi. bu gösterilerde her gün yeni eylemlerin düzenleneceği dile getirildi.Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da, ABD Başkonsolosluğu'nun önünde bir gösteri düzenlendi. Savaş karşıtlarının düzenlediği eylemi, Lahey, Groningen, Utrecht ve Rotterdam kentlerindeki gösteriler takip etti.İtalya'nın başkenti Roma'da yüzlerce kişi, Afganistan'a yönelik saldırıyı protesto etti. ABD Büyükelçiliği'ne doğru yürüyen yaklaşık 3 bin savaş karşıtının ellerinde Filistin bayrakları olduğu görüldü. CUB, RDB ve Cobas adlı işçi sendikalarının üyeleri de, alanlara dökülerek, ABD'yi protesto etti.Almanya'da Berlin, Münih, Köln, Hamburg, Krefeld kentlerinde gösteriler düzenlendi.

Güney Kore-EndonezyaGüney Kore'nin başkenti Seul'de de 80 genç, ABD emperyalizmini protesto etti. Eyleme işçiler ile insan hakları örgütleri damgasını vurdu. Endonezya'nın başkenti Cakarta'daki Amerikan Büyükelçiliği dışında yaklaşık 200 öğrenci, Afganistan operasyonunu protesto amacıyla gösteri yaptı. Göstericiler "Amerika en büyük şeytan", "Gerçek terörist Amerika" şeklinde sloganlar attılar. Büyükelçiliğin tel, su püskürtme kamyonu ve yüzlerce polis tarafından korunduğu, yaklaşık 50 zırhlı aracın, büyükelçiliği devlet başkanlığı sarayından ayıran parkta mevzilendiği belirtildi.

Yunanistan'da bugün Yunanistan'ın başkenti Atina'da, Sol İttifak Partisi Sinaspismos'un çağrısı ve çeşitli sol örgütlerin katılımı ile bugün savaş karşıtı bir gösteri düzenlenecek. Sinaspismos'un açıklamasında, "New York'taki masum kurbanların kanları, Afganistan'daki masumların kanlarıyla yıkanmaz" ifadesi kullanıldı.

HindistanMısırHindistan'ın doğusundaki Kalkuta kentinde de, ABD aleyhinde gösteriler yapıldı. Kalkuta'daki Amerikan Merkezi önünde toplanan Hindistan Sosyalist Birlik Merkezi'nin üyeleri, ABD'nin, uluslararası terörist Usame Bin Ladin'in 11 Eylül'de New York ve Washington'a düzenlenen saldırıların arkasında olduğunu gösteren kanıt sunmadan harekat başlatma kararını protesto ettiler.Sayıları bini bulan göstericiler, ABD Başkan George Bush'un kuklasını yakarak, Afganistan'a düzenlenen harekatı protesto etti. Hindistan'ın Cammu Keşmir eyaletinde de bir grup genç, operasyonu protesto amacıyla bazı dükkânları taşlarken, üniversite öğrencileri de gösteri düzenledi. Mısır'da, ABD'nin Afganistan'a yönelik harekatını "İslam'a karşı savaş" olarak niteleyen binlerce öğrenci, protesto gösterileri düzenledi. Öğrenciler, ABD ve İngiltere aleyhinde sloganlar attı. Mısır'ın kuzey kesimindeki 6 üniversitede 14 binden fazla öğrencinin gösterilere katıldıkları bildirildi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Alemdaroğlu'na yanıtSavaş VelioğluBaskıcı uygulamaları nedeniyle çok sayıda öğretim üyesinin üniversiteden ayrılmasına neden olan ve sık sık protesto edilen İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu, kendisini 'özgürlükler'in hamisi ilan etti. Alemdaroğlu, üniversitenin açılış töreninde yaptığı konuşmada, öğrencilerin taleplerini ve düşüncelerini özgürce dile getirebildiklerini öne sürdü. Konuşması, kitapçık haline de getirilen Alemdaroğlu, şu söylemde bulunmuştu: "İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin amaç ve hedefi, yalnız derslerde başarılı olmak değil, ülkemizin ve dünyanın sorunlarına karşı duyarlılık gösteren, irdeleyen, arştıran, sosyal kültürel etkinliklerle düşünce yapısını geliştiren bir anlayışa ve yapıya sahip olmaktır. Öğrencilerimizin düşüncelerini özgürce ifade etmek, çatışma ve şiddete başvurmadan istek ve dileklerini yönetime aktarmak konusunda çok büyük adımlar attıklarına tanık olmaktayız."

Lütuf değilAlemdaroğlu'nun bu iddiasını öğrencilere sorduk ve şu yanıtları aldık:Serhat Yakar (İnşaat Mühendisliği 2. Sınıf): Rektörümüzün iddia ettiğinin aksine, üniversitemizin öğrencileri taleplerini, düşüncelerini rahatça dile getiremiyor. Üniversitemizin açılışına, İstanbul Üniversitesi öğrencisi olduğumuz halde başka fakülteden geldiğimiz için alınmadık. Ben kendi üniversiteme giremiyorsam, rektörümüz hangi demokrasiden söz ediyor. Okulun içerisinde binlerce polis, polisler yetmiyormuş gibi bir de özel güvenlik birimleri bulunuyor. Engin Yaşar (Fizik Bölümü 5. Sınıf): Kemal Alemdaroğlu'nun açılış konuşmasında söylediği kadar bir demokrasi yok üniversitemizde. Diğer üniversitelere göre taleplerimizi daha rahat dile getirebiliyoruz fakat bu rektörlüğün bizlere sunduğu bir lütuf değil. Var olan haklar, üniversitemizde yıllardır mücadele eden öğrenci arkadaşlarımızın kazanımlarıdır.Sinan Alper (Tıbbi Biyolojik Bilimler): Sakalım var diye kaydımı yapmadılar. Ancak sakalımı kestikten sonra kayıt yaptırabildim. Öğrencinin sakalına karışan bir yönetim nasıl bir demokrasiden bahsediyor, anlayamıyorum.

Yönetim duyarsızEfkan Yüksek (Matematik Bölümü 2. Sınıf): Bizler taleplerimizi ÖTK'lar vasıtasıyla dile getirmeye çalışıyoruz, fakat üniversite yönetimi bizlere uyguladığı baskıyı burada bile gösteriyor. Rektörlük öğrencilere doğrudan müdahale etmese bile işbirliği yaptığı kurumlar ve kişiler öğrencilere baskı uyguluyor. Öğretmenlik hakkımızın elimizden alınmak istenmesine karşı yürüttüğümüz çalışmada öğrenciler üzerinde kurulan baskıya herkes şahittir. Kamil Serin (Matematik Bölümü 2. Sınıf): Yönetim bizlerin taleplerine kulaklarını tıkamış durumda. Üniversitemiz biraz rahatsa bu da öğrencilerin yürütmüş olduğu mücadelenin eseridir.Murat Doğaner (İşletme Bölümü 2. Sınıf): Fakülte kantinimizde pano olmadığı için duyuru afişlerimizi duvarlara asmak istiyoruz. Buna da özel güvenlik birimleri izin vermiyor. Alemdaroğlu resmi açılışlarda veya resmi toplantılarda hep böyle bir konuşma yapıp kendisine pay çıkartmaya çalışıyor. Eğer bizim üniversitemizdeki öğrenciler diğer üniversitelere göre daha rahatsa bu da üniversitemizin öğrencilerinin geçmişten beri yürütmüş olduğu mücadeleden dolayıdır.
www.evrensel.net