Tehdit Ortadoğu'ya yöneldi

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı, 15 Arap ülkesinin temsilcisiyle bir araya geldi ve 'Ya bizimle birlikte olacak, ya da karşımızda yer alacaksınız' mesajını iletti.

Tehdit Ortadoğu'ya yöneldiPentagon ve ikiz kulelerin enkazlarını yeni bir saldırganlık dönemine dayanak yapmaya çalışan ABD, tehditlerini sürdürüyor. Afganistan ve Pakistan'dan sonra, Ortadoğu ülkeleri de hedef tahtasına konuldu. Üst düzey bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, önceki gün 15 Arap devletinin temsilcisiyle bir araya geldi. Temsilcinin verdiği mesajın şu olduğu açıknaldı: "Ya ülkelerinizi terörizme karşı uluslararası koalisyonun üyesi ilan edin, ya da giderek büyüyen bu küresel çatışmada yalıtılmakla karşı karşıya kalın."Arap ülkelerinin elçilerini bir araya getiren bakan yardımcısı William J. Burns, onlara "saf belirlemenin zamanının geldiğini" söyledi. Filistin temsilcisinin de yer aldığı toplantıda Burns, ABD isteklerini okudu.

Yeni hedef Suriye15 Ortadoğu devletinden, ABD'ye biat ve destek talep edilen toplantıda, Suriye Büyükelçisi'nin de bulunması dikkat çekti. Amerikan emperyalizmi, 11 Eylül saldırısının ardından bu ülkeyi "hizaya getirmeye" kararlı görünüyor. Küreselleşme yanlılarının "favori yazarı" Thomas Friedman, köşesinden Suriye'ye ateş püskürdü. New York Times yazarı, "Suriye gibi bir ülke karar vermeli: Şam'da Hizbullah Büyükelçiliği mi istiyor, ABD Büyükelçiliği mi?" diye sordu.

Elçiliklere ferman!Dışişleri Bakanlığı ayrıca, tüm dünyadaki elçiliklerine bir mesaj iletti. Mesajda, "Kutsal İttifak"ta yer almak için ülkelerin yapması gerekenler sıralanıyor. Bütün dünyaya iletilen küstah bir emir niteliğindeki bu mesajı alan büyükelçi ve temsilciler, ilgili ülke yöneticileriyle bir araya gelerek onlara listeyi iletecek. Listede yer alan "emirler" arasında, "her ülkenin kendi topraklarındaki teröristleri etkisiz hale getirmesi" gibi, içişlerine açık müdahale niteliğindeki maddeler de bulunuyor.

O kadar kolay değilAncak Arap temsilciler toplantısında, ABD'nin, 11 Eylül saldırılarını bir manivela olarak kullanmasının kolay olmadığı da görüldü. Mısır'ın Washington Büyükelçisi Nebil Fehmi, kendilerine iletilen "ferman"ın ardından bir konuşma yaptı. Fehmi, ABD'nin, saldırının sorumlularını cezalandırması gerektiğini, ama bu arada farklı jeopolitik hedefler gütmesinin yanlış olduğunu söyledi. Bu toplantıdan birkaç saat önce, İsrail Başbakanı Ariel Şaron, ABD Başkanı George Bush ile bir telefon görüşmesi yaptı. Şaron, Suriye ve Filistin'in "Kutsal İttifak"a dahil edilmesine karşı olduğunu iletti.

'Tehdit değil ama...'ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ise, bir gazetecinin, "Bu ülkelerden ABD taleplerini yerine getirmeyen olursa, nasıl bir önlem alınacak?" sorusuna karşılık, "Kimseyi tehdit etmek istemiyorum. Ancak, bir ülkenin terörist aktivitelere bir şekilde destek sağladığını bulursak, bu ülkeyle iyi ilişkiler içinde bulunmamıza imkân yok" yanıtını verdi.

Savaş yetkisiDiğer yandan, ABD Temsilciler Meclisi, Senato tarafından Bush'a verilen yetkileri onayladı. Oyların 420'sinin lehte, 1'inin aleyhte çıktığı toplantının sonunda Bush, "gereken yerde gereken oranda güç kullanma" gibi muğlak bir yetkiye kavuştu. Yetkiyi onaylamayan tek Meclis üyesi, Demokrat Parti'nin California temsilcilerinden Barbara J. Lee oldu. Lee, ülkenin, "açık bir hedefi olmayan, ama açık uçlu bir savaşa girme riski içinde bulunduğunu" kaydetti ve "Askeri eylemlerin, ABD'ye yönelik yeni terör saldırılarını önleyeceğine inanmıyorum" dedi.Temsilciler Meclisi'nin yetkilendirme kararı şöyle: "Başkan; 11 Eylül saldırılarını planladığını, yetkilendirdiğini, işlediğini ya da desteklediğini saptadığı ülkeler, örgütler veya kişilere, veya böylesi örgüt veya kişilere yataklık eden ülkeler, örgütler veya kişilere gereken kuvveti kullanmakla yetkilendirilmiştir."Onayın alınmasıyla birlikte Bush, Pentagon'a, 50 bin yedek askeri göreve çağırma yetkisi verdi. Bu askerlerden bazılarının, Amerikan üsleri gibi denizaşırı birimlerde görevlendirilebileceği açıklandı.
www.evrensel.net