Dünyaya açılmış bir Kürt grubu:

Dünyaya açılmış bir Kürt grubu:

   Kamkarlar

Dünyaya açılmış bir Kürt grubu: KamkarlarZiya Özışık"İstanbul'da Kürtlerin yaşadığını bilmiyorduk. Oysa milyonlarca kürt varmış. Bu bizi çok heyecanlandırdı. Kürtlerin yaşadığı tüm birimlerde konser verme amacımız olduğu için böyle bir şey konserimize hayli güzellik kattı". Bu sözler geçtiğimiz günlerde Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda coşkulu bir konser veren İranlı Kürt müzik topluluğu Kamkarlar'a ait. Dünyanın birçok yerinde konserler vermişler ancak Türkiye'ye bu ilk konserleri. Ancak anlaşılan o ki konserler zincirinde bu sonuncu da olmayacak. "Kesinlikle Anadolu'ya tekrar geleceğiz. Daha Diyarbakır'a, Van'a gitmedik" diyorlar çünkü. Kamkarlar'la Mezopotamya Kültür Merkezi'nde görüşme fırsatı bulduk. Kürtçe'nin Sorani lehçesinde konuşsalar da, Anadolu Kürtleriyle çok sıcak diyaloglarına şahit olduk. Kürt gençler kasetlerini imzalatıyor, çevirmenin yardımıyla ya da İngilizce onlarla sohbet etme fırsatı buluyorlardı. Kamkarlar da bizim coğrafyamızın Kürtleriyle, uzun zamandır görüşmedikleri akrabalarıyla kucaklaşır edasındaydı.

'Birikimden faydalandık'Kamkarlar bir "aile grubu". Yedi erkek kardeş ve bir kız kardeşten oluşan grubun kadrosu, gelin ve çocukların da katılımıyla artıyor. Kamkarlar, şu anda, Hoşeng, Bîjen, Pêşeng, Qeşeng, Erjeng, Erselan, Erdeşêr, Erdewan Umid Lütfi Kamkar ve Meryem İbrahimpur'dan oluşuyor. Grubun ne zaman kurulduğuna ilişkin sorumuz da bu doğrultuda cevaplanıyor; "Ben 40 yaşındayım ve ben doğduğumdan beri bu grup var" diyor Kamkarlar'dan bir tanesi. Bu anlamda grup ailenin geleneğinde yıllardır var. Ancak 17 senedir, ailenin son yetişenleri tarafından profesyonel kılınmış. Grup Amerika'nın bütün büyük festivallerinde çıkmış, Avrupa'da gitmedik önemli yer bırakmamış son olarak da Singapur'dalarmış. Kürt müzik grupları açısından bu yeni bir süreç. Bunu şu şekilde açıklıyorlar; "Bizim başarmamız en başta Kürt halkının lütfudur. Ancak tabii biz de çok zorluk çektik düyaya açılabilmek için. Bunu başarmamızın bir diğer sebebi bugüne kadar yetişmiş büyük Kürt ozanlarından yakaladığımız birikim. Bu emek temelinde bu başarı bize nasip oldu".

Dünyaya kültürlerini tanıtıyorlarÇıkış noktası Tahran olan Müzik-i Sünneti adı verilen akımı benimsediklerini çünkü dağlık bölgelerden, ovalıklara kadar bütün İran halklarına yönelik olduğunu söylüyor Kamkarlar. Bu tarzı düzenleyerek tüm dünyaya etnik müziklerini tanıtmak amacındalar. Bahsedilen akıma kendilerinin de katkısı olmuş. İran'da bulunan Fars gruplarının birçoğu Kamkarlar'ın şarkılarını kendi dillerine çevirip yorumlamışlar. İran müzik mozaiği konusunda uzman olduklarını, bu sebeple İran müziği ile olan etkileşimin çok fazla olmadığını ifade ediyorlar. "İran'daki bütün müzik gruplarını içerik olarak inceledik. İran müziğini çok iyi biliyoruz. O yüzden kendi yaptığımızı onlardan ayırt edebiliyoruz" şeklinde konuşuyorlar. Geleneksel Kürt Müziği'ni de düzenlemek istediklerini ve önümüzdeki dönem bu çalışmalarının artacağını belirtiyorlar. "Kürtlerin su yüzüne çıkmamış çok güzel değerleri vardır. Bizim amacımız otantik anlamda sadece kendi halkı tarafından bilinen çok değerli sanatçıların çalışmalarını, yeniden ele almak, düzenlemek ve katkı sunarak diğer halklara da ulaştırmak" diyorlar. Tüm dünyaya ulaşma amaçlarını da tek bir şarta bağlıyorlar; "Bizi Kürt grubu olarak tanısınlar."

Savaşsız, sınırsız bir dünya Ortadoğulu bir gruba son günlerin korkulu bekleyişi 'savaş' konusunda soru sormadan edemiyoruz. "Savaş en başta sanatı öldürür" diyorlar. "İnsanlar kendi kimliğiyle özgür olmalıdır" şeklinde konuştuktan sonra ekliyorlar; "Bizler halkaların kardeşliğinden yanayız. Bizim arzumuz sınırların olmadığı bir dünyadır." İran'daki baskıcı siyasal rejimin her hangi bir müdahalesi olup olmadığını soruyoruz. Ama anlıyoruz ki şeriat yönetimi bile bizimkilerin eline su dökemiyor; "İran'da müzik grupları çalışmalarını çok özgürce yapıyorlar. Hemen hemen hiçbir sorun yok. Bu konuda tamamen bir özgürlük var. İktidar müzik gruplarına kesinlikle karışmıyor".
www.evrensel.net