İlle de onlar gibi olmak

İlle de onlar gibi olmak

"Şövalye", açılış sahnesinden itibaren, birkaç hafta önce gösterime giren Stallone'li 'Driven'ı anımsatıyor.

İlle de onlar gibi olmakŞenay AydemirHollywood 'rüştünü ispatlama' mevzusunu nedense, hep sınıf atlamayla eşdeğer tutuyor. Eğer bir kahramanımız varsa ve iyi bir şey yapmak için uğraşıyorsa, bu yeni durumun getirisi aynı zamanda ona yeni bir sınıfın kapılarını da açmalıdır. 'Nazar etme ne olur, çalış senin de olur' minvalinden olsa gerek, sanki herkesin bunu yapabileceğine dair kör bir inanç da körüklenmiyor değil alttan alta. Cuma günü vizyona giren "Şövalye" (A Knight's Tale) de tema bakımından bu tür filmlerden birisi. İnsanın istediği her şeyi yapabileceğini, biraz sabır, biraz emek ve iyi bir ekiple başarıları kazanmanın ve sınıf atlamanın mümkün olduğunu da öğrenebiliriz 'Şövalye'den. Hikâye şöyle: Doğuştan düşük bir sosyal sınıfa mensup olan William için şövalyelik, çocukluktan beri kurduğu bir hayaldir. Bir gün yardımcılığını yaptığı asil şövalye ölünce onun yerine geçme olanağını bulur ve bu fırsatı iyi değerlendirir. Bu sırada şövalye yarışlarını takip eden güzel prensesin gönlünü de kazanan William, sonunda istediği ünvanı almayı hak eder.

Ortaçağ Grand Prix'i "Şövalye", açılış sahnesinden itibaren, birkaç hafta önce gösterime giren Stallone'li 'Driven'ı anımsatıyor. Dönemin şövalye sporları da tıpkı grad prixler gibi birçok kentte gerçekleştiriliyor. İyi bir ekibi olan William'da kâh Bordoux'da kâh Paris'te kâh da Londra'da yarışlara katılıyor ve puanları topluyor. Şövalye, bu günün araba yarışlarının fonunu ortaçağ günlerine uyarlamış. Tribünleri dolduran seyirciler "We will rock you" şarkısı eşliğinde tempo tutuyor. Dönemin önde gelen şövalyeleri Avrupa'nın çeşitli mekânlarını dolaşarak sezonu birinci tamamlamak için kıyasıya mücadele ediyor. Pistlerdeki Hakkinen ve Scumacher rekabetinin ortaçağ versiyonu. Filmin zamanı olarak ortaçağ seçilince yarışmalar da mızrak dövüşü oluyor haliyle. Filmin fantastik tarafı bununla da kalmıyor. Karakterlerin tavırlarından dans figürlerine kadar birçok unsurda bügüne göndermeler bolca mevcut.

Hollywood karakteristikleri Yönetmen Brian Helgeland "Şövalye"de, böyle bir harmanlamayla 'yenilikleri' denese de, Hollywood'un benzer filmlerindeki klişelerden kaçınamamış. Özellikle kahramanların ille de soylulara benzeme, onlar gibi olma saplantıları fazlasıyla mevcut. Kendisi bir soylu olmasa da, sahne belgelerle böyle gösterilen ve bu sayede yarışmalara katılan kahramanımızın, prens tarafında 'sör' ilan edildiği andaki mutluluğu çok anlamlı. Hollywood kahramanlarını, 'soylulara, zenginlere, güçlülere' rağmen yaratsa da onlara benzemelerinden kurtulamıyor. Her girişimciyi bekleyen bir periler ülkesi hep var. Bu bakımdan belki de 'Kod Adı Kılıçbalığı'nda John Travolta'nın canlandırdığı Gabriel Shear'ın 'Hollywoo'ta kötü adamların da arada sırada kazanması gerektiği' tespitine katılmamak elde değil.
www.evrensel.net