Alibeyköy'ün kondularında...

Alibeyköy'ün ne gün ne de günyüzü görmeyen yoksul emekçi evlerindeki insanlar: Çeyrek ekmeklerini paylaşacak kadar cömert, yaşamlarını ise hiç kimseye peşkeş çektirmeyecek kadar da onurlular... Yoksulluk evlerden dışarı taşmış; kanalizasyonlardan sızan pis sular yer yer semtin yollarını kaplıyor.

Alibeyköy'ün kondularında...Aynur SeyrekAçlık ve sefaletin son krizle birlikte saklanamayacak boyutlara vardığı şu günlerde Alibeyköy Yeşilpınar bölgesindeki küçük küçük, derme çatma gecekondulara gidiyoruz. Tepelere doğru çıktığımızda daha derli toplu evler; güneş gören fakat gün görmemiş insanlar. Yüksek merdivenler ulaşılmaz bir şekilde evleri birbirinden ayırmış. Burada yaşayanların en büyük sorunu yollarının olmaması. Yine de evlerinin yağmurda su basmamasından dolayı yukarıda yaşamaya razılar. Çünkü Alibeyköy'ün aşağılarına inildikçe her yağmur yağışı yeni felaketlerin habercisi oluyor.

'Zenginliğimiz onurumuz'Yoksulluk evlerden dışarı taşmış buralarda, yer yer kanalizasyonlardan sızan pis suların arasından aşağı doğru indiğimizde sırtımızı ısıtan güneşin etkisinin yerine evin güneş görmeyen odası insanı üşütüyor. Biraz sonra kapıda Sevim beliriyor.Genç kadının ışıl ışıl gözleri, güneşi içeriye taşıyor sanki. Sevim'e söyleşi yapıp, fotoğraflarını çekmek istediğimizi söylüyor ve "Bir mahzuru var mı?" diye soruyoruz. O, "Yok abla, ne mahzuru olsun. Bizim çekinecek, utanacak halimiz yok, bizim onurlu yaşamımızdan başka zenginliğimiz yok. Bizi böyle duruma düşürenler utansın" diyor.

Okul; yeni dert kapısı Onlarca emekçi yaşıyor buralarda; zamlar ve işsizlik kadınları ve çocukları bir başka etkiliyor. Bir yandan çocukların yiyeceğini kıt kanaat yetiştirmeye çalışırken, yeni öğretim yılı da sorunları bir kat arttırıyor. Kayıt parası, okul kıyafetleri, her yıl değişen ders kitapları kara bulutlar gibi dolaşıyor emekçilerin başında. Bizim çocukluğumuzda yeni okula başlayan çocuklar ayrı bir sevinç getirirdi evlere, hatta sokak komşuları dahi bu sevinci paylaşır, büyük bir şevkle çocuklar okula yollanırlardı. Şimdiyse 'yeni bir dert kapısı daha açılıyor' gözüyle bakılır olmuş okul açılışlarına. Okulların açılmasını neredeyse hiç istemeyecek duruma gelmiş yoksul insanlar. Çocuklar da, sanki yeni külfet yolu daha açmışlar gibi utangaç, kendilerini suçlar gibi boyunları bükük, velilerin yanında, sorunlarına ortak olmuşlar.

Kızını okutamıyorSevim, kocasının ölüm kâğıdını henüz çıkartamamış, bundan dolayı gelecek bazı yardımların önü de kesilmiş. Bu yoksulluk koşullarında Sevim'in tek başına verdiği yaşam mücadelesi insanı derinden etkiliyor. Yoksul yaşantısında, karamsarlığa yer yok, umudunu hiç yitirmemiş. Bundan yaklaşık iki buçuk yıl önce eşini kalp kriziyle yitirmiş.En ufak kızı iki buçuk yaşında, ortancası Pınar on iki yaşını yeni bitirmiş. Annesinin sağ kolu, can yoldaşı olmuş. Sevim'in en büyük üzüntüsü Pınar'ı 4. sınıfta parasızlık ve küçük kardeşine bakacak kimse olmadığından okuldan almış olması. Çocuklarının en büyüğü Turan bu sene 7. sınıfa gidecek.

Belediyenin oy kaygısıSevim, kendisi okuyamadığından çocuklarını okutmak istiyor. Sevim zor hayat koşullarını bize şöyle anlatıyor: "Zaten rahmetli yaşarken de zorluklar vardı, ama onun olmaması hayatımızı daha bir zorlaştırdı. Şimdi tek maaşla geçinmek zorundayız, aldığım zaten asgari ücret. Eyüp Belediyesi'nden bir öğün yemek yardımı yapılıyor. O yardım, iki çocuğa bile zor yetiyor. Önümüz kış, yakacak yok, evimizin üzeri akıyor. Yakacak yardımı için Büyükşehir Belediyesi'ne gittim. Üstelik başımı da onlar gibi bağladım. Yine de kimliğime bakıp 'Sen Alevi misin?' diye sordular. Bir de partilerine üye olmamı istediler. 'Benim satılık oyum yok. Neden ayrım yapıyorsunuz?' dedim. Cevap bile vermediler. Ben de sinirlendim ve çektim geldim."İşyerinde sigortalarının doğru dürüst gösterilmediğini, sendika için uğraşınca işten atılmakla tehdit edildiğini anlatan Sevim, "Yoksulluk içinde sadece bizlerin yaşamadığını biliyorum. Ama karamsar olmak biz emekçilere yakışmaz. Bir araya gelip, mücadele etmeliyiz. Dostlar yanımda oldukça hiçbir şeyden korkmuyor, kendimi daha bir güçlü hissediyorum" diyor.
www.evrensel.net