Özgürlükler tehdit altında

11 Eylül saldırısı, ABD ve Avrupalı emperyalistlerin 'kendi evlerini düzene sokmasına' da vesile oluyor. ABD Savunma Bakanı, 'teröre yardım edenler' kategorisine ilk kez 'hükümet dışı kuruluşları' koydu.

Özgürlükler tehdit altındaABD ve Avrupa devletleri, 11 Eylül'deki saldırıları gerekçe göstererek, hak ve özgürlükleri önemli ölçüde kısıtlamaya, kitle örgütleri ve muhalif grupları sindirmeye yöneliyorlar. ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, önceki gün verdiği demeçte, hedeflerinin "teröre yataklık eden ülkeler" ile sınırlı olmadığını ortaya koydu. "İçinde bulunduğumuz, geçmiştekilerden farklı bir savaş" diyen Rumsfeld, dikkat çekici bir suçlama yönelterek, "Saldırının arkasında devletler ve hükümet dışı kuruluşlar bulunuyor" dedi. Böylece ilk kez bir Amerikalı yetkili, ülke içi ve dışındaki muhalif örgütlenmeleri, kitle örgütlerini, sendikaları ve siyasi partileri hedef tahtasına koydu.

Polis devletiAmerika'nın 11 Eylül saldırısından yeni fırsatlar çıkarma peşinde olduğunu gösteren bu açıklama, hükümete yakın uzmanlar arasındaki tartışmalarda karşılığını buluyor. Güvenlik uzmanları, "elektronik teşhisin standart olduğu, göçmenlerin çok daha yakından takip edilip sınır dışı edilebildiği yeni bir ülke" tarif ediyorlar. Adalet Bakanı John Ashcroft, pazartesi günkü açıklamasında, "Yasalarımızı güçlendirmeli ve Adalet Bakanlığı bürolarının terörizmi teşhis, önleme ve cezalandırma yeteneğini artırmalıyız" diye konuştu. Ashcroft'un önerileri arasında; devlet görevlilerinin elektronik casusluk yeteneğinin artırılması ve "şüpheli"lerin malvarlıklarına el koymanın kolaylaştırılması bulunuyor.

Yabancılar ilk kurbanABD Kongresi de, bir haftadır, dünyadaki bütün bilgisayarların internet üzerindeki hareketlerinin daha kolay takip edilmesi ve "iç casusluğun" önündeki engellerin kaldırılması yönünde çaba gösteriyor.ABD'nin hedefinin, ülkedeki herkesi takip altına almak olduğu, Kroll adlı özel dedektiflik şirketinin yöneticileri tarafından dile getirildi. Kroll'un yönetim kurulu başkanı Michael Cherkasky, "Her Amerikalıya bir akıllı kart verilebilir. Böylece nereye giderlerse gitsinler, onları takip edebiliriz. Bunu yapacak teknolojiyle sahibiz" diye konuştu. Hedef tahtasına konulan ilk grup ise, yabancılar oldu. Tekliflere göre, "bazı göçmenlerin", ne yaptıklarını periyodik olarak yetkililere iletmeleri gerekecek. Ayrıca; dükkanlar, bürolar, kamusal alanlar ve miting gibi etkinliklerde video kamera takibi yaygınlaşacak.

Avrupa polis birliğiAvrupa Birliği de, yine terörizm gerekçesiyle, hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı benzer yasalar çıkarmayı planlıyor. Avrupa Komisyonu, kıta çapında işlenen "ciddi suçlar" için yeni bir tutuklama emri sistemi önerdi. Bugün bir araya gelecek olan AB adalet ve içişleri bakanları, "terörle mücadele" için yapılması gerekenleri konuşacak. Öneriler arasında, AB polis örgütü Europol'ün yetkilerinin artırılması, polis içinde özel anti-terör birimlerini kurulması ve devletler arasında daha yakın işbirliği bulunuyor. Brüksel'de yarın yapılacak olan olağanüstü zirvenin, bu önerileri kabul etmesi bekleniyor. Bu kapsamda, halen anti-terör yasası bulunmayan 9 AB ülkesinin, önümüzdeki dönemde hızla bu yasaları yürürlüğe sokması bekleniyor. AB, ortak bir "terör" tanımı üzerinde de uzlaşmayı hedefliyor. Avrupa Komisyonu tarafından sunulan tanımın, "oldukça geniş" olması, kaygıları da artırıyor. Gözlemciler, yeni yasaların yürürlüğe girmesi halinde Avrupa Birliği'nin bir "polis birliği" haline geleceğini vurguluyorlar.

Saldırı hazırlıklarıÖte yandan, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Afganistan'a yönelik bir terörist saldırı için hazırlıklara başladı. Kaynaklar, ABD birliklerini yurtdışındaki üslerde konuşlandırma işlemlerine birkaç hafta içinde başlanacağını, Pakistan'daki üslerin kullanımına ilişkin planların tamamlandığını bildirdiler.Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, İslamabad ve Washington'da eşzamanlı yürütülen planlamaya ilişkin olarak, "terörist sorunun üzerine gitmek için çok geniş bir kampanya yürütüleceğini" söyledi. Rumsfeld ayrıca, terörizmle mücadelenin "büyük oranda özel operasyonlara dayanacağını" söyleyerek, ABD'nin kontrgerilla faaliyetlerini yoğunlaştıracağına işaret etti. Pentagon da, 11 Eylül'deki saldırıların ardından "terörizmle mücadele kampanyası" kapsamında Amerikan silahlı kuvvetlerinin dünyada mevzilendiğini ve bir grup uçak gemisinin bugün Akdeniz'e demir almasının beklendiğini duyurdu. Adını gizleyen bir Pentagon yetkilisi de, "Bütün dünyada Amerikan silahlı kuvvetlerinin yeniden mevzilenmesine tanıklık edeceksiniz" diye konuştu.

Sudan ve Irak Pentagon kaynaklarına göre, Afganistan'ın dışında başka ülkelere de saldırılabilecek. Muhtemel hedefler arasında, yıllardır ABD saldırılarına maruz kalan Irak ve Sudan da bulunuyor. Amerikalı yetkililer, 11 Eylül saldırılarını düzenlediği iddia edilen kişilerle Irak istihbaratı arasında "bağlantı" kurma çabalarına giriştiler. Diğer yandan, Kongre üyelerinin, "Sudan'a yönelik mali bir saldırı" talep ettiği öğrenildi. Sudan'ın ABD piyasalarına erişiminin yasaklanmasına ilişkin bir yasa, hazırlık aşamasında. Yasayı hazırlayanlardan Jeff Emerson, "Sudan, terörizm destekçisidir. Onları vurmanın bir yolu, paralarını kesmek" diye konuştu.Sudan'ın güneyinde, devasa petrol rezervleri bulunuyor. Bu rezervler; Kanada, Çin ve Malezyalı petrol tekelleri tarafından çıkarılıyor. Söz konusu şirketlerin hisseleri, ABD mali piyasalarında işlem görmekte. Amerikan tekellerinin Sudan'da faaliyet yürütmesi, 1993'ten beri yasaklanmış bulunuyor. Ama bu şirketler, dolaylı yollarla Sudan petrolünü almaya devam ediyor. Sudan hükümeti ise, ABD'nin söz konusu yaptırımlarından kurtulmak için itaatkâr bir tutum izliyor. Başkent Hartum'dan bir açıklama yapan Dışişleri Bakanı Mustafa Osman Taha, CIA ve FBI timlerinin ülkede operasyon yürütmesine izin verdiklerini açıkladı.
www.evrensel.net