Ankara'dan Denktaş'a 160 milyon dolar

Kıbrıs'ta Ankara, 20 yıl federasyon tezini savundu. Bu tez, gerek Rum tarafı gerekse Birleşmiş Milletler tarafından kabul edildi.

Ankara'dan Denktaş'a 160 milyon dolarHaber Analiz - Nevzat O. GünKıbrıs'ta Ankara, 20 yıl federasyon tezini savundu. Bu tez, gerek Rum tarafı gerekse Birleşmiş Milletler tarafından kabul edildi. Ama bu sefer, Ankara da konfederasyon tezini önerir gibi oldu. Çünkü o da tam net değil. Kıbrıs'ta çözülmezliğin hikâyesi sürüyor ve Ankara'dan habire kaynak aktarılıyor. Öyle ki, 1994'teki batık bankalardan mevduat sahiplerinin alacakları ödenmezken, Kuzey Kıbrıs'taki pek çok batık bankanın mudilerine yakında ödemenin yapılacağını Derviş Eroğlu açıkladı. Ne tesadüf, bu sırada Ankara'dan 160 milyon dolar yola çıktı...

M. Ali Erbil'in şahidi Denktaş Kıbrıs, son günlerde bir, Ankara'nın Rauf Dentaş'a verdiği kredi daha doğrusu hibe, bir de M. Ali Erbil'in yeni zevcesi ve kendisinden dört yaş küçük kayınvalidesi ile çektirdiği fotoğrafları nedeniyle yine gündemde. Hatta M. Ali Erbil'in nikâh şahidi olan Denktaş, gelinle damadın da ilk fotoğrafını çeken kişi oldu. Kuzey Kıbrıs'ın değişmeyen lideri Denktaş. Makam aracı sayısı da Denktaş'ın ne kadar süredir değişmediğini ortaya koyuyor. Necati Doğru, 33 makam aracı olan Denktaş'ın kontrölünde, 140 bin nüfusa karşın 77 tane bankanın faaliyet göstermesini eleştirerek, 58 bin tane devlet memurunun ne iş yaptığını sordu. (Sabah, 27 Temmuz 2000). Soru, yanıtsız kaldı. 77 banka, patır patır batmaya başladı.

Eroğlu, Denktaş ikilisiDenktaş, Eroğlu ikilisi, hem birbiriyle hakaret noktasına varan kertede tartıştı, hem de kader birliği etti. İktidarda olmaları ortaklığı baki kılıyor. İşte 160 milyon dolar da, bu iktidarın kullanımına sunuldu.Geçen yıl yapılan seçimlerde Denktaş ve Eroğlu tartışması, çok sertti ve ihbar içeriyordu. Seçimlerin ikinci turuna 48 saat kala adaylıktan çekilen Derviş Eroğlu, kendisini 42 tane MİT mensubunun izlediğini (Sabah, 21 Nisan 2000) açıkladı ve "Tehdit ediliyorum" dedi.Ankara'nın gönderdiği 100 milyon dolar tartışmanın bitmesini sağladı. Eroğlu'nun, daha sonra Denktaş'ın isteğine uyup ve hemen istifa etmesi de tartışmanın niteliğini ortaya koyuyor...

Eroğlu'dan ilginç yorumlarGeçen yılın yaz aylarında yaşanan banka batıkları da Denktaş ve Eroğlu'nun karşı karşıya getirdi. Çünkü Denktaş'ın batık bankacı dünürü Salih Boyacı'nın mallarına el konulması ve yurtdışına çıkış yasağı koyması, tartışmanın en önemli konusuydu. (Hürriyet, 24 Eylül 2000). Batık dünür, Sabah gazetesine manşet oldu: Hortum dünür, diye (Sabah, 26 Eylül 2000). Eroğlu bazı açıklamalarında doğrudan Ankara'yı suçluyor: "150 trilyonluk banka vurgununu bize bildirmediler." Hatta KKTC Bankalar Birliği Başkanı C. Yenal Musannıf da, kara para merkezinin Türkiye olduğunu iddia etti. (Dünya, 13 Kasım 2000).

Taze para 160 milyon dolar Ankara'dan Denktaş'a yine kaynak. 160 milyon dolarlık yeni bir kredi anlaşmasının yapıldığı açıklandı (26 Eylül basın), ama koşullarının ne olduğu hakkında bilgi sahibi olmak mümkün olmadı. Kredi adı altında yapılan bu kaçıncı hibe, yani bağış. Çünkü önceki verilen kredilerin akıbeti hakkında bilgilenmek imkânı yok. Kredi diye gidiyor ve gelmiyor, acep nedendir?

"Batıklara Ankara'dan para" Hatta Lefkoşa'da Kuzey Kıbrıs'ın Başbakanı Derviş Eroğlu, müjdeli açıklamasını da yaptı: "Türkiye ile anlaştık. 2002 yılı içinde tüm mudilerimizin sorunları çözümlenmiş olacağız." Türkiye'de batık bankaların mevduat alacaklarını 1994 yılından beri çözemeyen Ankara'nın Lefkoşa'daki batıklar için bu denli hızlı davranmasını pek de anlayamadık gibi.

Kimin parası kime veriliyor?Üç cent borç için Ankara'nın neleri sahnelediğinin şahidiyiz. Denktaş, bu 160 milyon dolarlık kaynakla bir anlamda Birleşmiş Milletler'in önerdiği toplantıya katılmamakla ödüllendirmiş oldu. Nitekim Ecevit de, yaptığı açıklamada Denktaş'ın böyle bir tavır içinde olacağını bildiklerini ifade etti.

Denktaş niye döndü?Ankara, yıllarca iki bölgeli federasyon tezini savundu. Ama sonuç, bir arpa boyu yol alınamadı, mı? Yoo, alındı, ama tezden dönüldü. İki bölgeli federasyon tezi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde kabul ettiren Ankara, o günü zafer olarak nitelendirdi. Ama 20 yıllık bu mücadeleden vazgeçildi, yeniden başa dönüldü. (Dışişleri Bakanı eski Sözcüsü, Yalım Eralp, Haber Türk, 23 Nisan 2001; 12 Eylül'ün Dışişleri Bakanı İlter Türkmen, Hürriyet, 2 Haziran 2001; Çengiz Çandar, Yeni Şafak, 2 Haziran 2001).Özet şu: 20 yıl federasyon tezi, görüşme yapılan karşı taraf açısından kabul edilince Ankara ve Denktaş başka bir öneride bulundu: Konfederasyon gibi... Tez önerileri değişiyor, Ankara'dan Denktaş'a krediler gidiyor ve sorun çözülmüyor, baki kalıyor.Bugüne kadar bir değişmeyen de Denktaş! Fakat, kuzeyden güneye gidip pasaport almanın sürekli artması, bir şeylerin habercisi olsa gerek! Son telaş da bu yüzden mi?
www.evrensel.net