Türkiye insan haklarından kaldı

Türkiye insan haklarından kaldı

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) üç aylık insan hakları raporunu açıkladı.

Türkiye insan haklarından kaldıTürkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) üç aylık insan hakları raporunu açıkladı. TİHV tarafından dün açıklanan raporda, son üç ayda Türkiye'de insan hakları ihlallerinin artarak devam ettiği vurgulanarak, parti, sendika ve kitle örgüterine baskıların arttığına dikkat çekildi. Yapılan Anayasa değişikliğinin toplumsal talepleri yansıtmadığı işaret edilen raporda, değişiklik metninin kısıtlı bir özgürlük anlayışıyla hazırlandığı belirtildi. Raporu kamuoyuna açıklayan TİHV Başkanı Yavuz Önen, ABD'ye yapılan saldırının, şiddet ve savaşın meşrulaştırılması için kullanıldığını belirterek, terörle mücadelenin askeri mücadelelere başvurmadan uluslararası yargıyı harekete geçirerek çözülebileceğini söyledi. Önen, 'terörle mücadele ediyorum' diye resmi terörün meşrulaştırılmasının demokratik yaşamı kısıtlayacağını, temel hak ve özgürlükleri yok edeceğini belirtti. Türkiye Anayasa değişikliğine odaklanmışken, bu aradaki gelişmelere kayıtsız kalındığını dile getiren Önen, "12 Eylül Anayasası'nın sadece 37 maddesi değil tamamı değiştirilmelidir. Sadece beş partinin uzlaşmasıyla bir anayasa değiştirilemez. Toplumun görüşleri de alınmalı ve halkla diyaloğa gidilmelidir. Bunun yanında yapılan değişiklikler kısıtlı bir özgürlük anlayışıyla hazırlanmış, oysa medya bunu kamuoyuna ciddi, önemli, tarihi bir demokratikleşme olayı olarak vermek için gayret harcıyor" dedi.Önen, hükümetin cezaevi sorunlarını yok sayarak sorunu çözemeyeceğini dile getirerek , hükümlü ve tutuklularla diyaloğa gidilmesi gerektiğini söyledi. Geçici olarak tahliye edilen 300 kişiden 270'inin vakfa başvurduğunu kaydeden Önen, bu kişilerin fiziksel ve ruhsal sağlık sorunlarının çözülmesinin devletin görevi olduğunu dile getirdi. Önen, ölüm orucunda en az 10 kişinin de ölüm sınırında olduğunu belirtti.

Farka tahammül yokSon üç ay içinde iki partinin baskıya maruz kaldığını ifade eden Önen, HADEP'in 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yapmak istediği etkinliklere polisin sert müdahale ettiğini ve binlerce kişinin gözaltına alındığını, EMEP'in de özellikle şavaşa karşı yaptığı eylemlerde 41 üyesinin gözaltına alındığını kaydetti. Partilerin yanı sıra hak talep eden, greve giden sendikaların da baskı altında kaldığını dile getiren Önen, son üç ayda 48 sendikacının gözaltına alındığını, Yargı-Sen'in 15 yöneticisinin mahkûm edildiğini söyledi. Önen, baskıların çeşitli kitle örgütlerine yönelik de sürdürüldüğü, İHD ve TİHV'e yönelik şube baskınlarının olduğu, izinsiz aramaların ve gözaltıların yaşandığına dikkat çekti. Önen, OHAL Bölgesi'nde köylerine dönmek isteyen insanların valilerce giriş izni verilmesine rağmen jandarma tarafından engellendiğini dile getirerek, "Köylerine dönmek isteyen insanlar koruculuk yapmaları için zorlanıyor; kabul etmeyenler yasadışı örgüt kurmakla suçlanıp köylerine dönmeleri engelleniyor" dedi. Önen, köylere geriye dönüşlerin zorlaştırıldığını belirterek, "Halk köylere dönmek istiyor ve desteğe ihtiyacı var" dedi. OHAL bölgesine hala bazı yayın organlarının giremediğini vurgulayan Önen, AİHM'e en çok insan hakları ihlalleriyle ilgili davaların gittiğini ve bu 108 davadan sadece RP ile ilgili karar Türkiye'nin lehine, diğerlerinin hepsinin aleyhine sonuçlandığına dikkat çekti.
www.evrensel.net