Anayasal suç işleniyor

Anayasal suç işleniyor

TMMOB'a bir rapor hazırlayan Prof. Dr. Zafer Üskül, hükümetin alelacele TBMM Başkanlığı'na gönderdiği endüstri bölgeleri yasa tasarısının her maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu vurguladı.

Anayasal suç işleniyorHükümetin Meclis Başkanlığı'na gönderdiği endüstri bölgeleri yasa tasarısının Anayasa'ya aykırı olduğunu belirten Prof. Dr. Zafer Üskül, "Bu tasarı yasallaşırsa, tarımsal alanları, ormanları, kıyıları, çevreyi, kısaca ülkenin doğal, kültürel ve tarihi alanlarını, en değerli kaynaklarını korumak olanaksızlaşacak" diyor. Prof. Üskül, ülkenin yabancı sermayeye peşkeş çekilmesi anlamına gelen tasarının, ülke çıkarlarına ve kamu yararına aykırı bir yaklaşımın sonucu olduğunu ve birçok açıdan Anayasa'ya aykırılık içerdiğini ifade ediyor.TMMOB için bir rapor hazırlayan Prof. Dr. Zafer Üskül, hükümetin krizi de fırsat bilerek alelacele TBMM Başkanlığı'na gönderdiği endüstri bölgeleri yasa tasarısını madde madde inceledi. İrcelemede, tasarının 2. maddesinin 1. fıkrasının, "Ülke ekonomisinin gelişmesini ve teknoloji transferini sağlama, üretim ve istihdamı artırmak ve yabancı sermayeyi teşvik amacıyla Yatırımları Teşvik, Koordinasyon ve Danışma Kurulu'nca resen belirlenen veya yatırımcılar tarafından önerilen yerlerde, Danışma Kurulu'nun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu'nca endüstri bölgeleri kurulabilir" hükmünün öngörüldüğü belirtilirken, bu düzenleme ile Bakanlar Kurulu'na verilen yetkinin sınırsız olduğuna dikkat çekildi.

Kamu yararı yokProf. Üskül, Bakanlar Kurulu'nun, tarımsal alanlarda, ormanlarda, ormanlarda, kıyı bölgelerinde, vb. endüstri bölgeleri kurulmasına karar verebileceğini belirtiyor.Üstelik, bu bölgelerin, yabancı yatırımcılar tarafından önerilen yerlerde de kurulabileceğine dikkat çeken Üskül, bu düzenleme ile ve tasarının öbür maddelerinde, endüstri bölgelerinin yerinin belirlenmesi konusunda hiçbir ölçüt öngörülmediğini belirtiyor. Üskül, maddeyi şöyle değerlendiriyor:"Belirlenecek yerler tarım alanı, orman, kıyı tabiat varlıklarının bulunduğu yerler olabilecektir. Oysa, bütün bu alanların korunması, Anayasa'nın çeşitli maddelerinin konusunu oluşturmakta ve elbette bu koruma kamu yararı kaygısını taşımaktadır. Kanunun Bakanlar Kurulu'na verdiği sınırsız yetki, bu yetkinin kamu yararına aykırı olarak kullanılabilmesine fırsat verici niteliktedir. Oysa, kanunların kamu yararına dayanması gerekir. Anayasa Mahkemesi'nin 22.6.1972 günlü, E.1972/14, K. 1972/3 sayılı kararında, 'Hukuk devleti ilkesinin öğeleri arasında yasaların kamu yararına dayanması ilkesinin de var olduğu' açıklanmıştır. Buna göre, çıkarılması kamu yararı bulunmayan bir yasa kuralı Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olur ve dava açıldığında iptali gerekir."Tasarının amacının kamu yararını sağlamak olmadığını, esas amacın yabancı yatırımcının yararını sağlamak olduğunu belirten Prof. Üskül, bu özel yarar sağlanmaya çalışılırken de Anayasa'nın kamu yararını korumayı amaçlayan birçok maddesinin de yok sayıldığını vurguluyor. "Bu nedenle, tasarının 2/1. maddesi, Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdır" diyen Prof. Üskül, Anayasa'nın 166. maddesinin de planlı bir kalkınmanın gerçekleştirilmesi görevini devlete verdiğini, Anayasa Mahkemesi'nin ise planlama ile Anayasa'nın 56. maddesi arasında bir bağ kurduğunu hatırlatıyor. Tasarının geçici maddelerinin de Anayasa'ya aykırı olduğunu dile getin Prof. Üskül, yarım kalmış, tamamlandığı halde işletmeye geçememiş veya faaliyeti durdurulmuş olan ve tasarıda belirtilen koşulları taşıyan yerli ve yabancı sermaye yatırımlarının endüstri bölgesi yatırımı sayılacağını öngörüldüğünü belirterek, "Bu yatırımların, şu ya da bu nedenle hukuka aykırı bir biçimde gerçekleştirilmiş olmaları halinde, bunların endüstri bölgesi yatırımı sayılmaları, hukuka aykırılıklarının temelini oluşturan Anayasa kurallarının, bu yatırımlar bakımından uygulanmaması anlamına gelir" dedi.
www.evrensel.net