Bir levha, bir anahtar kaldı

Aksaray'da metro kazısının bulunduğu bölgede binaların çökmesi sonucu mağdur olan esnaflar tepkili. Çoğunluğunu kaporta ve tamir işleri ile uğraşan esnafın oluşturduğu dükkân sahipleri, "Yardım değil, hakkımızı istiyoruz" diyorlar.

Bir levha, bir anahtar kaldıZiya ÖzışıkAksaray'da inşaatı süren ve bölgede yıkıma neden olan metro çalışmaları ile ilgili tartışmalar sürüyor. Bölgede bulunan işyerlerinin çoğu yıkılıp mühürlenirken, işlerini kaybeden esnafların mağduriyetinin nasıl karşılanacağına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmıyor. Çoğunluğunu kaporta ve tamir işleri ile uğraşan esnafın oluşturduğu dükkân sahipleri, "Yardım değil, hakkımızı istiyoruz" diyorlar. Tüm mallarını kaybeden esnafın elinde ise sadece dükkânlarının levhaları ve anahtarları kaldı. Öte yandan enkaz altında kalan 2 ceset ise halen çıkarılamadı. Bölgede yaşayanlar bunu yetkililerin acizliği olarak yorumluyorlar.

Somut adım yokMetro inşaatının kazı çalışmaları dolayısıyla çöken Çınar Pansiyon'un bulunduğu bölgede çalışmalar sürüyor. Ancak tam dokuz gündür süren çalışmalarda cesetler çıkarılabilmiş değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ali Müfit Gürtüna, dün bölgede yaptığı açıklamada cesetlerin çıkarılamamasını yaptıkları "titiz çalışmaya" bağladı. Pansiyonun hemen yanında dükkânı bulunan Serbay Bülbül, yıkımdan önce üç aydır dükkânında sürekli ölçümler yapıp kayma olduğunu şantiye yetkililerine bildirdiğini ancak "İşimize karışma, bunlar duvar çatlağı sen ne bilirsin" şeklinde azarlandığı ifade ediyor.

Hakkımızı istiyoruz Yetkililerin zararı ödeyecekleri yolunda yaptıkları açıklamaları inandırıcı bulmadığını söyleyen Bülbül, "Somut bir adım bile atılmadı" diyor. Bülbül, olayın Metro'dan kaynaklanmadığına dair iddiaları yalanlayarak, "Beş sefer deprem atlattım. İğnenin ucu kadar çatlak meydana gelmedi. Kim ne derse desin bunun sebebi tünel kazmaktır" şeklinde konuşuyor. Bülbül, 45 senelik emeğinin 30 saniyede yok olduğunu söyleyerek "Geriye bir anahtarım bir de dükkânımın levhası kaldı" diyor. Oto Tamircisi Hasan Bayrak da yetkililerden yıkımın ardından yardım değil en olağan haklarını istediklerini ifade ediyor. Bayrak, "Yeterli tedbir alamadıkları ve inkâr ettikleri için yıkılma olayı oldu. Benim dükkân kısmen yıkılmıştı. Daha sonra bana mallarımı vermeden yıktılar. Benim orada araçlarım vardı. Sadece araçları çıkarabildim. Bir daha da içeri sokmadılar ve kendileri yıktı dükkânı" diyor.

Acizliği gösterdiDeprem için hazırlık yaptığını iddia eden Belediye'nin ne kadar depreme hazır olduğunun anlaşıldığını belirten Bayrak, "Olay, onların acizliğini bir kez daha gösterdi. Bu gerçekten toplumsal olaylarda ne kadar yavaş olunduğunu gösteren bir gelişmedir" şeklinde konuşuyor. Yine otopark tamircisi Altan Bülbül ise, dükkânın mühürlendiğini ve diğer esnaflarla beraber dava açacaklarını kaydetti.

Zararları tazmin edilmeliEsnaf Adnan Çelik ise yıkımın tek sorumlusunun metro inşaatı olduğunu ihmal ve dikkatsizlikten ötürü buna sonuç açanların derhal zararlarını tazmin etmesi gerektiğine dikkat çekti. Çelik kendilerini şu anda da güvenli hissetmediklerini belirtiyor.Bölgede bulunan ve çöken Ürer Mukavva Fabrikası'nda çalışan işçiler de olayın ardından işsiz kaldı. Fabrikada ustabaşılığı yapan Aydın Çalışkan "Burada 20 işçi çalışıyordu, ama hepsi işsiz kaldı" diyor. Çalışan işçilerin zaten fazla ücret alamadıklarını söyleyen Çalışkan, "Yıkımın ardından buradaki işçi arkadaşların da hayatı yıkıldı" şeklinde konuşuyor.
www.evrensel.net