Durmuş Danıştay

Durmuş Danıştay'a takıldı

Şef ve şef yardımcılığı sınavları yönetmeliğini kafasına göre değiştirip usulsüz atamalar yapan MHP'li Sağlık Bakanı Osman Durmuş, nihayet Danıştay kararını kabul etti.

Durmuş Danıştay'a takıldıŞebnem TurhanŞef ve şef yardımcılığı sınavları yönetmeliğini kafasına göre değiştirip usulsüz atamalar yapan MHP'li Sağlık Bakanı Osman Durmuş, nihayet Danıştay kararını kabul etti. Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararının gereğinin yapılması istemiyle 13 Eylül'e kadar süre tanıdığı Durmuş, 12 Eylül'de atamaları iptal etti. Sağlık Bakanı olduktan sonra kadrolaşma için elinden geleni yapan Bakan Durmuş, Tababet Uzmanlık Yönetmeliği (şef ve şef yardımcılığı atamalarına ilişkin yönetmelik)'nde Eylül 1999'dan itibaren değişiklikler yaparak kendi kadrolarını sınavsız yerleştirmeye çalıştı. Bakan Durmuş, en son 17 Kasım 2000 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Tababet Uzmanlık Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1'inci maddesi ile profesör veya en az beş yıl doçent unvanına sahip olanların sınava tabi tutulmaksızın şef ve şef yardımcısı olarak atanmalarına olanak sağladı. TTB de bu düzenlemenin yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştay 5. Dairesi'nde dava açtı. Danıştay'ın "Tababet Uzmanlık Yönetmeliği'nin bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair yönetmeliğin 1'inci maddesinin ve bu maddeye dayanılarak şef kadrolarına olan tüm atamaların yürütmesinin durdurulmasına oybirliğine karar verilmiştir" diyerek, 13 Eylül gününe kadar süre vermesi üzerine MHP'li Bakan Durmuş, atamaları iptal etti.

'Mücadele bitmedi'Konu ile ilgili görüştüğümüz TTB Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu hukuki yanı olan bir süreç yaşandığını, Bakan Durmuş'un atamaları geri alması ile uzmanlık eğitimi ile ilgili mücadelelerinin bitmediğini vurguladı. Bilaloğlu, "Bakan Durmuş atamaları geri aldı ancak, bizim asıl mücadelemiz olan daha iyi bir uzmanlık eğitimi için yönetmelik değişimini yapmadı" diyerek, tüm hekimlerin daha iyi bir uzmanlık eğitimi için süreci sahiplenerek mücadele etmeleri gerektiğini söyledi. SES Genel Sekreteri Şükran Öz ise SES'in de bu konuda dava açtığını hatırlatarak, atamaların iptal edilmesini olumlu bulduklarını söyledi. atamaların iptali için son güne kadar beklemesinin de büyük bir olumsuzluk olduğunu kaydeden Öz, Durmuş'un atamalar üzerinden kendi kadrolarını oluşturmaya çalıştığına dikkat çekti. Şef ve şef yardımcılığı sınavlarındaki taleplerinin sadece hukuki yönünün yerine getirildiğini ifade eden Öz, "Umarım bundan sonraki sınavlarda Bakan Durmuş hukuka ve yönetmeliğe uygun hareket eder, yoksa bizim mücadelemiz devam edecektir" diye konuştu. Öz, uzmanlık eğitiminin hakkaniyet ölçülerinde yapılmasını istedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Eski kitap revaçtaİnan ÜstünEzberci, tekdüze, araştırmaya yönelik olmayan, beceri ve yeteneklerin dikkate alınmadığı eğitim sisteminde, Milli Eğitim Bakanlığı ve okul müdürlükleri her yıl "yeni kitap" değişikliği ile özel yayınevlerine büyük paralar kazandırıyorlar. Özel yayınevleri, Milli Eğitim Bakanlığı'nın tutarsız politikaları sayesinde her yıl yüzbinlerce kitap basarak yeniden piyasaya sürüyorlar.Bu tutarsız politikanın kurbanı ise veliler oluyor. Yeni kitap alamayan veliler, içeriklerinde küçük değişiklikler yapıldığı için daha ucuz olan eski kitapları almayı tercih ediyorlar.

Kitap ucuz olmalıKitap piyasasında var olon durumla ilgili gazetemize değerlendirmede bulunan eski kitap satıcısı Gültekin Şeker, velilerin ekonomik şartlar nedeniyle ikinci el, yırtık, sökük kitap aldığını söyledi. Bakanlığın her yıl içeriği aynı yeni kitaplar çıkardığını, velilerin, fiyatlarının yüksekliği nedeniyle bu kitaplara ilgi göstermediğini belirten Şeker, bu nedenle eski kitapçıların uğrak yer haline geldiğini vurguladı.Lise öğrencisi Erkan Durak ise, yeni kitap alacak durumları olmadığını kaydederek, eski kitapçılarda da aradıklarını bulamamaktan yakındı. Bu durumun sorumlusunun dönemin hükümeti ve dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu vurgulayan Durak, kitapların Bakanlıkça basılmasını ve ucuza satılmasını istedi.

Soruşturma baskısıEski kitap satıcısı Yakup Aslan, eski kitap sattıkları için haklarında soruşturma başlatıldığını aktardı. Devletin eğitimde çözümsüzlük içerisinde olduğunu hatırlatan Aslan, "Eğitim sorunlarının çözümü yerine bizimle uğraşılıyor" dedi. İnsanların içindeki durumun çok acı olduğunu, 500 bin liraya satılan yırtık bir kitabı bile yurttaşların alamadığını kaydeden kitap satıcısı Galip Altın da şöyle konuştu: "Üç kişinin okuduğu bir ailede büyük çocuğun o yıl kullandığı bir kitabı, küçük kardeşi bir dahaki yıl kullanamıyor. Bu yüzden yeni kitap satışları çok düşük."Emekli olan Fatma Tatar ise, alım güçlerinin kalmadığını, dolayısıyla öğrenci ve velilerinin çaresiz bırakıldığını söyledi. Oğlu Alper Tatar ile birlikte günlerdir okul ihtiyaçları için koşturduğunu belirten Tatar yetkililere isyan etti.
www.evrensel.net