Ölüm orucunda 35. ölüm

Ölüm orucu eylemi 336'ıncı gününü geride bırakırken, Küçükarmutlu'da ölüm orucunu sürdüren TAYAD'lı ailelerden Abdülbari Yusufoğlu dün yaşamını yitirdi.

Ölüm oruçlarında 35. ölümF tipi cezaevlerini protesto etmek amacıyla başlatılan ölüm orucu eylemi 336'ıncı gününü geride bırakırken, Küçükarmutlu'da ölüm orucunu sürdüren TAYAD'lı ailelerden Abdülbari Yusufoğlu dün yaşamını yitirdi. Yusufoğlu'nun da yaşamını yitirmesiyle ölüm orucunda hayatını kaybedenlerin sayısı 35'e yükseldi. Ölüm orucu eyleminin 137. gününde hayata gözlerini kapayan Yusufoğlu, 1980 Mardin doğumluydu. Yusufoğlu'nun cenazesi Küçükarmutlu'da düzenlenen törenin ardından Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Bergama Cezaevi'nde 1999 yılında bir süre tutuklu kalan Yusufoğlu, F tipi cezaevi uygulamasını protesto amacıyla İzmir'de başladığı ölüm orucunu Küçükarmutlu'daki evde sürdürüyordu. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Anayasa değişikliğine ABD damgasıTBMM Anayasa Komisyonu, 12 Eylül Anayasası'nın 37 maddesinde değişiklik öngören teklif görüşmelerini tamamladı. Komisyonda, değişiklik paketinin tüm maddeleri kabul edildi. Anayasa değişikliği teklifinin "idam" hükmünü düzenleyen Anayasa'nın 38. maddesine ABD'deki saldırı damgasını vurdu. Yapılan tartışmalarda ABD'ye yapılan saldırının ardından, "terör"ün yeniden tanımının yapılacağı, bu konseptin beklenmesi gerektiği öne sürülerek, Anayasa'nın idam konusunda kendisini sınırlamaması istendi. MHP'nin karşı çıkması beklenirken, DYP milletvekileri maddeye karşı çıkarak, ABD ve AB ülkelerinin terör tanımını yapmasını beklemek gerektiğini söylediler.Komisyon Başkanı Turhan Tayan, bir gün önceki tartışmaların gazetelere, "geriye adım" olarak yansıdığını, bunun yanlış olduğunu ileri sürdü. Görüşmelerde bir partinin şu veya bu görüşünün egemen olmadığını öne süren Tayan, medyada yanlış anlama olduğunu idia etti.DYP Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya ABD'deki son olayın terörizmin yeniden tarifini öngördüğünü, bu nedenle idam cezasının Anayasa'da değil, yasalarla düzelmesi gerektiğini söyledi. DYP Erzurum Milletvekili Ayvaz Gökdemir idama karşı olmadığını belirterek, "Küçücük çoçukların ırzına geçip sonra da öldüren hayvanların yaşamasına izin mi verelim" dedi. AB'ye girmek için sanki her şey yapılmış da idam kalmış gibi davranıldığını belirten Gökdemir, Abdullah Öcalan'ı kastederek, "AB ülkeleri kendi adamlarını kurtarmak peşindeler,amaçları arsızca destekledikleri teröristin infazının önüne geçmek" dedi. Gökdemir, bu maddenin ertelenmesini isteyerek, "Duyduklarım beni aldatmıyorsa bunu meclisten geçirmek o kadar kolay olmayacaktır" dedi.DYP Antalya Milletvekili Salih Çelen hayatı boyunca idam cezasına karşı olmadığını hatırlatarak, ABD'de yaşanan terörün ardından ABD Başkanı'nın "ölü ya da diri", "ölü" istiyorum dediğini, bu sözün ardından ABD'nin de görüşünü bu yönde değiştireceğini öne sürdü.Uzun süre "bekle gör" taktiğini uygulayan MHP'lilerden Kilis Milletvekili Mehmet Nacar Türkiye'ye idam cezasını kaldırmayı dayatan Avurupa ülkelerinin kendi gelecekleri için idam cezasını kaldırmadıklarını, sömürgeliklerinde, valiliklerinde idam cezasını uyguladıklarını söyledi. NATO'nun 5. maddesine gönderme yaparak ABD'ye saldırının ardından ABD ve AB ülkelerinin iğnenin kendi ellerine batması ile ölüm fermanları vermeye başladıklarını belirten Nacar, bundan sonra Avrupa'da da bu yönde değişikliklerin olacağını iddia etti. MHP İstanbul Milletvekili Mustafa Verkaya ise Avrupa devletlerinin bir araya gelerek terör tanımı ile terör suçlarına verilecek cezayı görüştüklerini hatırlattı. Diğer partilerden milletvekilleri de maddenin teklifteki şekliyle geçmesi gerektiğini belirtt. AK Parti Grup Başkan Vekili Mehmet Ali Şahin, karşı oy kullanan milletvekillerine itafen "teröristin başının idamını kurtarmıyor bu düzenleme" dedi.Yapılan konuşmalarda DYP milletvekileri de ABD'deki olaydan sonra ortaya çıkacak konseptin belirlenmesi gerektiğini, Anayasa'nın hükmü koyarak Türkiye'nin elini kolunu bağlayacağını söylediler. Yapılan oylamada DYP'li 4 milletvekilinin karşı oy kullanması üzerine Komisyon Başkanı Turhan Tayan, "Parmak hesabı ile geçirirsek aşağıda ciddi sorunlarla karşılarışırız" diyerek, geniş uzlaşma zemini aradıklarını söyledi. Ayvaz Gökdemir ise, "Aşağıda kesin başarısız olacağı belli, o zaman bunu geri alın" önesirini getirdi. Verilen kısa aranın ardından DYP'li Ayvaz Gökdemir, Salih Çelen'in "hayır" oylarına karşı diğerlerinin oy birliği ile kabul edildi. Kabul edilen madde şöyle: "Savaş, yakın savaş, terör suçları dışında ölüm cezası verilmez. Genel müsadere cezası verilemez. Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. Hiçkimse yalnızca sözleşmeden dolayı bu yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.

Makyaj bile değilAnayasa değişikliği teklifinin ilk günkü görüşmelerinde ise tüm milletvekilleri, mevcut haliyle, değişiklik yapılmadan geçmesi temennisinde bulunurken, başta MHP olmak üzere partilerin samimi olmadığı ortaya çıktı. Bir yandan bütünüyle kaldırılması istenen Anayasa'nın "başlangıç" bölümünün değişiklik teklifindeki haline bile tahammül edemeyen MHP'lilerin baskısı ve ısrarı sonucunda, bu maddede yer alan "hiçbir eylemin" hükmü "hiçbir faaliyetin" olarak değiştirildi.Diğer kabul edilen maddeler de makyajın ötesine geçemezken, teklifin 4'üncü maddesinde, "Kişi hürriyeti ve güvenliği" başlığı altında toplu gözaltılarda sürenin tıpkı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde olduğu gibi 4 günle sınırlandırılması önerisi kabul görmedi. Tek kişinin gözaltı süresi 48 saat olarak kabul edilirken, toplu gözaltılarda 7 gün süresi korundu. Ayrıca, kişinin yakalandığı veya tutuklandığı hallerde yakınlarına derhal bildirileceği hükmü de getirildi.Mevcut maddeden farkı toplu gözaltıların 15 gün süreden 7 güne indirilmesi, ailesine bildirilmesi için aranan "soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkmasının sakıncalarının gerektirdiği kesin zorunluluk" şartı kaldırıldı. "Özel hayatın gizliliği" başlıklı Anayasa'nın 20'inci maddesinde değişiklik öngören maddede yapılan değişiklik ise kişinin üstü, özel kağıtları ve eşyasının aranması, hangi şartlarda el konulacağını düzenledi. Mevcut haliyle usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadan sözkonusu arama ve el koymaların yapılamayacağı belirtilirken, değişiklikte, "milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması" gibi sebeplerle, gecikmesinde sakınca görülen hallerde ise yetkili merciin yazılı emri ile arama yapılacağı, sözkonusu eşya ve evraklara el konulacağı, ancak 48 saat içinde de hakim onayına sunulacağı hükmü getirildi.Konut dokunulmazlığı ve haberleşme hürriyetini düzenleyen ve diğer tüm maddelerde de "milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması" hükmü sınırlamanın gerekçeleri sayıldı. Düzenlemedeki fark ise hakim kararı için süre getirilmesi oldu. Basın hürriyetini düzenleyen 28'inci maddenin ikinci fıkrasındaki "kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dilde yayım yapılamaz" hükmü madde metninden çıkarıldı. 13'üncü maddeyle "Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı" yeniden düzenlenirken, yeni hiçbir şey getirilmedi ve sadece uzun olan madde kısaltıldı.

Sendika denetimi kalktıAnayasa değişikliği teklifinin 20'nci maddesinde getirilmek istenen sendikalar üzerine devlet denetimi mekanizması kaldırıldı. Yapılan görüşmelerde sendikaların ayrıca diğer yasalarla denetlendiği ifade edilerek, maddenin beşinci fıkrasındaki "Sendikalar üzerindeki devlet denetimi, sendikaların kuruluş ve faaliyetlerinin kanunlara uygunluğunu sağlamak amacıyla ve sendika bağımsızlığı ilkesini zedelemeycek bir biçimde düzenlenir" hükmü metinden çıkarılarak kabul edildi.

Parti kapatma değiştiGörüşmelerde Anayasa değişikliği teklifinin parti kapatmayı düzenleyen 69. maddesi olduğu şekliyle kabul edildi. Saadet Partili milletvekillerinin, Erbakan'ı da içine alacak şekilde millletvekillerinin yasaklılık süresinin 4 yıla indirilmesi önerileri kabul edilmedi. Kabul edilen şekliyle siyasi partilerin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmaları yerine fiiilerin ağırlığına göre partinin devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılabileceği hükmü getirildi. Ayrıca siyasi partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenmeleri, kapatılmaları ya da devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmaları, adayların seçim harcamaları ile ilgili esasların kanunla düzenlenmesi kararlaştırıldı. Ayrıca, Anayasa'nın 55. maddesinde yapılacak değişiklikle "Asgari ücretin tespitinde, çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde" bulundurulacak. Anayasa'nın 67. maddesine eklenecek bir fıkra ile "Seçim kanunlarında yapılacak değişikliklerin yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaması" hükmü getiriliyor. Metin Pazartesi günü genel kurulda öncelikli olarak görüşülecek
www.evrensel.net