Eğitime

Eğitime 'Koç' engeli

Öğrenciler, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde yeni eğitim yılına 3 ay gecikmeli başlanmasının sebebinin okulun Koç'a satılmak istenmesi olduğunu söylüyorlar.

Eğitime 'Koç' engeliSavaş VelioğluMarmara Üniversitesi Nişantaşı Kampüsü'nde bulunan İletişim Fakültesi yeni eğitim yılına Marmara Üniversitesi Rektörlüğü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı'nın verdiği "hasarlıdır" raporu gerekçesiyle 3 ay gecikmeli başlayacak. Raporda, fakültenin Marmara depreminde hasar gördüğü öne sürülerek, tadilatın zorunlu olduğu savunuluyor. Öğrenciler ise, binanın satılmak istendiğini, tepkileri yatıştırmak amacıyla tadilat bahanesinin ortaya atıldığını söylüyorlar. Geçtiğimiz eğitim yılında da, rektörlük tarafından alınan bir kararla, fakülte, Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü'ne taşımak istenmişti. Öğrencilerin yoğun tepkisi üzerine, rektörlük kararından vazgeçmek zorunda kalmıştı.

İTÜ 'sağlam' dediFakültelerine, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından geçtiğimiz yıl "sağlam" raporu verildiğini vurgulayan öğrenciler, "Rektörlük, fakülte binamızı Koç'a satmak istiyor. Geçen yıl sağlam olan bina bu yıl mı hasarlı oldu? Rektörlük binayı satabilmek için oyun oynuyor. Geçen sene de binamızı Göztepe'ye taşımak istiyorlardı" diyorlar. Öğrenciler, fakültenin taşınması durumunda, başta ulaşım olmak üzere çeşitli sorunlar yaşayacaklarını söylüyorlar. İletişim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Ahmet Şahinkaya ise, kararın rektörlük tarafından alındığını, kendilerinin gelişmelerden haberdar olmadıklarını, bu gelişme doğrultusunda binayı boşaltacaklarını ifade etti. Konuyla ilgili olarak, öğrenciler ve dekan vekili, gazetemize şu değerlendirmelerde bulundular: Roman Dinetov (Halkla İlişkiler Bölümü Reklamcılık Anabilim Dalı 4. sınıf): Yabancı uyruklu bir öğrenciyim. Yüksek lisans için yurt dışına gitmek istiyorum. Fakat okulumuzda 3 ay eğitim durduğu için hiçbir işlem yapılamıyor ve ben evraklarımı tamamlayamıyorum. Yabancı uyruklu öğrenci olduğum için vizemi yenilemek zorundayım. Vizemi yenileyebilmek için de öğrenci belgesi ve transkriptimi yetkililere vermem gerekiyor. Bu belgeleri alamazsam büyük sorunlar yaşacağım. Okul yetkililerinin, bu aksaklığı eğitim yılı başlamadan bitirmeleri gerekiyordu. Yapılan sorumsuzluk öğrencilerin mağdur duruma düşmesine neden olacak.

Öğrenciler ikna olmadıSüleyman Şahin (Gazetecilik Bölümü 2. sınıf): Okulun 3 ay kapalı kalması eğitimimizi olumsuz yönde etkileyecek. Evimizi okula yakın bir yerden tuttuk, fakültemizin başka bir yere taşınacağı söylentileri var, fakülte taşınırsa yeniden bir ev tutmak zorunda kalacağız. Yeni bir ev tutmak ise bütçemizi oldukça zorlayacak. Binaya çürük raporu verildiğini söylüyorlar. Geçen yıl İTÜ sağlam raporu vermişti. Eğer fakültemiz sağlam değildi ise bizleri bir yıl boyunca neden çürük bir binada okuttular? Ben okul yetkililerinin sundukları bu bahanelerin hiç birine inanmıyorum. Geçen yılda duyulmuştu, fakülte binamızı Koç satın almak istiyormuş. Bence fakültemizin boşaltılmasının nedeni Koç'a satılmak istenmesidir. Özlem Özden (Radyo Televizyon Bölümü 2. sınıf): Uzun süredir okulun kapatılacağı yönünde söylentiler var. Geçen yıl bizleri Göztepe Kampüsü'ne göndermek istediler. Öğrencilerin yaptığı eylemler sonrasında fakülteyi taşımaktan vazgeçtiler. İki yıldır fakültemizde bir söylenti var. Koç, fakülte binamızı satın almak istiyormuş. Fakat biz öğrenciler olarak fakültemizi sattırmayacağız. Fakültemiz satılırsa başka bir yere taşınamak zorunda kalacağız. Fakültenin başka bir yere taşınması ise öğrencilere büyük zarar verecektir. Okulumuza önce sağlam raporu verildi, şimdi çürük raporu veriliyor. Bu çelişkili raporlar da gösteriyor ki rektörlüğün fakülteyi boşaltma amacı doğru değil. Okulumuzun 3 ay kapatılması, bizlerin 3 ay eğitim göremememiz anlamına geliyor. Bu üç ayı kim nasıl telafi edecek? Ben, bu fakültenin bir öğrencisi olarak, fakültemizin satılmasına kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini düşünüyorum ve arkadaşlarımla birlikte elimizden gelen herşeyi yapacağız.

Koç'a satacaklarAyşe Ekinci (Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü): Yetkililerin yaptıkları sorumsuzluk biz öğrencileri etkiliyor. Fakültemiz başka bir yere taşınırsa 3 bin öğrenci mağdur duruma düşer çünkü birçok kişi evini okulun yakınında tuttu. Depremin üzerinden iki yıl geçtikten sonra binanın hasarlı olduğu gerekçesiyle boşaltılmak istenmeside oldukça düşündürücü. Ben de, diğer öğrenciler gibi, bu olayın altında, binanın Koç'a satılmak istenmesi girişiminin olduğunu düşünüyorum. Öğrencilerin tepkisini çekmemek için de, binanın hasarlı olduğunu iddia ediyorlar. Öğrenciler olarak, okulumuzun satılmasına izin vermeyeceğiz. Özkan Arslan (Halkla ilişkiler 2. sınıf): Bence okulun hasarlı olduğuna ilişkin rapor rektörlüğün bir oyunu. Çünkü, fakültemizi Koç'a satmak istiyorlar, öğrencilerin tepkisini toplamamak için de böyle yollara başvuruyorlar. Yüzlerce öğrenci okul taşınırsa tekrar ev tutmak zorunda kalacak. Okula bu yıl kayıt yaptıran öğrenciler henüz sınıflara adım atamadan hayal kırıklığı yaşadılar. Yetkililerin, alacakları her karar için öğrencilerin de görüşlerini dinlemeleri gerekiyor. Cemalettin Koşul (Okul temizlikçisi): Okul çalışanlarına hiçbir bilgi verilmiyor. Okulun 3 ay kapatılacağı önceden belirlenmeliydi. Evimizi okulun yakınında tuttuk, şimdi okul başka yere taşınırsa zor durumda kalacağız. 3 bin öğrenci de açıkta kalacak. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Kadınlar savaşa karşıBirçok ülkeden gelen akademisyen ve uluslararası kuruluşların temsilcisi olan kadınların katıldığı, "Ortadoğu ve Akdeniz'de Kadın, Cinsellik ve Sosyal Değişim" konulu konferansın gündem maddeleri dün yapılan basın toplantısıyla açıklandı. Kadının İnsan Hakları Projesi-New Ways Vakfı tarafından düzenlenen Cezayir, Filistin, Fas, Fransa, Lübnan, Mısır, Pakistan, Suriye, Türkiye ve Yemen'den 19 kadının katıldığı toplantı Pera Palas Oteli'nde yapıldı. Basın açıklamasının Arapça, İngilizce ve Türkçe olmak üzere üç ayrı dilde yapıldığı toplantıda, savaş da gündeme geldi.

Üç dilde açıklamaAçıklamada, katılımcı kadınların kendi ülkelerinde yapılan araştırmaların sonuçlarına dayanarak tartışılan gündem maddeleri şu şekilde sıralandı: "Cinsellik ve iktidar politikaları arasındaki ilişkiler; bekaret; yasalar ve cinsellik; cinsel taciz; kadına karşı şiddet; namus suçları; kadın sünneti; kadın ve erkeklerin cinsel normları, değerleri ve davranışları; hareket özgürlüğü; cinsel sağlık, doğurganlık hakları ve insan hakları; cinsel arzu ve zevk; siyasi akımlar ve cinsellik" Cinselliğin iktidar ve egemenlik sistemiyle yakından bağlantılı olduğunun ifade edildiği açıklamada; gelenek, yasal sistem ve uygulamaların cinselliği kontrol etmeye yönelik mekanizmaları kurumsallaştırıldığı da örneklerle ifade edildi. Toplantıda, tartışılan konulardan biri de militarizm ve cinsellikti. "Savaşı destekleyen sistemler katı erkek ve kadın kimlikleri oluşturup, şiddeti normalleştiren ve hoşgörüyü engelleyen bir kültürel ortam yaratmaktadır" denilen açıklamada, "Barışın her alanda eşitlik ve sosyal adaletin sağlanması" olduğu belirtildi.

Militarizme hayırGazetecilerin en çok merak ettiği konu, birçoğu savaş yaşamış ya da olası savaşların merkezlerinden gelen kadınların, savaş hakkında ne düşündüğüydü. Kadınlar ise, kadın sorunlarının ikinci planda kalmasından duydukları rahatsızlığı ve gündemdeki bunca soruna rağmen biraraya gelebilmiş olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Toplantıya Filistin'den katılan Şiddete Karşı Savaşan Kadınlar Genel Başkanı Aida Touma Suliman, "Kadınların biraraya gelerek, savaş hakkındaki düşüncelerini, savaş karşıtlıklarını açıklamaları önemli. Militarizmin olduğu yerde kadınların daha fazla ezilmelerinin ortamı da yaratılıyor" diye konuştu. Amerika'dan gelen İllinois Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Bölümü'nden Prof. Evelyne Accad ise militarist toplumlarda kadına yönelik taciz ve tecavüzün daha çok görüldüğünü ABD'de yapılan araştırmaları örnek göstererek açıkladı. Accad, dünyanın her yerindeki kadınların biraraya gelerek savaşa karşı seslerini yükseltmeleri gerektiğini ifade etti.
www.evrensel.net