Parçalanma tehlikesi

Parçalanma tehlikesi

Pakistan eski genelkurmay başkanı Aslam Bey, Taliban'ın devrilmesinin, Afganistan'ı parçalanmakla yüz yüze getireceğini söyledi.

Parçalanma tehlikesiPakistan içinde ABD'nin Afganistan'a yönelik muhtemel bir saldırısına tepkiler yükseliyor. Eski Genelkurmay Başkanı Mirza Aslam Bey, Taliban rejiminin yıkılıp yerine "geniş tabanlı" bir hükümet kurulmasının, Afganistan topraklarında özerk bölgeler oluşmasına ve ülkenin parçalanmasına neden olacağı uyarısında bulundu.Pakistan'da yayımlanan Dawn gazetesine konuşan Aslam Bey, saldırıların asıl nedeninin "terörle mücadele" değil, "ABD ve Özbekistan'ın bölgesel hedefleri" olduğunu söyledi. Eski komutan, Sovyet birliklerinin Afganistan'dan çekilmesinden sonra da benzer bir "geniş tabanlı hükümet" kurulduğunu, ama bunun kısa sürede dağıldığını hatırlattı.

Aklı başına geldi!Görev yaptığı dönemde ABD'nin sadık uşağı olan Aslam Bey'in, Amerikan politikalarına sert eleştiriler yöneltmesi dikkat çekti. Eski genelkurmay başkanı, "ABD ve batı hükümetleri, BM gözetimindeki söz konusu geçici hükümetin zayıf olması için ellerinden geleni yapmışlardı" diye konuştu.General Bey, 1939'da İngiliz Doğu Hindistan Şirketi'nin, 1979'da ise Rusya'nın Kâbil'de kukla hükümetler kurmak istediğini, ama başaramadıklarını hatırlatarak, "Amerikalılar, geçmişten ders almaya niyetli değillerse aynı hatayı tekrarlayabilirler" dedi. Pakistanlı emekli komutan, ABD kuvvetlerinin, sığınaklardaki Afganlıları dışarı çıkartıp öldürmek için kimyasal silah kullanmasından korktuğunu da ifade etti.

Cuntaya destekAncak Aslam Bey, General Pervez Müşerref liderliğindeki cunta yönetiminin politikalarının "doğru" olduğunu savundu ve ABD taleplerinin kabul edilmesiyle, "hem Taliban için, hem de ABD için zaman kazanıldığını" söyledi. Eski komutan, "Şimdi Bush yönetimi tekrar düşünüyor. Hem dünya, hem de ABD kamuoyunun düşüncesi değişmektedir. Suudi Arabistan bile, askeri üs sağlamayarak cesur bir tutum aldı" dedi.Aslam Bey, uluslararası medyayı da suçlayarak, "İslamabad'ı dolduran televizyon ve gazeteler, Amerika Afganistan'ı yakarken seyredip keyiflenmeyi düşünüyor" dedi.

Keşmir sorunuEmekli Orgeneral Aslam Bey, Keşmir sorunu konusunda karamsar olduğunu gizlemedi. "Terörle mücadele"nin Keşmir'deki "özgürlük hareketi"ni etkileyeceğini belirten Bey, "Pakistan, bu yeni duruma hazır olmalıdır. Hindistan ve İsrail'in işbirliğiyle kurulan istihbarat sistemi, Keşmir'deki Cihadi grupları saptayacak ve Pakistan, BM kararları uyarınca bunlara karşı önlem almaya zorlanacak" diye konuştu.

Yeni rüşvetlerDiğer yandan, ABD ve İngiltere, Pakistan'a yeni rüşvetler öneriyor. İngiliz Başbakanı Tony Blair İslamabad'a gitmeye hazırlanırken, ABD Kongresi, bu ülkeye yönelik ekonomik yaptırımları da kaldırmak için kolları sıvadı.Bugün yola çıkacak olan Blair, 11 Eylül saldırılarının ardından Pakistan'a giden en üst düzey batılı yetkili olacak. Aynı Blair, birkaç ay öncesine kadar Pakistan cuntasını "sert" bir dille eleştiriyordu. Pakistan'ın İngiliz Uluslar Topluluğu içindeki konumu da tartışılmaktaydı. ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi ise, İslamabad'ın 1998'de gerçekleştirdiği nükleer denemelerin ardından yürürlüğe giren yaptırımları kaldırma çabasını hızlandırma kararı aldı. Yaptırımların kalkması ile, Pakistan'a yönelik "Amerikan yardımı" da yeniden başlayacak. Söz konusu "yardım", yılda 500 milyon dolar civarında. ABD, bir süre önce Pakistan'a 100 milyon dolar vermeyi kararlaştırmıştı.

Hükümete suçlamaÖte yandan, Pakistan Müslüman Ligası (PML-N), ABD'ye boyun eğmekle, ülkenin en temel güvenlik çıkarlarından vazgeçildiğini bildirdi. Parti sözcüsü, "Askeri yönetim, ABD'nin küresel hegemonik çıkarları karşısında ulusal çıkarlarımızı tamamen boşvermiştir" diye konuştu. PML-N sözcüsü, geçtiğimiz hafta İslamabad'ı ziyaret eden ABD askeri heyetiyle, Pakistan'ın nükleer silahları ve nükleer santrallerinin "güvenceye alınması" konusunun görüşüldüğünü hatırlattı. Sözcü, "ABD, Pakistan'ın nükleer caydırıcılığını geliştirmesine ezelden beri karşıydı. Nükleer programımız nedeniyle 11 yıl boyunca ağır yaptırımlara tabi tutulduk. Şimdi aynı Amerikalıların, nükleer tesislerimizi güvence altına alabileceği nasıl düşünülür?" diye sordu.
www.evrensel.net