Yeni Haçlı Seferi!

Yeni Haçlı Seferi!

Arap halkları ile bütün bir Ortadoğu ve Orta Asya'yı hedef alan tehditler, Amerikan lideri Bush'un son demeciyle yeni bir boyut kazandı.

Yeni Haçlı Seferi!ABD'nin, 11 Eylül saldırılarını gerekçe göstererek yönelttiği yıkım tehditlerinin hedefi giderek genişliyor. Arap ve Ortadoğu halklarını hedef tahtasına koyan Amerikan yönetimi, en üst düzeyde, yapacaklarını "Haçlı seferi"ne benzetebildi.

İbretlik demeçABD Başkanı George W. Bush, önceki gün Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, "Amerikan halkına hatırlatmak isterim ki, baş şüphelinin (Osama Bin Laden) örgütlenmesi, birçok ülkeyi kapsıyor" dedi. Devam eden Bush, ibretlik bir de terim kullandı ve "Bu Haçlı seferi, terörizme karşı bu savaş, uzun sürecek" dedi. İngilizcede Haçlı Seferi demek olan "crusade", aynı zamanda "mücadele" anlamını da taşıyor. Ancak ABD içinde Müslümanlara yönelik saldırıların yoğunlaştığı, gözlerin Ortadoğu'daki Müslüman devletlere çevrildiği bu ortamda bu hassas sözcüğün kullanılması, önemli bulundu. Bazı uzmanlar, Bush yönetiminin, "düşman" ilan edilen devletleri provoke etmeye çalıştığını belirttiler. Yetkililerin açıklamayı "düzeltmek" için çaba harcamaması, bu görüşü doğruluyor.Bush ayrıca, "terör ağlarını barındıran" ülkelerin, "Amerikan askeri gücünün tüm öfkesini üzerlerinde hissedeceklerini" ilan ederek yeni bir tehdit savurdu.Savunma Bakanı Donald Rumsfeld de, ABD'nin, "muhtemelen 60 ülkeyi kapsayan büyük, çok yönelimli bir çaba içinde olacağını" bildirdi.

Açık artırma gibiAmerikan yönetimi, önce Afganistan'ı hedef aldı, ardından "haydut devletler" olarak tanımladığı devletlerin tümünün "teröre yataklık yaptığı" suçlamasını getirdi. Kanlı bir misilleme tehdidi eşliğinde yapılan suçlamaların yöneldiği ülkeler, Pentagon bağlantılı medya yorumcuları tarafından 32'ye yükseltildi. Bununla yetinmeyen ABD, en üst düzey yöneticisinin ağzından, "hedef ülke" sayısını 60'a çıkardı. Bush ve yardımcıları, "yok edilmesi gereken terörist ağların 60 ülkeyi sarmış olduğunu" ilan etti.

Şimdi de İslami CihadGözlemciler, ABD yönetiminin dünyayı "teröre destek veren" ve "terörle savaşan" devletler olarak ikiye bölmeye çalıştığını, bu gerekçeyle 100'e yakın devleti Amerikan çıkarları etrafında kenetlemeye çalıştığını belirtiyorlar. ABD'nin hedefinin sadece Bin Laden ve Afganistan'dan ibaret olmadığı görülüyor. Üst düzey yetkililer de, önceki günkü açıklamalarında "sorunun tek bir adam olmadığını" belirtti. Başkan Yardımcısı Dick Cheney ise açıkça, Mısırlı İslami Cihad örgütünü hedef alacaklarını ilan etti. İslami Cihad, Mısır'daki Amerikancı yönetimi istikrarsızlaştırıcı politikalar izliyor.

Irak da hedefteABD, 11 Eylül'deki saldırılarda Irak bağlantısına ilişkin bir kanıt bulamadı. Ancak bu ülkeye yönelik baskılar sürüyor. ABD Başkanı Yardımcısı Dick Cheney ve Dışişleri Bakanı Colin Powell, önceki gün NBC televizyonuna verdikleri demeçlerde, "Şimdiye kadar Saddam Hüseyin rejiminin saldırılara karıştığı yönünde kanıt yok" dediler. Ancak Powell, "yine de bu tür eylemlerle dünyadaki bazı rejimler arasında bağlantıların incelenmekte olduğunu" belirtti ve Irak'a yaptırımların süreceğini söyledi.Hedef tahtasına konulan Irak ise, Washington yönetimine, Amerikan kentlerine yönelik saldırıların ardından dış siyasetini yeniden gözden geçirme çağrısı yaparak, dehşet verici durumun Amerikan adaletsizliğinin bir sonucu olduğunu bildirdi.

Ortadoğu kaygılıOrtadoğu ülkelerinde, genel bir tedirginlik hakim. Bölgedeki en önemli Amerikan uşaklarından olan Mısır ve Suudi Arabistan dahi, olası bir askeri saldırıya koşulsuz destek sunmadı. Suudi Krallığı, terörizme karşı olduğunu vurgularken, topraklarındaki askeri üslerin kullanımı konusunda net bir açıklama yapmadı. Londra'daki Kraliyet Savunma Çalışmaları Enstitüsü'nün Ortadoğu uzmanlarından Mustafa Alani, Arap liderlerin büyük bir sorun yaşadıklarını, çünkü "iki karşıt güç tarafından çekildiklerini" belirtti. Alani, "Bir yandan, terörizme karşı olduklarını kanıtlamak istiyorlar. Ama diğer yandan, kendi ülkeleri içinde çıkabilecek siyasi sorunlardan kaygılılar" dedi.

'Güçlü' bir darbeAfganistan'a yönelik bir terörist saldırının özellikleri de giderek netleşiyor. ABD yönetimi, önceki gün Taliban yönetimine "Bin Laden'i teslim etmesi" için üç gün süre tanıdı ve bu süre, yarından sonra doluyor. Amerikalılar, Taliban'ın bu talebe uyacağını düşünmediklerini açıkça ifade ediyor.Pentagon'a yakın kaynaklara göre, bir askeri saldırı, kara işgali şeklinde gerçekleşmeyecek ve hedef, "Taliban'ı cezalandırıp ülke üzerindeki denetimlerini zayıflatmak" olacak. İlk aşamada, "güçlü bir askeri darbe" indirilerek, onbinlerce Afgan öldürülecek. New York Times'ta dün yayınlanan analizde, bu darbenin hedefinin "sadece terörist üsleri yok etmek değil, diğer devletlere, ABD düşmanlarını koruyanların ağır bedel ödeyeceklerini göstermek" olduğu açıkça yazıldı.Analize göre, diğer bir seçenek, Taliban düşmanı Muhalif İttifak'a askeri destek vermek. İttifak lideri Ahmed Şah Mesud, cumartesi günü yaşamını yitirmişti.

Rumsfeld'in sözleriAncak Afgan saldırısının "stratejinin küçük bir unsuru" olduğu da belirtiliyor. New York Times'ta, "Bu eylemin, teröristlere yardım ve yataklık eden ülkeleri sorumlu tutma politikasının bir parçası" olduğu ifade edildi. Savunma Bakanı Rumsfeld, Fox televizyonunda yaptığı açıklamada, asıl hedeflerinin ülkeler olduğunu şöyle vurguladı: "Terörist örgütlerin orduları, donanmaları, hava kuvvetleri yok. Başkentleri, kaybetmek istemeyecekleri değerli varlıkları da. Ama terörist ağlara yataklık eden ülkelerden bazılarının değerli hedefleri var. Başkentleri ve orduları da."
www.evrensel.net