Fotoğraf: Evrensel

Hayvancılık komada

Türk Veteriner Hekimler Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Türkiye'de hayvancılık sektörünün, 1980 yılı sonrasında başlayan ve devam eden yanlış uygulamalar nedeniyle komaya girdiğini söyledi.

Hayvancılık komadaTürk Veteriner Hekimler Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Hayvancılığımız, 'Boynun neden eğri?' sorusuna, 'Nerem doğru ki!' yanıtını veren deveye benzetildi" dedi. Eroğlu, ekonomik kalkınma ve sağlıklı beslenme için hayvancılığın geliştirilmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Türkiye'de hayvancılık sektörünün, 1980 yılı sonrasında başlayan ve devam eden yanlış uygulamalar nedeniyle hızlı biçimde kan kaybettiğini ve hatta komaya girdiğini belirten Eroğlu, şöyle devam etti: "Hayvancılık açısından çok zengin bir potansiyele sahip olmakla birlikte ihtiyacımızı karşılamaya yetecek hayvansal gıdayı üretemeyen bir ülkeyiz. Böyle değildik, yaptığımız yanlışlar sonrasında böyle olduk. Bu ülkeye yıllarca kaçak yollardan ya da ithalatla ne olduğu belirsiz et sokuldu. Sahip olduğumuz potansiyeli değerlendireceğimize işin kolayına kaçıp başka ülkelerin ürünlerini tercih ettik. İthal ettiğimiz canlı hayvanların neslini devam ettiremedik ve önemli bir kaynağı heba ettik. Sahip olduğumuz zengin potansiyele sırtımızı dönüp hayvansal ürün ithalatını tercih ederek taşıma suyla değirmen döndürmeye çalıştık, ülke kaynaklarını yabancı ülkelere aktardık." Eroğlu, açlık sorununun gelecekte daha ciddi boyutlar kazanacağını göz ardı etmeyen ülkelerin gıdayı en stratejik ürünler arasında düşündüklerini ifade etti. "Tarımsal ürünler açısından dünyada kendi kendine yetebilen 8 ülkeden biriydik, bununla övünüyorduk. Yalnızca övünmekle yetinince pek çok gıda için dışa bağımlı hale düştük, gıda güvenliğimizi kaybettik" diyen Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye, kendisine tarımsal ürün satmak isteyen ülkelerin amaçlarına hizmet eden politikalar uygulamaktan geri durmalı. En ucuz, en sağlıklı ve sürekliliği garanti olan gıdanın, ürettiğimiz gıda olduğu gerçeğini kabul etmemiz, politikalarımızı bu gerçeği dikkate alarak belirlememiz gerekir. Türkiye, 1926 yılında hayvan ırkının ıslahı amacıyla suni tohumlama çalışmaları başlatan dünyadaki 2. ülkedir. 1926'dan 2001'e gelmişiz, ama ne yazık ki sahip olduğumuz 10,5 milyon büyükbaş hayvan varlığımızın yalnızca 800 binini suni tohumlama uygulayarak ıslah edebilmişiz. Hayvancılık için en önemli girdi olan kaba yem açığımız var. 40 milyon ton kaba yeme ihtiyacımız varken ürettiğimiz 20 milyon ton. Kaba yem üretimi teşvik edeceğimiz yerde bitkisel üretimi destekleyip çayır ve meralarımızın tarla yapılmasına göz yummuşuz."

Destek yokHayvancılığın yeterince desteklenmediğini, uygulanan desteklerin besiciye ulaştırılamadığını anlatan Eroğlu, "Tarımın desteklenmesi denildiğinde akla hep bitkisel üretim gelmiş, hayvansal üretim hep ihmal edilmiştir" diye konuştu. Eroğlu, yaptıkları bir araştırmanın, tarımsal üretim içinde hayvancılığın payının yüzde 20'den 17'ye düştüğünü ortaya koyduğunu, gelişmiş ülkelerde bu oranın yüzde 70'lere vardığını bildirdi.
www.evrensel.net