Emperyalist savaşa hayır!

Emperyalist savaşa hayır!

EMEP tarafından Eskişehir'de düzenelenen mitinge katılan 1000'e yakın emekçi hükümetin yoksulluk getiren politikasını ve ABD'nin savaş çığırtkanlığına destek verilmesini protesto etti.

Emperyalist savaşa hayır!Ali BaşEmeğin Partisi Eskişehir İl Örgütü'nün düzenlediği "İşsizlik ve Yoksulluk Değil; İş, Ekmek, Özgürlük" mitingi, dün yaklaşık bin kişinin katılımıyla yapıldı. Odunpazarı Meydanı'ndaki mitinge, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel ile Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Varlı da katıldı.Miting alanına ilk olarak TÜMTİS işçileri toplu olarak geldi. "İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız" sloganı ile miting alanına giren emekçiler, "Kriz bahane, sömürü şahane", "İşçi kıyımına son", "IMF defol, bu memleket bizim" dövizleri taşıdılar. Mitingde, sık sık, "İsrail-ABD Türkiye işbirliğine son", "Eskişehir Şeker Fabrikası özelleştirilemez", "İşçi memur el ele, genel greve", "IMF uşağı hükümet istifa", "Taban fiyatı üretenler belirlesin", "Emperyalist savaşa hayır", "Pancarda kotaya son" sloganları atıldı.

Bir şey yapma zamanı"Özelleştirmeciler değil, emekçiler kazanacak", "Yoksulluğa ve yolsuzluğa karşı mücadeleye", "Yaşasın iş, ekmek, özgürlük mücadelemiz" vb. pankartlarının asıldığı miting alanında ilk konuşmayı EMEP İl Başkanı İsmet Ispalarlı yaptı. Haftalardır mahallelerde işsizlik ve yoksullukla karşı karşıya kalan binlerce emekçi ile görüştüklerini, tüm emekçilerin "Bir şeyler yapma zamanının gelip çattığını" söylediğini belirten Ispalarlı, şöyle devam etti: "Emekçiler işsizlik ve yoksulluktan bunalmış durumda. Şeker Fabrikası çalışanlarını bekleyen tehlikeyi emekçiler daha önce Sümerbank'ta, Ek Balık Kurumu'nda, SEK'te yaşadı. Yüzlerce Şeker işçisini ve Eskişehir'de üretim yapan 22 bin pancar üreticisini bekleyen bu yıkıma izin verecek miyiz?" diyen Ispalarlı; iş, ekmek, özgürlük mücadelesini ilerletmek için çalışmak gerektiğini söyledi.

Emekçilerin politikasıİşçiler adına bir konuşma yapan TÜMTİS işyeri temsilcisi Ahmet Güllü de, yıllardır birilerinin "Benim işçim" "Benim köylüm" "Benim esnafım" "Benim memurum" diyerek, kendilerini sahiplendiği, ancak iktidar koltuğuna oturduklarında emekçilere zamdan başka hiçbir şey vermediklerini söyledi. İşverenlerin krizi bahane ederek binlerce işçinin işine son verdiğini, Türkiye'nin işsizler, yoksullar ve açlar ülkesine döndüğünü de belirten Ahmet Güllü, "Yıllarca bizler ürettik, ama birileri bizim adımıza şunu yapsın, bunu yapsın diye bekledik. Ama yanıldık. Bundan sonra işçi, memur, esnaf, çiftçi kendi siyasetimizi yapmak zorundayız. İşte Emeğin Partisi 'Gelin bu işi birlikte yapalım' diyor. Bizler kendi politikamızı yapmak zorundayız" dedi.Emek Gençliği adına konuşan Selçuk Karstarlı da, emekçilerin açlığı ve yoksulluğu her geçen gün hissederken, gençlerin de payına düştüğünü aldığını söyledi. Gençlerin sanayi sitelerinde atölyelerde sendikasız, sigortasız günde 12 saat çalıştığını, her krizde işten çıkarıldığını, kuru ekmeği bile bulamadığını ve her gün onlarca gencin bunalıma girip intihar ettiğini belirtti. Karstarlı, "Ama biz biliyoruz ki, bize bu yaşamı reva görenler uluslararası tekellerin ve emperyalizmin uşaklığını yapanlardır" dedi.

Tencerede aş yokEMEP Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Sevcan Tekin, ülkemizde yaşanan yoksulluk ve açlığın en fazla kadınları etkilediğini söyledi. Sevcan Tekin, "Çalışacak iş bulamıyoruz. İş bulabilen kadınlarımız kriz bahanesi ile her gün işten atılıyor. Günlerimiz ekmek kuyruklarında geçiyor. Bir çoğumuz sosyal güvencesi olmadığı için tedavi olamıyor" dedi. Emekçilerin ev kiralarını, elektrik, su ve telefon faturalarını ödeyemediğine de dikkat çeken Tekin, şöyle konuştu: "Yaşam bizlere zehir ediliyor. Biz emekçi kadınlar bu yaşama layık değiliz. Bizler eşimizle çocuğumuzla bu ülkede insan gibi onurumuzla yaşamak istiyoruz. Çocuklarımızın savaşlarda ölmesini istemiyoruz."
www.evrensel.net