Ülkesini sevenlerle satanlar ayrışıyor

Ülkesini sevenlerle satanlar ayrışıyor

Jeoloji Mühendisleri Odası'nın düzenlediği toplantıda, altın madenlerine karşı gösterilen reaksiyonun, topraklarını sevenlerle, parayı sevenleri ayrıştırdığı belirtildi.

Ülkesini sevenlerle satanlar ayrışıyorJeoloji Mühendisleri İzmir Şubesi tarafından düzenlenen "Altın İşletmeciliği Nereye Kadar" adlı toplantıda yapılan konuşmalarda, altın madenciliğinin çevre, insan ve bitki örtüsü üzerinde yaratabileceği olumsuz etkiler bir kez daha vurgulandı. Toplantıda konuşan Cumhuriyet gazetesi köşe yazarlarından Deniz Som, siyanürlü altın madenine karşı medyanın tavrından söz etti. Şirketin gazetelere verdiği tahlil sonuçlarıyla kendisini "temiz" göstermek istediğini aktaran Som, gazetelerde yer alan "madenin insan ve çevre sağlığına hiçbir zararı olmadığı, Bergama köylülerinin yürüttüğü çevre hareketinin Almanya tarafından desteklendiği" yolundaki haberlerin gerçeği çarpıtma olduğunu kaydetti. Ovacık Altın Madeni konusunda birçok kesimden ve bağlı bulunduğu TMMOB'dan ayrı düşünerek, madene karşı çıkmayan Maden Mühendisleri Odası adına konuşan İlker Ertem, siyanürün cevherin zenginleştirilmesi sırasında kullanılan kimyasalın kontrol edilebildiğini iddia ederek, başka bir yöntem geliştirilmediği sürece siyanür kullanılarak zenginleştirilmiş altın işletmeciliğine karşı olmadıklarını söyledi.

Yalanlarla tahrik ediyorlarErtem'den sonra Kimya Mühendisleri Odası adına konuşan Zeliha Baltacıoğlu, Ertem'in son sözüne atıfta bulunarak, "Biz de altın işletmeciliğine hayır demiyoruz. Ama siyanürün insan ve çevre üzerinde yaratacağı riskleri de görmezden gelmiyoruz. Bu riskler ortadan kaldırılmadığı sürece maden işletmeciliğine bu şekliyle karşı çıkacağız" dedi. Baltacıoğlu, madende kullanılan siyanür kadar diğer ağır metallerin de yarattığı tehlikelere dikkat çekti. Konuşmasına, "Ben 30 yıldır demir çelik sektöründe çalışıyorum. Buraya da sırf tahrik olduğum için geldim" diyerek başlayan Metalurji Mühendisleri Odasından Süleyman Sami Altun, medyadaki yanlı haberler ve yalan bilgilerle halkın kandırıldığına dikkat çekti. Ülkenin ve vatandaşların yanlışlardan ders çıkarmayı öğrenmesi gerektiğini dile getiren Altun, daha önce yaşanmış olan örneklerle bir madenin insan sağlığı ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin neler olabileceğine değindi. Altın madeni konusunun bir turnusol kağıdı görevi gördüğünü belirten Altun, ülkesini, toprağını, insanlarını sevenlerle, bir avuç para için, bir takım kişisel çıkarlar uğruna tüm bu değerleri gözünü kırpmadan satanların burada ayrıştığını ve herkesin de safını netleştirmek zorunda olduğunu söyledi. İzmir Tabip Odası adına konuşan Prof. Dr. Ali Osman Karababa da TTB'nin altın madeninin çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle bu tür madenciliğe karşı olduğunu ve sonuna kadar da topraklarını, yaşamlarını savunan Bergama'lılarla birlikte davranacaklarını vurguladı.

Bergama üniversitesiToplantıda görüşlerini aktaran Jeoloji Mühendisi Erhan İçöz ise madenin kurulu bulunduğu yöredeki fay hareketleri ve deprem riskinin yaratacağı tehlikelere dikkat çekti. Son olarak konuşan Bergama Çevre Yürütme Kurulu Başkanı Oktay Konyar, 12 yıldır mücadele eden Bergama köylüsünün artık birçok bilimsel bilgiyi öğretim üyeleri kadar özümsediğini ve kendi topraklarını neyden koruduğunun çok iyi farkında olduğunu belirterek, "Hâlâ olayın özünü kavramayanlara tek şey söylüyorum. Bergama Üniversite'sine gidin, görün. Oradaki yaşlı kadınlar, ihtiyar dedeler ve gençler, sizlere öğrenmek istediğinizi söyleyecektir" diye konuştu. Konyar, olayın artık birkaç ton altın boyutundan çıkıp ulusal bağımsızlık ve emperyalizme karşı mücadele noktasına sıçradığının altını çizerek, "Bergama köylüsünün onuru, yurtseverlik bilinci ve vatan sevgisi emperyalizmi topraklarından söküp atacak güçtedir" dedi.
www.evrensel.net