Blair gözünü Afrika

Blair gözünü Afrika'ya dikti

İngiltere Başbakanı Tony Blair, saldırganlıkta Bush'u da geride bıraktı. Blair, son olarak Afrika kıtasını hedef alarak, "Uluslararası toplum, Afrika'da polis rolü üstlenmeli" diye konuştu.

Blair gözünü Afrika'ya diktiİngiltere'nin İşçi Partili başbakanı Tony Blair, Amerikan politikalarını dayatmakta ABD'yi geride bıraktı. Blair, "uluslararası toplum" olarak tanımladığı Batılı devletlerin, "Afrika'da sürmekte olan savaşta polis rolü üstlenmesini" istedi. Bu sözler, ABD ve İngiltere liderliğindeki "terörle mücadele" hamlesinin, Afrika'yı da derinden etkileyeceğinin işareti olarak görülüyor.

İşgalle 'barış'Tony Blair, önceki gün yaptığı konuşmada, "Afrika'da barışın sağlanması için İngiliz askerlerini gönderilmesine hazır olduklarını" ilan etti. İşçi Partisi'nin konferansında konuşan Blair, işaretlerini verdiği yeni müdahaleleri gerekçelendirmek için, Ruanda soykırımını kullandı. İngiliz başbakan, "1993 Ruanda soykırımı gibi birşey bugün yaşansaydı, bu ülkede de harekete geçmek gerekecekti" diye konuştu. Fransa ve ABD'nin örtülü desteğiyle yaşanan Ruanda soykırımında bir milyona yakın insan katledilmişti. Batılı emperyalistlerin bu dehşeti teşvik ettikleri ve daha sonra durdurmak için hiçbirşey yapmadıkları, yıllar sonra açıklanan BM belgelerinde görülmüştü. Blair, Ruanda'nın aksine, İngiltere'nin Sierra Leone iç savaşına müdahalesinin "olumlu" olduğunu öne sürdü ve "Katil gangsterler Sierra Leone'nin demokratik yoldan seçilmiş hükümeti ve halkını tehdit ettiğinde oradaydık" dedi. Elmas yataklarının zenginliğiyle bilinen Sierra Leone, halen İngiliz işgali altında.

Cezayir, Zimbabve...Başbakan Blair, "ilgilenilmesi gereken" diğer Afrika ülkelerini sayarken, Fransız emperyalizminin "çıkar alanı" olan Cezayir'den de bahsetti. Diğer ülkeler arasında Sudan, Zimbabve ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti de bulunuyordu. Zimbabve lideri Robert Mugabe, ülkedeki İngiliz sömürgecilerin geçmişte el koydukları toprakları siyahlara dağıttığı için, İngiltere ve ABD'nin yoğun baskısı altında bulunuyor. Blair'in sözleri, Zimbabve'deki iç karışıklıkların körükleneceğine yönelik kaygıları artırdı.

Hazırlık yapılıyorduBlair'in "şahince" olarak nitelenen konuşması, İngiltere'nin bir süredir hazırlığını yaptığı "Afrika atağı"nın son halkası oldu. İngiliz hükümeti, Afrika ile "ilgilenmek" üzere, Bakanlar Kurulu'na bağlı bir komite oluşturmuştu. Geçtiğimiz yaz Cenova'da yapılan G8 zirvesinde de, Blair, sanayileşmiş ülke liderlerini "Afrika'ya öncelik verilmesi" konusunda ikna etmişti. İki hafta önce ise Blair, bir dizi Afrikalı lideri bir araya getirerek kıtadaki son durumu değerlendirdi.Blair, 11 Eylül'de ABD'de düzenlenen saldırılar ile Afrika kıtasının durumu arasında da zoraki bir bağlantı kurarak, "11 Eylül, dünyanın bir bölgesindeki çatışma ve huzursuzlukların, nasıl taşarak kilometrelerce uzaklıktaki insanların yaşamlarını yok ettiğini göstermiştir. Bugün, önümüzdeki tehdit kaostur" dedi.

Kölelik zincirleriBlair, Batı'nın Afrika'ya "mali yardım, borçların silinmesi, serbest ticaretin uygulanması ve askerlerin eğitilmesi" gibi yollarla "destek" verebileceğini de söyledi. İngiliz Başbakanı, bunlara karşılık taleplerini de şöyle sıraladı: "Afrika tarafından gerçek demokrasi, diktatörlüğe mazeret bulunmaması, insan haklarının ihlal edilmemesi, Zimbabve'deki Mugabe rejimi gibi kötü yönetimlere hoşgörü gösterilmemesi, doğru dürüst bir ticari, hukuki ve mali sistem." Blair, bütün bunların sağlanmasında "Batılı askerler"in yardımcı olabileceğini ifade etti. Savunma Bakanlığı yetkilileri de, Afrika hamlesinde İngiltere'nin "oturup BM kararlarını beklemeyeceğini" bildirdi. Bakan Geoff Hoon, "dünyanın herhangi bir noktasındaki krizle başetmek üzere, hızla sevkedilebilir, esnek kuvvetler" oluşturulacağını ilan etti.
www.evrensel.net