BEDAŞ'ta yolsuzluk düzeni

EMO ve Enerji-Yapı Yol Sen, BEDAŞ'ta yıllardır süren taşeronlaştırma uygulamalarının yolsuzluk ve rüşveti körüklediğini bildirdiler.

BEDAŞ'ta yolsuzluk düzeniİstanbul'un Avrupa yakasında elektrik dağıtım hizmetlerini yürütmekle yükümlü Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ (BEDAŞ)'de taşeronlaştırma uygulaması ile yolsuzluğa açık bir sistem kurulduğu bildirildi. Abonelerin aldığı hizmet, bu hizmetin fiyatı ve işçilerin çalışma koşulları, elektrik kayıp kaçak oranı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açan taşeronlaştırma, rüşveti ve yolsuzluğu da besliyor. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ve Enerji-Yapı Yol Sen İstanbul şubeleri, dün yaptıkları ortak açıklamayla BEDAŞ'ta taşeronlaştırmanın sonuçlarına dikkat çektiler. EMO İstanbul Şube Başkanı Gazi İpek, hukuki anlamda bir kamu kuruluşu olan BEDAŞ'ın hizmetlerinin büyük bir kısmının özel şirketler tarafından yürütüldüğüne dikkat çekerek, "Özellikle 1992 yılların başından bu yana, BEDAŞ'ın bizzat yürütmekle yükümlü olduğu sayaç/endeks okuma, bildiri/fatura dağıtma ve elektrik kesme hizmetlerini, bakım onarım ve arıza işlerini, ihale yoluyla belirlenen özel şirketler (taşeron) yapmaktadır" dedi.

İhalede usulsüzlük Temmuz 2000 içerisinde sayaç okuma hizmetlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak yapılan ihalede, asgari giderler hesaplanarak bulunan birim fiyatının 66.077 lira olarak bulunduğuna dikkat çeken İpek, sayaç okuma ihalesine, bu fiyata yüzde 25'lik müteahhitlik kârı eklenerek 85.096 lira üzerinden çıkıldığını, ancak ihalenin 46.900 lira birim fiyat üzerinden yapıldığını anlattı. Burada başka ilişkilerin devreye girdiğini belirten İpek, "Bunun anlamı, asgari bedeller üzerinden bulunan birim fiyatta yüzde 50'ye yakın bir kırımla ihalenin alt işverene verilmiş olmasıdır" dedi.

Fiyatlara yansıyor İpek, yolsuzlukların ve kayıp kaçak oranının artmasının da bu noktada düğümlendiğini belirtti. 1990'lı yılların başından bedelsiz tüketim ve teknik kayıplar dahil yüzde 13 olan kayıp kaçak oranının, 2000 yılı itibariyle bedelsiz tüketim hariç yüzde 24'e ulaştığını belirten İpek, "Elektrik enerjisi üretimi ve dağıtımı ile uğraşan kamu kuruluşlarının zarar ediyor olduğu iddiası altında bu ve benzeri uygulamaların payı oldukça yüksektir. Kamu kurumlarının bu hizmetin yürütümünden kaynaklı zararları ise elektrik fiyatlarına yansıtma yoluyla, yine nihai olarak elektrik abonelerinden karşılanmaktadır" diye konuştu.

İşçiler örgütsüz Enerji-Yapı Yol Sen İstanbul Şube Başkanı Rıfat Uysal da taşeronlaştırmanın sendikasızlaştırmayı da getirdiğini belirterek, burada çalışan işçilerin çalışma koşullarının düzelmesi için örgütlenmesi gerektiğini söyledi. Uysal, sendika olarak burada çalışan işçilerin sorunlarına sahip çıkmaya devam edeceklerini ifade etti. Avukat Gökhan Gündoğan da "Sorun sadece işçilerin yasal haklarından mahrum olarak çalışması değildir" diyerek, sistemin kapısının yolsuzluğa açık olduğunu söyledi. Her türlü yasal hakkından özellikle de ücret ve işgüvencesinden yoksun bir şekilde çalışmaya zorlanan taşeron işçilerin yaptıkları işi bir yolsuzluk kaynağı olarak gördüğünü belirten Gündoğan, "Taşeron şirket/işçisi-abone-BEDAŞ idari personeli arasınra kurulan rüşvet üçgeni inanılmaz boyutlara ulaşmıştır" dedi. Gündoğan, kurum yöneticileri hakkında bu duruma izin vermeleri nedeniyle "görevi kötüye kullanmak" ve "toplum yararını gözardı etmek" gibi nedenlerle hukuki süreç başlattıklarını bildirdi.

AKTAŞ kampanyası Açıklamanın sonunda yeniden söz alan EMO Şube Başkanı Gazi İpek, Danıştay'ın Anadolu yakasının dağıtım işlerini yürüten AKTAŞ'ın devir alınmasıyla ilgili kararını hatırlatarak, bu kararın 8 aydır uygulanmadığını dile getirdi. EMO İstanbul Şubesi olarak AKTAŞ'a karşı kampanya başlatacaklarını ve bir masa oluşturacaklarını duyuran İpek, kampanya kapsamında AKTAŞ önünde basın açıklaması yapacaklarını da duyurdu.
www.evrensel.net