Amerika

Amerika'nın yoksul düşmanları!

Afganistan'da kişi başına milli gelir 160, Sudan'da 330, Pakistan'da 470 dolarken, ambargo altında bulunan Irak'ta 1000-1500 dolar civarında bulunuyor. Afganistan'ın GSMH'si Amerika Birleşik Devletleri'ndeki GSMH'nin binde biri kadar bile değil.

Ekonomiye savaş darbesiGeçtiğimiz yılın kasım ayından itibaren seri krizlerle sarsılan Türkiye ekonomisini savaş da vuracak. Ekonomiden Sorumlu Devlet Başkanı Kemal Derviş'in uygulamaya başladığı "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" ile tam bir borç ödeme ekonomisine dönüştürülen ekonomik program savaş çığırtkanlığı ile iyice dibe vuracak. Derviş'in 21 Şubat'ta fiili olarak yürürlüğe soktuğu devalüasyon da savaş nedeni ile beklenen etkiyi yaratamayacak. Devalüasyon ile ihracat ve turizm gelirlerinin artması ve Türkiye'ye giren döviz ile dış borçların ödenmesi bekleniyordu. IMF'nin verdiği kredilern sadece borç ödemelerine kullanıldığı bunun da borç çevrimini iyice zora soktuğu bir dönemde savaş bu beklentileri de yıkıyor. Bunun başlıca iki nedeni var. Birincisi devalüasyonla beklenen ihracat artışı gerçekleşemedi. Türkiye'nin en iddialı olduğu ihracat sektörlerinden birisi olan tekstildeki veriler bunu gösteriyor. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Nuri Artok, önceki gün yaptığı açıklamada, tekstil siparişlerinin iptal edildiğini duyurdu. Bunun yanı sıra Türkiye'nin koşulsuz şartsız savaş desteği sunduğu ABD'nin tekstilde Türkiye'ye kota uygulaması da tekstil ihracatını olumsuz etkileyecek. Savaş çığırtkanlığı ve Türkiye'nin savaşa "kayıtsız şartsız" katılma histerisi turizm gelirlerini de olumsuz etkileyecek. Savaş taraftarlığı nedeni ile Türkiye'ye gelen turist sayısında önemli oranda düşüşe neden olacak. Bu da umut bağlanan ikinci kaynağın da kuruması anlamına geliyor. Bu da Türkiye'nin IMF'nin beklediği gibi dış borç ödemelerini yapamaması anlamına geliyorBu durumda hükümet geçtiğimiz haftalarda 11. gözden geçirme toplantıları çerçevesinde ekonomiyi denetleyen ve 2002 bütçesine ilişkin talimatlar veren IMF heyetinin sözünden çıkmaması anlamına geliyor. IMF heyeti ziyareti sırasında bütçe harcama kalemlerinin kısılmasını, başta personel ödenekleri olmak üzere yatırıma ve tarımsal desteklere ayrılan payın düşük tutulmasını istemişti. IMF heyeti, memur ve diğer kamu çalışanları ile emeklilere yapılacak ücret ve maaş zammının enflasyonun altında tutulmasını istemişti. Yani ekonominin içine girdiği küçülme sürecinin devamından yana 'tavsiyelerde' bulunmuştu. Bu durumda savaşın da derinleştirdiği koşullarda Türkiye ekonomisini yeni bir kriz dalgası bekliyor. İç ve dış borçlar çevrilemez duruma doğru hızla ilerliyor. Ağustos sonu itibariyle iç borç stoku 101 katrilyonu buldu. Son ihalelerde tahvil satabilmek için faizlerin yüksek tutulmasının en doğrudan sonucu olarak iç borç stokunun önümüzdeki yıl 180-200 katrilyon olması bekleniyor. Hazine'nin iç borçlanmada dalgalı kurun yarattığı baskı ile faizleri yüksek tutmasına rağmen, döviz kurundaki hızlı yükseliş nedeni ile iç borç tahvilinin geliri dolar karşısında düşük kaldı. Bu durumda sonraki borçlanmalarda iç borç faizlerinin daha da artması kaçınılmaz görünüyor. Bu da iç borç stokunun daha büyük bir hızla artmasına neden olacak. Dış borçlarda ise durum daha da vahim. İhracat ve turizm gelirlerindeki düşüş döviz gelirleri açısından zaten sıkıntı çeken Türkiye'yi iyice zorlayacak. IMF'den alınan krediler de bu sorunu çözmeye yetmeyecek. Çünkü önümüzdeki yıldan itibaren IMF'nin bin bir koşul öne sürerek ve sözde Türkiye ekonomisini kurtaracak dediği 18 milyar dolarlık kredilerin geri ödemesi başlayacak. Bu durumda IMF'nin daha ağır şartlarda yeni krediler açması ekonomiyi daha da sarsacak. Bu arada dünya ekonomisinin içine girdiği durgunluğun savaş nedeni ile artması da Türkiye ekonomisini doğrudan etkileyecek. ABD'ye yapılan saldırının ardından üç gün boyunca kapatılan Wall Street Borsası, açıldıktan sonra başladığı düşüşü sürdürüyor. Dow Jones endeksinin önümüzdeki günlerde önce 7500, sonra da 6000 seviyelerine kadar düşmesi konusunda uzmanlar görüş birliğinde. Japonya Borsası Nasdaq endeksinde de durum farklı değil. Nasdaq'ın önümüzdeki aylarda 1000 puanın altına düşmesine kesin gözü ile bakılıyor. Borsalarda yaşanan bu deprem Arjantin, Brezilya ve Türkiye gibi ülkeleri de doğrudan etkileyecek. Dünya ekonomisindeki durgunluk ve savaş hali hükümetin şu anda uygulanan programın yerine daha katı ve daha kısıtlayıcı bir program konulması için bahane olabilecek.
www.evrensel.net