İfade özgürlüğünde kelime oyunu

37 maddelik Anayasa değişikliği teklifinin düşünce ve ifade özgürlüğüyle ilgili ilk maddesi kabul edildi.

İfade özgürlüğünde kelime oyunuTBMM Genel Kurulu'nda, 37 maddelik Anayasa değişikliği teklifinin maddelerinin görüşülmesine dün başlandı. Genel Kurul'da kabul edilen değişiklik teklifinin ilk maddesinde Anayasa'nın "Başlangıç" bölümünde değişiklik yapıldı. Düşünce ve ifade özgürlüğünün anayasal dayanağını sağlamak iddiasıyla gidilen değişiklik "kelime oyunuyla" sınırlı kaldı. Anayasa'nın "Başlangıç" bölümünün, 5. paragrafındaki "Hiçbir düşünce ve mülahazanın" tanımlaması, Uzlaşma Komisyonu'nda uzlaşılan haliyle "Hiçbir eylem" olarak değil, MHP'nin Anayasa Komisyonu'ndaki önergesi doğrultusunda "Hiçbir faaliyet" olarak yer aldı. Soyut bir ifade olan faaliyet kavramıyla "düşünce ve ifade özgürlüğü"nü sağlamak bir yana, bir konferanstaki konuşma, yayımlanan bir bildiri vb. etkinlikler "bölücülük", "milli menfaatlere aykırılık" kapsamına dahil edilerek cezalandırılabilecek. Meclis Başkanvekili Murat Sökmenoğlu başkanlığında saat 11.00'de başlayan Genel Kurul görüşmeleri gece geç saatlere kadar sürdü. Görüşmelerin başında ANAP Lideri Mesut Yılmaz katılmazken, Başbakan Ecevit ile MHP lideri Bahçeli hazır bulundular. Teklifin 1. maddesinde, Anayasa'nın "Başlangıç" bölümündeki "Hiçbir düşünce ve mülazahanın" yerine "Hiçbir eylemin" sözcüğü getirilerek, düşünce özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması öngörülmüştü. Ancak Anayasa Komisyonu'nda MHP'nin dayatmasıyla "eylem" yerine, her anlama çekilebilecek, kapsamı geniş "faaliyet" sözcüğü getirilmişti. Genel Kurul'da da önerge verilmesine rağmen kabul edilmeyerek, "Hiçbir faaliyetin" ibaresi kabul edildi.Madde üzerinde ilk sözü alan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Grup Başkanvekili Hüseyin Çelik, Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'un "TBMM, Anayasa'yı değiştiremez" demediğini ifade ederek, Selçuk'a yapılan saldırıları haksız bulduğunu, yargı ile yasama organlarının karşı karşıya getirilmek istendiğini kaydetti. Maddenin Anayasa Komisyonu'nda değişikliğe uğrayarak, "eylem" yerine "faaliyet" kelimesinin kullanıldığını hatırlatan Çelik, kelime oyunlarıyla Anayasa yapılamayacağını söyledi. Çelik, "faaliyet" kelimesinin kapsamının geniş olduğunu, bir konferansta yapılan konuşmanın ya da pandomimin bile "faaliyet" sayılabileceğini, kapsamının esnetilebileceğini söyledi. Çelik, düşünce özgürlüğü önündeki engellerin mutlaka kaldırılması gerektiğini vurguladı. SP Milletvekili Bahri Zengin, 12 Eylül Anayasası ile ideolojik devlet felsefesinin egemen kılındığını, insan haklarının ideolojik devlet uğruna feda edildiğini söyledi. Hastalığın bedende arandığını, oysa asıl hastalığın Anayasa'nın ruhunda olduğunu kaydeden Zengin, bunu değiştirmeye de kimsenin gücünün yetmeyeceğini söyledi.DSP Milletvekili Edip Özgenç de düşünce özgürlüğü önündeki engellerin mutlaka kaldırılması gerektiğini ifade etmekle birlikte, "eylem" yerine "faaliyet" ibaresine onay verdi.MHP Milletvekili Mehmet Nacar ise "başlangıç" metinlerinin anayasalarda hep var olması gerektiğini savundu. Bu bölümün Anayasa'nın ruhu olduğunu, özgürlüklerin kısıtlandığı eleştirilerine katılmadığını belirten Nacar,"Düşünceyi eylem noktasında yasaklasaydık, birçok kanunda düzenleme yapma imkânı bulamayacaktık. Suçun övmesi ve teşvik edilmesi elbette cezalandırılmalı" diye konuştu. Benzer bir düşünceyi savunan DYP Milletvekili Ayvaz Gökdemir de "eylem"i şiddet içeren bedensel faaliyet olarak tanımladı. Eleştirilerin, "devleti kötülüğün kaynağı, fertleri evliya gibi gösterdiğini" savunan Gökdemir, düşünce özgürlüğü önüne mutlaka engel konulması gerektiğini söyledi. Gökdemir, "hangi devlet kendi varlığı aleyhinde faaliyetlere izin verir" diyerek, düşünce özgürlüğünün kısıtlanmasını savundu.

Genel Kurul'da kulis Öte yandan, Genel Kurul Salonu'nda görüşmeler sürerken, iktidar ve muhalefet parti temsilcilerinin yoğun kulis yaptığı gözlendi. DSP Ankara Milletvekili Tayfun İçli, SP Trabzon Milletvekili Şeref Malkoç, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, görüşmelerde hükümeti temsil eden Devlet Bakanı Nejat Arseven ile Anayasa Komisyonu Başkanı Turhan Tayan sık sık görüşerek, yapılacak değişiklikler konusunda uzlaşma arayışını sürdürdüler. MHP'den istifa ederek bağımsız kalan İçel Milletvekili Ali Güngör ile DYP Tunceli Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Kamer Genç birer değişiklik önergesi verdi. Ali Güngör, değişikliğin "Anayasa'ya aykırı olduğunu" iddia ederek tekliften çıkartılmasını isterken, Kamer Genç "eylemin" ifadesinin de fıkraya eklenmesini önerdi. Güngör, önerge üzerinde konuşmasında değişikliğin "Anayasa'nın değiştirilemez" hükümlerinden birini içerdiğini, bu nedenle de gerçekleştirilemeyeceğini öne sürdü. Yapılan oylama sonucu Güngör'ün önergesi reddedildi. Kamer Genç de, birleşimi yöneten başkanvekili Murat Sökmenoğlu'nun TBMM başkanvekillerinin önerge verebileceği yönündeki Anayasa Mahkemesi kararını okumasına karşın önergesini geri çekti. Tek tek isim okunarak gizli olarak yapılan oylama ve tasnifi iki saati buldu. Bunun üzerine 2. maddeden sonra oy kullanma işlemi ikiye bölünerek, salonunun iki ayrı bölümünde oylama yapıldı. Anayasa'nın 13. maddesinde değişiklik öngören teklifin 2. maddesi tüm partilerin verdiği ortak önerge ile değiştirildi. Teklifin "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına" ilişkin maddesi üzerine söz alan ANAP Sinop Milletvekili Yaşar Topçu, kişileri laik kalmaya zorlayacak ifadelerden kaçınmak gerektiğini kaydetti. DYP Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya da laikliğin demokrasinin ön koşulu olmadığını bildirerek, "İsrail, Yunanistan, İngiltere laik değil, ama demokratik ülkeler" diye konuştu. Madde üzerindeki konuşmaların tamamlanmasından sonra partiler ortak bir değişiklik önergesi verdi. Önergede, temel hak ve hürriyetlerin "Demokratik ve laik toplum düzeninin gereklerine" aykırı olamayacağı yönündeki ifadenin, "Demokratik toplum düzeni ve laik Cumhuriyet'in" olarak değiştirilmesi istendi. İşari (el kaldırarak) oylama sonucu kabul edilen önerge için, Anayasa değişiklikleri konusunda verilen önergelerin kabulüne ilişkin özel görüşme yöntemi nedeniyle yapılan gizli oylamanın ardından kabul edildi. Söz konusu maddeye eklenen "laik" sözcüğü Anayasa Komisyonu'nda önerilmişti. DYP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in "ölçülülük ilkesine" ifadesinin maddeden çıkartılması, SP Kahramanmaraş Milletvekili Mustafa Kamalak'ın da "Öngörüldükleri amaç dışında kullanılamaz" ifadesinin eklenmesine ilişkin önergeleri ise işari oylamayla reddedildi. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmamasını düzenleyen 3. madde üzerine söz alan AKP Şanlıurfa Milletvekili Yahya Akman, düzenlemeyi olumlu bulduklarını, SP Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ise değişikliğin Türkiye'de demokrasinin gelişmesi, insan hak ve özgürlüklerinin ayağa kaldırılması açısından anlamlı olduğunu söyledi. DSP ÇanakkaleMilletvekili Sadık Kırbaş da değişiklik teklifinin demokratikleşme sürecinde önemli bir adım olduğunu savunurken, Anayasa'nın 14. maddesinde değişiklik öngören bu madde ile sadece "eylemler" sözcüğü yerine "faaliyetler" sözcüğü getirildi. Maddenin birinci fıkrası şöyle düzenlendi; "Anayasa'da yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyet'i ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz."

Gözaltı 4 güne indirildi Anayasa'nın 19. maddesinde değişiklik öngören teklifin 4. maddesi üzerine DYP Tunceli Milletvekili Kamer Genç ile parti grup başkanvekillerinin verdikleri iki ayrı önerge birleştirilerek oylandı. Toplu gözaltılarda 7 günlük sürenin 4 güne indirilmesini öngören önerge, yapılan gizli oylamada, oylamaya katılan 482 milletvekilinden 455'inin oyuyla kabul edildi. Oylamada 21 milletvekili "ret" oyu kullanırken, 5 çekimser, 1 de boş oy çıktı. Toplu gözaltılarda Anayasa'daki 15 günlük süre komisyonda 7 güne indirilmişti. Genel Kurul'da kabul edilen önerge ile ise süre, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki gibi 4 gün ile sınırlı tutuldu. Ayrıca gözaltına alınan kişinin ailesine derhal bilgi verilmesini de getiren Anayasa'nın 19. maddesinin beşinci fıkrasısının ilk cümlesi, 6. fıkrası ile son fıkrası şu şekilde değiştirildi; "Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç 48 saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok 4 gün içinde hakim önüne çıkarılır.""Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir.""Bu esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, devletçe ödenir." Her maddeyle ilgili olarak tek tek isim okunarak gizli oylama yapılması, ayrıca verilen önergelerin de önce işari oylama, kabul edilmesi halinde yeniden gizli oylamaya gidilmesi nedeniyle görüşmeler oldukça yavaş ilerliyor. Cumartesi-Pazar dahil 11.00-23.00 saatlerinde çalışma kararı alan Genel Kurul'un cuma gününe görüşmeleri tamamlayabileceği söyleniyor. Öte yandan Anayasa değişikliği görüşmeleri nedeniyle 9 Ekim 2001 tarihine kadar Meclis'e ziyaretçi alınmaması kararı alındı.
www.evrensel.net